Trump tehditlerini kullanarak nasıl tüccar olunacağını gösterdi

18 Haziran 2017 Pazar, 20:32

Dün ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da, ABD’nin 36 adet “F15” tipi uçağı Katar’a sattığına dair imzalanan anlaşmanın ardından Körfez krizinde kritik gelişmeler yaşanacak gibi gözüküyor. Anlaşma sonucunda özellikle askeri müdahale ihtimalinin son bulması beklenirken ambargonun kaldırılması ya da hava yollarının yeniden karşılıklı uçuşlara izin vermesi gibi gelişmelerin yaşanması için biraz zamana ihtiyaç olduğu gözlemleniyor. 

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta bu krizin ateşini fitilleyen baş provakatör rolündeydi. Bunun için Suud-Mısır-BAE-Bahreyn Koalisyonunu Katar devletine baskı unsuru olarak kullandı. Amerika bu ülkeler yoluyla Katar’ı silah anlaşmaları üzerinden cizye ödeme talebine boyun eğdirmeye çalıştı. Bu aşamada dörtlü koalisyon Amerika’nın niyetlerinden haberdar mıydı, göz göre göre mi bu talebe boyun eğdiler, onu bilmiyoruz.

Neticede bu anlaşma imzalandı ve Amerika bunun karşılığında ilk aşamada 12 milyar dolar aldı. Bu sayede ilişkilerde yumaşamaya doğru gidilirken, yeni arabulucular devreye girdi ve Katar artık “avlanma” sürecinde son çıkışa doğru yaklaşmış oldu.

*

Trump gücünü, tehditlerini ve terör unsurunu kullanarak nasıl iyi bir tüccar olunacağını gösterdi. Bir yandan Araplar arasında, özellikle de Körfez Arapları arasında bölünmelere ve gerilimlere sebebiyet veren Trump, bu hakikat karşısında çok da çekince duymadı. Üstelik Amerikan halkına Riyad ziyaretinden yeni maddi kazançlar ve görevlerle dönmüş olmasının müjdesini veriyordu.

İmzalanan anlaşmanın asli değerli 21.1 milyar doları buluyor ve anlaşma kapsamında Amerika’nın Katar’a 72 adet uçak vereceği ifade ediliyor. Sivil ve askeri uçak üreticisi olan Amerikan menşeli Boeing Şirketi imzalanan bu anlaşma sayesinde üretimin canlandığını, Amerika’nın 42 eyaletinde 60.000 iş fırsatı doğduğunu söyleyerek Araplara teşekkür ediyor.

Birkaç gün önce Twitter’daki paylaşımlarında “Katar’ın terörü destekleyen bir devlet” olması sebebiyle cezalandırılması gerektiğinden söz eden Trump, son günlerde yaptığı paylaşımlarda ise tamamen aksi yönde ifadelere başvurarak Katar’ın ABD için büyük bir stratejik ortak olduğunu söyleyip Katar’a övgüler dizdi. Trump, iki ülke arasında imzalanan anlaşmanın stratejik işbirliği açısından büyük bir adım olduğunu da ifade etti.

ABD Savunma Bakanı James Mattis’in Katar Savunma Bakanı Halid El-Atiyye ile karşılıklı olarak anlaşmayı imzalamasından birkaç saat sonra Amerika iki savaş gemisinin Doha’nın güneyine konuşlandırılmasını emrederek Amerika’nın Katar devletinden asla vazgeçmeyeceği mesajını verdi.

*

Yine bir tiyatro… Bu tiyatronun rolleri Riyad’da 56 Arap ve İslam ülkesinin katılımı ve Donald Trump’ın teşrifiyle yapılan son zirvede dağıtıldı.

Katar hala terörün destekçisi olma rolünü sürdürüyor. Şayet “Jasta” kanunu kabul edilir ve teröre destek veren devletler yargılanmaya başlarsa Katar’ın da yargılanacaklar listesinde yer alması kaçınılmaz… Belki de çok sayıda ithama maruz kalacaklar ve yüzlerce kez haklarında karar verilecek ve milyarlarca tazminat ödeyecekler.

Çok sahneli bir tiyatroyla karşı karşıyayız ve henüz birinci sahnenin başındayız. Kurban ise halk arasından seçilmiş olan ya da ikincil rollerin layık görüldüğü Araplar…

Kazandıkları milyarlar dolayısıyla Trump ve Amerikan halkını kutluyoruz. Aptalları ise teselli edebileceğimiz bir şey yok! (İslamianaliz)