Dünya Sünnileri var ama 'Sünni dünya' yok

15 Haziran 2017 Perşembe, 01:44

Sünniler nüfus bakımında ümmetin ana gövdesini teşkil etmelerine rağmen maalesef dünyada bir devlete sahip değildirler. Çok ciddi Sünni partiler, cemaatler, tarikatlar muhtelif kuruluşlar vardır. Bunların bir kısmı devlet içinde etkin olmalarına rağmen tümü ile devlete hâkim olunan bir coğrafya yok.

Kategorik olarak Selefilik ve Vehhabilik de Sünni sayıldıklarından başka bir ifade ile Şii olmayan Müslümanların tamamı Sünni kabul edildiğinden Müslümanların her beş kişisinden yaklaşık dördü Sünni’dir.

Sünnilerin hâkim olduğu bir devletten vaz geçtim, mahkûm olmadıkları bir Sünni devlet dahi yok dünyada.

Dünyaca bilinen en meşhur Sünni yapıların başında İhvan ve Hamas gelir. Dikkat edilirse bu iki yapı şu an dünyada sığınacak bir Müslüman ülke bulmakta zorlanıyorlar.

Ülkemizde bunları kendilerine en yakın gören bir siyasi yapı iktidarda olmasına rağmen uzun süre Hamas ile alenen görüşmekten kaçınıyordu. İsrail’le varılan anlaşma gereği Hamas’ın, Türkiye yetkilisi olarak atanan Salah Aururi ve yardımcısı Musa Davudin ile birlikte sınır dışı etmek zorunda kaldı.

Türki cumhuriyetlerden kaçarak ülkemize sığınanları her gün kafileler halinde sınır dışı etmek zorunda kalıyor.

Bırakın Hamas'ı İhvan'ı Müslümini ülkemizde bunlarla aynı düşünceye sahip aynı ilkeleri paylaşanlar ceza evlerinde rekorlara imza atıyorlar. Seri katillerin tecavüzcülerin sahip oldukları haklardan dahi yararlandırılmıyorlar.

Bunlara müsamahakâr davrandığı için Katar'ın başına getirilen barbarlığın dünya tarihinde bir benzeri olmuş mudur bilmiyorum. Sırf o ülkenin vatandaşı olmak suç kabul ediliyor Katarlı olmayanlara Katarlı eş ve çocuklarından ayrılmaları dayatılıyor.

Bu şartlarda dönüp dolaşıp Sünni dünya tehdit altında demek ne demek? Olmayan bir dünya kim tarafından nasıl tehdit edilebilir. Bu Sünni yapıların başına getirilenler bizzat sözde Sünni yönetimler tarafından getirilmiyor mu?

Her biri Amerikan çiftliği hükmünde olan bu devletlerin başındaki Nemrutlara Firavunlara ABD uşaklarına yönelik tehdit nasıl Sünni dünyaya yönelik bir tehdit olarak kabul edilebilir. Sünni cemaatler önderleri ile alimleri ile sırf Sünni göründükleri için bu nemrutlara nasıl sahip çıkabilirler. Bu zorbaların iktidarlarının devamı Sünnilere yönelik zulmün katmerlenerek devamı olduğu için değil mi ki burada ki insanlarımız küffar beldelerine sığınmak zorunda kalıyorlar.

Bu yüzden bu zalimlerce yönetilmekten ise kâfir olup adil olanlarca yönetilmeyi tercih artık yüksek sesle dillendiriliyor. 

Evliyet fıkhına göre Sünnilerin birinci önceliğinin başlarındaki zalim ve işbirlikçi despotlardan kurtulmak Sünni devletlerini kurmak olması gerekmez mi? Bunun için icabında başlarındaki zorbalara karşı onların muhalifleri ile imkân ölçüsünde işbirliğine gitmeleri gerekmez mi? Celladına yönelik bir tehdidi üzerine alınmak akıl sağlığı ile bağdaşır mı?

Bugün Sünnilerin ekseriyette olduğu ya da yönetimde olduğu coğrafya ABD’nin arka bahçesi konumundadır. Buralara yönelik tehdit ABD’yi tedirgin etmeli iken buraların zindanlarına çöplüklerine mahkûm Sünnilerin bu zindanları/çöplükleri kutsal vatan toprağı gibi müdafaası akıl karı mıdır?

(Ammar Güneş - Hürseda Haber)