Amerika’dan nefret etmemin kırk nedeni

07 Aralık 2017 Perşembe, 12:06

iraz uluslararası ilişkiler biraz dış politika biraz da Ortadoğu tarihi okuduysanız “mutlak kötüden” yahut “şeytanlaştırmadan” veya “komplo teorilerinden” uzaklaşıyorsunuz. Mevzulara daha makul bir perspektiften yaklaşıyor; olayları daha anlaşılabilir, daha makul bir dille izah ediyorsunuz. Bunun size olumlu yönde geri dönüşleri de oluyor. Mesela; dış politikada herkesin çıkarı lehine adım attığını öğreniyorsunuz, öyle ebedi dostluk vesaire yok, mutlak çıkar var bunları tahlil ederek öğreniyorsunuz.

Ama mevzu Amerika olunca “mutlak kötü, şeytanlaştırma, komplo teorilerinden” siz uzaklaşmak isteseniz de Amerika buna izin vermiyor. Şöyle dönüp kısaca bir Amerikan tarihine baktığınızda, hayatta objektiflik diye bir şey olmamasına rağmen, objektifliğe en yakın noktada bile Amerika’nın pervasızlığına, şeytanlığına, mutlak kötülüğüne şahit oluyorsunuz çünkü o Amerika, mutlak kötü, şeytan ve yazdığımız komplo teorilerinin bizzat uygulayıcısı, hayata geçiricisi…

Amerika, 2. Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve Fransa’nın savaş tahribatı nedeniyle Ortadoğu’dan çekilmesine kadar bölgeye çok müdahale etmiyor, onlar çekilip bölgeye yerleştiğinde ilk etapta da hemen bir sömürgeci gibi davranmıyor ama bölgeye yerleştikten sonra eski sömürgecileri aratmayacak işler yapıyor. İster istemez Amerika’dan nefret etmemin kırk nedeni ortaya çıkıyor.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü kıtaya yerleştiklerinde yerlilere yaptıkları katliamları biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü yerlileri katledip, bu katliamları film tadında “western” adı altında piyasaya sürüp, bundan rahatsızlık duymayan bir anlayışa nefret dışında bir duyguyla yaklaşmam mümkün değil.

Nefret ediyorum çünkü siyahi insanları köle yapıp, işkence ettiklerini biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü Güney’in köleliği kaldırmasının altında yatan sebebin fazla üretim nedeniyle tüketiciye ihtiyaç duymaları olduğunu, köleliğin kaldırılmasının altında yatan sebebin tüketim ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü 1960’lara gelindiğinde bile siyahi insanlara yönelik ayrımcı tutumun, ayrı musluk ve tuvalet kullanımının olağan bir durummuş gibi karşılandığı bir ülke olduğunu biliyorum.

Nefret ediyorum çünkü dünyaya liberalizm, idealizm pompalarken en sert realist tutumu ABD’nin takındığını çok iyi biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü sırf Amerikan ekonomisi düzelsin diye kendi dışındaki ülkelere neoliberal politikaları dayattığını, ülkeleri zorla borçlandırdığını, tarım ülkelerindeki insanların “ekmek bulamadığı” için “Ekmek Ayaklanmaları” yaptığını çok iyi biliyorum.

Soğuk Savaş döneminde, “kontrgerilla, gladyo” adı altındaki faaliyetlerle annelerinin yüzüne bakmaya kıyamadığı çocukları katlettiklerini biliyorum.

Türkiye’de 27 Mayıs Darbesi’nin mimarlarından biri olduklarını, Menderes’in darağacının ipinin örülmesinden sorumlu olduklarını biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü Huntington’ın “Medeniyetler Çatışması” zırvasını, 11 Eylül Saldırılarının önüne katıp, kendilerini var etmek için yeni düşman olarak Müslümanları seçtiklerini çok iyi biliyorum.

Afganistan’da düğün konvoyunu bombaladıklarını biliyorum.

Yemen’de çocukları öldürdüklerini çok iyi biliyorum.

Mısır’da sivillerin katledildiği bombaların Amerikan üretimi olduğunu da biliyorum.

Mısır’da sivil insanlara gerçek mermi ile ateş açan Sisi yönetiminden, Sisi darbesinden memnun olduklarını biliyorum.

Irak’ı işgal ettiklerini, Irak’tan çekilme nedenlerinin sadece maddi külfet olduğunu, Irak’ta mezhepçi politikaları desteklediklerini biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü Irak’ta tecavüze uğrayan 1500’den fazla kadın ve çocuk olduğunu biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü Guantanamo zindanlarında hiç suçu olmadığı halde esir tutulan, işkence gören insanlar olduğunu biliyorum.

Nefret ediyorum çünkü Irak’ta sivil ve masum insanlara işkence eden sapık Amerikan askerlerini, Amerika’da savaş kahramanı gibi sunduklarını biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü dünyaya “demokrasi götüreceğiz” yalanlarından sonra arkalarında bıraktıkları savaş enkazının altından çıkan çocukların çığlıklarını duyuyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü güya “kadınları kurtarmaya” gittikleri Irak ve Afganistan’da kadınların dul, yetim kaldığını, eğer savaştan canlı çıkabilmişlerse savaş ortamından kaçarken kaçma yolunda, sığındıkları ülkelerde taciz ve tecavüzün mağduru olduklarını biliyorum.

Irak’tan sorumsuzca geriye bakmadan çekildikten sonra ortaya çıkan IŞİD örgütünün varlığında dolaylı olarak pay sahibi olduklarını çok iyi biliyorum.

IŞİD’in tüm sorumluluğunu mezhepsel çatışmanın doğmasına sebep oldukları Irak’a mâl ettiklerini biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü Fetullah Gülen isimli toprağın dahi kabul etmeyeceği bir kıyamet alametini 15 Temmuz’da 250 vatandaşımızın öldürülme emrini verdiği halde koruduklarını biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü FETÖ’yü besleyip koruduklarını, Türkiye’nin sunduğu tüm delillere rağmen Gülen’i orada beslediklerini gayet iyi biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü Rıza Sarraf Davası gibi FETÖ kumpaslarından türetilmiş davalarla Türkiye’ye savaş açtıklarını çok iyi biliyorum.

Nefret ediyorum çünkü kumpas ve tiyatral bir dava ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldıklarını biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü bu ülkeye savaş açtıkları 15 Temmuz gecesi Sayın Erdoğan’ın uçağının koordinatlarını defalarca tüm dünya ile paylaştıklarını biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü zararını bugün dahi çocukların üzerinde gördüğümüz atom bombasını patlatarak bu dünyaya en büyük kötülüğü yaptıklarını çok iyi biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü “fastfood” denen zehirli beslenme biçimini iletişim araçları ile tüm dünyaya yaydıklarını biliyorum.

Nefret ediyorum çünkü İsrail, çocuklardan tutun da zeytin ağaçlarına kadar Filistin’de yakıp yıkmadığı hiçbir şey kalmayana kadar zulmettiğinde, senatodaki Yahudi Lobisi alınır diye sessizce izlediklerini çok iyi biliyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü ben,  mütemadiyen devam eden bu vahşete karşı içimde aradığım halde başka bir duygu bulamıyorum.

Amerika’dan nefret ediyorum çünkü o, kendisinden nefret etmem, nefret etmemiz için elinden gelen her şeyi yapıyor, başka seçenek bırakmıyor. Özetle; Amerika yüzünden Amerika’dan nefret ediyorum. (Yeni Şafak)