yazar_isim
2012-02-06

Dünya son zamanlarda o kadar hızlı bir değişim içerisinde ki, bir gün sonra bile nereye varılacağını kestirmek zor oldu. Bu dönüşüm içerisinde en büyük payı İslam’ın dünyadaki konumu ve hâkimiyet alanı alacak şüphesiz. Bu çalkantıları doğuya has bilip kendini sağlama aldığını zanneden batı da, Allah bir şeyi diledi mi hiçbir şeyin önünü alamayacağını görmeye başladı. Halk isyanlarda, sosyal adaletsizliğin canlarına tak ettiğini bağıra çağıra meydanlarda haykırıyorlar. 

Bu durum Türkiye’deki Müslümanların çalışmalarına nasıl bir ivme kazandırır zaman gösterecek.  Resmi rakamlar, ülke nüfusunun  %99’unun Müslüman olduğunu söylüyor. Nüfusun neredeyse tamamına işaret eden bu yüzdelik dilim içerisinde memnuniyetsizliğin ölçüsü büyük ama bunun ifadesine katılım oranı ise nüfusa kıyasla ne yazık ki bir hayli küçüktür.

Buna binaen, nicelik ve nitelik arasındaki bu açık ara farkı biraz daha düşürebilmek için gücü ikiye katlamak, dışarıdan katılımı arttırmaya çabalamakla beraber, içeride de atıl kalmış potansiyeli aktive etmek lazım.

Bu atıl durumdaki potansiyele belki erkeklerin bir kısmı ama kadınların büyük bir bölümü dâhildir.  

Kadın çalışmalarına sık sık farklı vesilelerle değinmemizin nedeni, bu hususta yapabileceklerimizin ve kabiliyetlerimizin farkına varmakta ne yazık ki eksik kalmamız, ‘edilgenlikten’ ‘etken’ olmaya bir türlü geçiş yapamayışımızdır. Kadınların erkeklerle aynı alanda aynı işleri yapmalarından bahsetmiyoruz. Tabii ki hayatın doğal akışı içerisinde, kadın ve erkeğin fıtratları gereği Allah Azze ve Celle’nin takdir buyurduğu bir hiyerarşi vardır ve biz de buna “amenna” demişiz.      

Ancak akıl ve iman kuvvetinin cinsiyete göre azalıp arttığına dair hiçbir kaynakta hiçbir ifade yoktur.  

Bu bağlamda, kadınların çalışmalara yapacakları katkı gözden kaçırılmamalı, kadınlar da çalışmalara yön verecek şekilde büyük düşünmekten kaçınmamalıdır.  Hep daha ilerisi, daha zor ama semeresi bol olan iş hedeflenmelidir. Hedeflenen faaliyetin daha istişaresine başlarken, ‘şu şu sorunlar olabilir, üstesinden gelmek sıkıntılıdır, işin ucunda beceremeyip beylere mahcup olmak da var’ ya da ‘böyle bir şey mümkün olsa idi herhalde erkekler düşünürdü’ zanları, hanımların en büyük handikabı olsa gerek. Oysa imkânsızları mümkün kılan Allah için, onun adına girişilen işlerde eksik olan becerileri bir anda takviye etmek hiç zor değildir. O kapalı kapıları açan Fettah değil midir? Düşünmek de sadece erkeklere has bir özellik değilse, sorun yok demektir.

Düşünüp üreten veya fikir beyan eden kadınlar da genellikle uygulama imkânı bulamamaktan şikâyet ediyorlar. Erkeklerin işlerinden onlara pek de sıra gelmediğinden bahsediyorlar. Malumdur ki, bazen erkekler yapsın biz de istifade edelim anlayışının getirdiği tembellik ve rehavet de işlerin önünü alabiliyor.

Fakat engel sadece bahsedilen mazeretler ise, lazım olan ya paradır ya da elemandır. Eleman açığı ilk etapta bir kişinin üç kişilik iş yapacak fedakârlığı göstermesiyle kapatılmaya çalışılırsa, kısa sürede takipçiler ve şahitlik edip yetişenler olacaktır. Gerekli olan eleman değil de araç/malzeme ise, bazen cepten ödemekle; bazen hayır sahiplerinden istifade etmekle temine çalışılabilir.

Bu kadar çaba sonucu ortaya çıkacak bir-iki işten sonra güzel şeyler yapıldığına şahitlik edenler, illa ki görmezden gelemeyecek ve desteklerini esirgemeyeceklerdir. Eminiz; yola ilk çıkan büyüklerimiz de böyle yapmışlardır. Onlardan da gördük ki, büyük işler olağanüstü imkânlarla değil, olağanüstü iman, aynı zamanda olağanüstü fikir ve beden işçiliğine mukabil, Rabbin olağanüstü yardımlarıyla gerçekleşir.

Hanımlar, bu çabalarla beraber,  hata yapmaktan, ilk etapta başarısız olmaktan da korkmamalıdır.  Kim yanlış yapmıyor ki? Kadınlarınki biraz fazla göze çarpıyor o kadar. Yakın zamanda görüştüğüm dernek gönüllüsü fedakâr bir kardeş ‘bana söyleneni yapmak için elimden geleni ardıma koymam ama gerisine karışmam. En iyisi bu değil mi’ demişti. ‘Hayır, bu yanlış değilse de eksik bir yaklaşımdır. Düşünürsün üretirsin, bunları beyan ve istişare edersin ve bir arıza yoksa harekete geçersin. Öngördüğün çalışmanın önündeki problemler söylenir ve bu yüzden engellenirsen buna da çareler, kolaylaştırıcı çözümler önerirsin. Yanlış anlaşılmayı önemseme. İşin bitiminde hayırlı neticeler elde edildikçe işinle kendini ifade etmiş olacaksın ve bitecek’  diye kendi fikrimi söyleyince;  ‘bilmiyorum, en küçük bir hatanın bile bedeli çok ağır olabiliyor’ diye tereddüt ederek cevap verdi. Bu da “kadınlardan neden iş çıkmıyor” diye şikâyet eden dernek veya platform görevlisi kardeşlerin dikkatine sunulur.

Böyle diyoruz,  çünkü görüyoruz ki, bayanların problemi:

Sürekli yönlendirilerek hareket etme gibi bir alışkanlıktan ve inisiyatif kullanmaya cesaret edememekten kaynaklanan gelişememe           

Fikirlerinin ciddiye alınmayıp hatalarının normalden fazla tepki görmesinden ve kadın olmasıyla alakalandırılmasından kaynaklanan özgüven zayıflamasıdır.

Birinci madde ile ilgili olarak şöyle sormak isterim; sürekli can yeleği ya da simitle suya sokulan bir kişinin yüzme öğrenmesi beklenebilir mi?

Müslüman kadın, feminizm ya da başka bir akım adına değil, sadece Allah’ın değerli kulları arasına dâhil, İ’la-yı kelimetullah’a memur olabilmek için kendini daha fazla düşünmekten ve çalışmaktan alıkoyan açmazları – nefsinde veya çevresel etkenlerde-  iyi tespit edebilmeli, onların üzerine gidebilmelidir.

(Hürseda Haber)



Bu makaleye yorum ekleyen ilk siz olun…
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
reklam
ANKET
MİT-Emniyet-Yargı üçgenindeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Kürt Kanalında Barzani'ye Yüklendi
Irak Başbakanı Nuri el Maliki, merkezi hükümet ile bölgesel Kürt hükümeti arasında devam eden polemiği sürdürüyor. Irak’ın Süleymaniye kentinde yayın yapan Kürt kanalı NRT’ye konuşan Irak Başbakanı Maliki,” Sanki Kürdistan Irak’a değil, Irak’ın Kürdistan’a bağlı” dedi.
Haber1
'Haksız ve Hukuksuz Cezayı Kınıyoruz'
Gaziantep'te başörtülü kızının hakkını arayan anneye verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasına sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Eğitim Bir Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, verilen haksız ve hukuksuz cezayı kınayarak, benzeri hukuksuzluk ve acıların bir daha yaşanmaması için yetkilileri göreve davet etti.
Haber1
Etkinliğe 1 Gün Kala Karanlık El Engeli!
Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Tokat'ın Madas Köyünde düzenlenmesi planlanan Kutlu Doğum etkinliğinin tüm resmi izinleri alınmasına rağmen, programa 1 gün kala Emniyet, Jandarma ve Müftülük kurduğu üçlü organizeyle engellendiği bildirildi.
Haber1
Hür-der'den Hukuk Skandalına Tepki
Gaziantep'te başörtüsünden dolayı okula alınmayan kızının hakkını arayan anneye verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasına tepkiler gelmeye devam ediyor. Hür Der adına açıklama yapan Başkan Şaban Dalgın bunun bir hukuk skandalı ve zulüm olduğunu dile getirdi.
Haber1
Beyaz: Yasalar Derhal Revize Edilmeli
44. Bölge Batman, Siirt, Muş Eczacılar Odası Başkanı M. Emin Beyaz, Gaziantep'te başörtülü kızının hakkını arayan anneye 2 yıl 10 ay hapis cezası verilmesi kararına tepki göstererek bu gibi cezaların tahammül sınırını aştığını kaydetti.
HÜRSEDA ÇEVİRİ
EN ÇOK OKUNANLAR
sag alt
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2012   Tüm Hakları Saklıdır.