İran'ın Irak'taki rolü üzerine analiz

İran'ın Irak'taki rolü üzerine analiz

Tunus merkezli Ray-ul Tunisia Haber Ajansı, İran'ın Irak'taki faaliyetlerine dair önemli bir analiz yayınladı.

İran’ın bölgedeki rolü ve Irak’taki faaliyetlerine değinen Ray-ul Tunisia Haber Ajansı, şunları kaydetti:

"İran, Irak’ta çok yapıcı bir rol oynadı ve terörizm ile mücadelede, ırk veya mezheplerine bakmaksızın tüm Irak halkına yardım etti.

Çift taraflı komiteler kurulması ve ülkeler arasında anlaşma kararnamesi imzalanması; siyasi, iktisadi ve askeri ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemlidir. Bu anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin arttırılmasında ve bunu stratejik boyutlara yükseltmede önemli bir etken olabilir.

Musul’un kurtarılmasının ve Irak Dışişleri Bakanı İbrahim Caferi’nin “Eğer İran İslam Cumhuriyeti olmasaydı Irak düşerdi” sözlerinin ardından Tahran ve Bağdat arasındaki diplomatik görüşmeler, Iraklıların İran’ın yaptıklarının kıymetini bildiğini gösteriyor ve bu sözler iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin çok sağlam olduğunu gösteriyor.

İran’ın bölgedeki ve bölge dışındaki düşmanları ‘İran Korkusu Planı’nı yaymaya çalışıyorlar ve her seferinde ‘İran Hilali’ söylemlerini dile getiriyor ve İran ile Irak arasındaki ilişkiyi mezhebi ve dini olarak göstermeye çalışıyorlar. Ama bu açıklamalar güvensizlik ve kriz ortamı yaratma amacıyla yapılıyor, çünkü İran’ın rakipleri Irak’ta halkı İran aleyhinde tahrik etmeye çalışıyorlar. Diğer taraftan ise bölgede İran karşıtı bir itilaf kurmak istiyorlar.

Herkes İran’ın Irak’taki olumlu rolünü, terörizm ile mücadelesini, Irak halkının yanında yer alarak dert ve acılarına ortak olduğunu anlayabilir ve bu konuda bilgi sahibi olabilirler. Ve bu, Ortadoğu’nun tüm büyük Arap ülkeleri IŞİD’e yardım etmesine ve Musul şehrinin düşmesinde rol oynamalarına rağmen böyleydi. Kısaca bir bakarsak Şia İran, Musul şehrini kurtaran taraftı ve Musul çoğunluğu Sünni olan bir şehir. Hâlbuki bölge ülkeleri Şiaların yanı sıra Irak Sünnilerine de büyük zararlar verdiler.

İran’ın bölgedeki siyaseti, mezhepsel değil ve Filistin’e büyük destek vermeleri de bunu kanıtlar niteliktedir. Irak konusunda da buna örnek verebiliriz. Zira İran, Kürt gruplardan tutun Şiasıyla ve Sünnisiyle Irak’taki tüm gruplarla iyi ilişkiler içinde. İran sürekli Irak’ın bütünlüğünü göz önünde bulundurdu ve İranlılar Irak’a mezhepsel veya kavimsel bir gözle bakmıyorlar. Diğer ülkeler de Irak’a bu gözle baksalardı, birçok sorun ve kriz ortadan kalkardı. İran ve Irak arasındaki askeri birlik ve Irak altyapısına vurulan darbeleri göz önünde bulundurursak, iki ülke arasındaki iktisadi ortaklık Irak açısından oldukça etkili olacaktır.

İran kucağını hem Irak’a ve hem de bölgedeki diğer tüm ülkelere açtı ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani bölge hakkında çok güzel görüşlere sahip. Ruhani, “Bölgede güçlü bir devlet bulunması için güçlü bir bölge oluşturmalıyız” şeklinde konuşmuştu. Bu görüş bölgede, özellikle de Irak’ta birçok sorun ve krizin çözümünde etkili olacak bir görüştür ve elbette Irak bu planı başlatacak taraf da olabilir. Ortadoğu’nun bundan başka çözüm yolu yok ve bölge ülkeleri birlik sağlamalıdırlar." (Tesnim)