yazar_isim
2012-01-26

Darbeyle Geleni Bir Bir Uzaklaştır Müslümanı Ilıtarak Yatıştır!

Uzun süredir devam eden Ergenekon tutuklamaları ve en son İlker Başbuğ’un cezaevine konmasına karşılık yeniden koparılan fırtına, cumhuriyet diye yutturulmaya çalışılan monarşi düzeninin, prens ve asilzadelerini kutsama, tebaa ile aynı yargı biçimine maruz kalma zilletinden kurtarma çabası olarak yineleniyor.   

Bunu zaten alışılmış bir klasiğin tekrarı olarak seyrediyor ve her şeye rağmen geri adım atılmamasıyla ümitleniyoruz, ama nereye kadar?

‘Büyük ve şanlı değişimin’  tesirlerini, propagandalar ile duyuyoruz ama ne elle tutabiliyor ne de ufak tefek farklılıklar dışında gözle görebiliyoruz.

Müslümanlar olarak zulmün her türüne maruz kalanlar için acılar ve sıkıntılar azalmış değil.

Daha dün Antep’te başörtülü okumak isteyen kızı sebebiyle gözaltına alınan anne neyin nesiydi?

Değişimin ana maddelerinden Kürt meselesinde gelinen nokta ortada. Devletin şeriata bağlı Müslümanları kabul edemeyen bünyesi hala aynı zayıflığını koruyor ki; onların olmadığı, yok sayıldığı formüllerle yola çıkıldı ama çıkmaz sokaklarda kaybolma riskiyle karşı karşıya kaldılar.

Faili meçhullerden elini temizleyemeden Ceylan’ın katliyle yeniden kirlenen devlet, 35 gencecik insanın cansız bedenleriyle parçalanan yüreklerin öfkesini dindirebilecek iki çift söz bile diyemeyen erkâna emanet.

Militarizmden sivilliğe geçişi peyderpey gerçekleştirdiklerini iddia edenler, statükonun değişmezlerini kendi kadrolarıyla mı icra edecekler?

Fersah fersah ötelerden gelen nefes, sevgi ve hoşgörü denizinde, ancak ılıman iklimlere yelken açmaya yetecek kadar rüzgâr esiyor.

Yönünü değiştirenler için hoşgörü denizi ansızın azgın bir deryaya dönüşüveriyor. Üzerinde ne varsa korsan gemisi zannediyor ve derinliklerinde kaybetmek üzere batırmak için harekete geçiyor.

Dalgaların yönünü kestirmek de zor. Çünkü dört bir yandan esen rüzgârın kanunu yok.

Bu hengâmede demek istiyoruz ki; Zalim askeri diktatoryaya hak ettiğini bulduranların arka fonları pek de aydınlık değil.

Bu değişim bizi nerelere götürecek, neleri iyileştirecek, neyi daha bir zora sürecek?

Ortadoğu’da yaşanan kutlu kıyamlar ve hareketlerin ekseninde kaymalar meydana getirmek için sahnede her gün tanıdık simaları görüyoruz. Malumdur ki bu baharın yıllar öncesinde batı, idamlarla sürgünlerle yok edebildiklerini yok etti. Akabinde yan ve daha etkili bir strateji olarak ehlileştirme politikasıyla kalkışmaları dindirdi.

Hal-i hazırda Mısır, Tunus, Yemen, Libya’daki devrimler hakkın engellenemeyecek veçhinin tebarüz etmesidir. Muhafaza edilip edilemeyeceği de ayrı bir meseledir.

Tüm bu ülkelere model olarak gösterilen Türkiye’de ise, son dalgadan önceki ehlileştirme çabalarının mayası ne yazık ki dipten üste doğru tutmaya başlamıştır. Zaten bu öncü ülke olma imtiyazını elde etmesi tam olarak bu sebeptendir. Ortadoğu’da bahar yaşanacağı yıllar evvelinden öngörülmüş, zamanı geldiğinde bu gücün batı için tehlike arz etmemesi için de biraz ikna ve biraz da dayatma ile kabul ettirebilecekleri bir model oluşturma gayesiyle kapsamlı bir proje düşünülmüştü. Pilot bölge ise Türkiye idi ve büyük ölçüde başarı elde edildi.  Proje ne zamandan beri devrededir ve kimin öncülüğünde gerçekleştirilmektedir, gören gözler zaten farkındadır.

Bu şahıslar ve kurumlar hakkında kimse kendini kandırmasın, derin hülyalara da dalmasın.

Ehlileştirme, batı âlemi ya da bilumum ideolojilerinin Müslümanların taleplerini gerçekleştirmelerine itiraz etmediğini telkin etmeleriyle başlar. Bu yüzden işbirliği etmelerinde, karşılıklı menfaatlerinin gerçekleştirilmesinde birbirlerini desteklemelerinin en uygunu olacağına ikna ederler. İlişkiler sürdükçe geri dönülemez bir hal alır ve bunu korumak için çaba göstermeyi gerektirir. Bunu vazife edinenler, normalde kendi bünyelerinin bile kabul etmeyeceği uygulamaları yönetim biçimlerinin içine yerleştirirler. Olduğu gibi monte etmedikleri için uyum ve ahenk içinde bir tablo gibi sergilerler. Böylece İslam karşıtlarının rahatsız oldukları noktalar yontulmuş, yer yer silik şekilsiz bir İslam anlayışı kimsenin tepkisini de çekmeden hazırlanmış ve kabule şayan bir biçimde sunulmuş olur.

Bugün İslam düşmanlarının tutunacakları en sağlam dal budur. Yemen’de daha çiçeği burnunda devrimin aktif çalışanlarından Tevekkül Kerman’a verilen Nobel ödülü ve ödülün akabinde tebrik etmek için ilk arayanın Barack Obama olması kime samimi ve inandırıcı gelebilir ki?

Eğer bu inandırıcı geliyor ise; vaktiyle Amerika’da köktendincilikle mücadele kongrelerine davet ile iştirak edenlerin, korunup destek görmek için bu mücadeleye katkı sağlama şartına bağlanmadıkları ve bu yönde istihdam edilmedikleri de inandırıcı gelebilir.

Sözün özü;

Hükümet ve daha da önemlisi güç birliği ettiği refiki, Amerikan desteğinin açık istifadecisi iken; elbette hava pek de biçilen elbiseyi kendi üzerine, memleketi üzerine, halkı üzerine uygun görmeyenlerden yana esmeyecek.

Bu sebeple bir miktar normalleşmeyi, her şeyin yoluna girmesi ile karıştırmamak; bir takım iyileştirmeleri kötünün iyisi diye kâfi görmeyip çıtayı -çok az bile- aşağı indirmemek lazım.

(Hürseda haber)



eyüp
2012-02-16
Allah ablamdan razı olsun kalemini zalimlere karşı keskin etsin inşaallah amin s.a fiemanillah.
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
reklam
ANKET
MİT-Emniyet-Yargı üçgenindeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Kürt Kanalında Barzani'ye Yüklendi
Irak Başbakanı Nuri el Maliki, merkezi hükümet ile bölgesel Kürt hükümeti arasında devam eden polemiği sürdürüyor. Irak’ın Süleymaniye kentinde yayın yapan Kürt kanalı NRT’ye konuşan Irak Başbakanı Maliki,” Sanki Kürdistan Irak’a değil, Irak’ın Kürdistan’a bağlı” dedi.
Haber1
'Haksız ve Hukuksuz Cezayı Kınıyoruz'
Gaziantep'te başörtülü kızının hakkını arayan anneye verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasına sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Eğitim Bir Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, verilen haksız ve hukuksuz cezayı kınayarak, benzeri hukuksuzluk ve acıların bir daha yaşanmaması için yetkilileri göreve davet etti.
Haber1
Etkinliğe 1 Gün Kala Karanlık El Engeli!
Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Tokat'ın Madas Köyünde düzenlenmesi planlanan Kutlu Doğum etkinliğinin tüm resmi izinleri alınmasına rağmen, programa 1 gün kala Emniyet, Jandarma ve Müftülük kurduğu üçlü organizeyle engellendiği bildirildi.
Haber1
Hür-der'den Hukuk Skandalına Tepki
Gaziantep'te başörtüsünden dolayı okula alınmayan kızının hakkını arayan anneye verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasına tepkiler gelmeye devam ediyor. Hür Der adına açıklama yapan Başkan Şaban Dalgın bunun bir hukuk skandalı ve zulüm olduğunu dile getirdi.
Haber1
Beyaz: Yasalar Derhal Revize Edilmeli
44. Bölge Batman, Siirt, Muş Eczacılar Odası Başkanı M. Emin Beyaz, Gaziantep'te başörtülü kızının hakkını arayan anneye 2 yıl 10 ay hapis cezası verilmesi kararına tepki göstererek bu gibi cezaların tahammül sınırını aştığını kaydetti.
HÜRSEDA ÇEVİRİ
EN ÇOK OKUNANLAR
sag alt
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2012   Tüm Hakları Saklıdır.