Nasrallah: Son verin!

Nasrallah: Son verin!

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, "Trump’ın bu tehdidi de değerlendirilmeli ve İslam ümmetinin çıkarlarına uygun şekilde fırsata dönüştürülmelidir" dedi. Nasrallah, "İsrail’le diplomatik ilişkilerin tamamı kesilmeli, İsrail’le normalleşme arayışlarına son verilmelidir." dedi.

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, ABD Başkanı Donald Trump’ın işgal devleti İsrail’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararının yeni bir Balfour Deklarasyonunun ilanı anlamına geldiğini ifade eden Nasrallah, Trump’ın bu kararı alarak yüz milyonlarca Müslüman ve Hristiyan’ın hassasiyetlerini küçümsediğini belirtti. Nitekim Nasrallah’ın açıklamalarından çok kısa bir süre sonra İsrail basınında Netenyahu’nun Trump’ı arayarak “Balfour’da olduğu gibi yine tarih yazacaklarını” bildirdiği bilgisine yer verildi.

Seyyid Hasan Nasrallah’ın açıklamasının satır başları şöyle:

“Amerika’nın bu tehlikeli kararı karşısında herkes sorumluluk almaya ve harekete geçmeye hazır olmalıdır. İsrail ne uluslararası anlaşmalara, sözleşmelere, kanunlara ne de uluslararası topluma saygı duymuyor.

Amerika’nın bugüne kadarki tavrı İsrail’in Kudüs’ün mutlak sahibi olduğunu ilan etmesi önünde engel teşkil ediyordu. Ancak Trump’ın bu kararıyla bugün bu engel kalktı.

İşgal altındaki Kudüs’te yaşayan Filistinliler ya da Filistinlilerin orada bulunan evleri ne durumda, bakın. Önümüzdeki süreçte Kudüs’te ve Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimciliğinin korkunç ve pervasız bir şekilde artacağına şahit olacağız.

Kudüs’te İslam’ın ve Hristiyanlığın kutsal değerleri, özellikle de Mescid-i Aksa tehlike altında… Bu değerler bugün Amerika’nın tavrı neticesinde İsrail’in kontrolüne geçmiştir.

Kudüs Filistin davasının kalbi ve eksenidir. Bu yüzden de Trump’ın bu kararı Filistin davasının Amerika için bittiğinin göstergesidir.

Bugün, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasıyla birlikte işgal altındaki Golan Tepeleri, Şeba Çiftlikleri ve Batı Şeria da tehlike altında kalmıştır. Şayet Trump’ın bu kararı karşısında sessiz kalınırsa bu durum daha büyük tehlikeleri beraberinde getirecek ve Amerika Araplara istediği her şeyi yapma hakkını kendinde görecektir.

Evet, dünya devletleri, Arap ve İslam ülkeleri Trump’ın Kudüs kararının karşısında yer alıyorlar. Ancak Trump uluslararası iradenin kararına asla saygı göstermiyor. Dün aldığı karar İsrail için tüm dünyayı küçük görmekten başka bir anlama gelmiyor.

Amerikan yönetimi uluslararası anlaşmalara ya da kararlara da saygı göstermiyor. Tüm dünya Beyaz Saray’da oturan bir adamın oyunlarına ve kaprislerine mahkum oldu.

Amerika’nın nezdinde Arap ya da Müslüman müttefiklerinin ne gibi bir kıymeti var? Hiçbir kıymeti yok! Amerika için bu bölgede öncelik İsrail’e ve İsrail’in çıkarlarına ait… Bizler ümmeti ve ümmetin değerlerini hedef alan büyük bir zulüm ve istikbar ile karşı karşıyayız.

İsrail’le ilişki kurma ve normalleşme çabalarına son verin!

Bugün Amerika’nın bu tavrını kınayanlar aynı zamanda Filistin ve Kudüs’le dayanışma halinde olduklarını da ilan etmeliler!

Amerika ve Siyonistler Arap ve İslam dünyasına el uzatmaya kalkıştıklarında büyük bir tepkiyle karşılaşmalılar! Sosyal medya kullanıcılarının günlerce ya da haftalarca Trump’ın bu kararını kınayan paylaşımlar yapmaları imanın en zayıf halidir!

Bu bağlamda Arap ve İslam dünyasındaki faal grupları, Trump’ın bu kararını kınamaya, oturma eylemleri ve gösteriler düzenlemeye, Kudüs’e destek olmaya ve bu kararın karşısında durmaya çağırıyoruz.

Filistin halkı, Kudüs ve Filistin meselesini savunma hattında en ön safta savaşıyor. Arap ve İslam ülkelerinin ise en azından Filistin halkına destek olarak, Amerika’daki büyükelçilerini geri çağırmaları, Trump’ın bu kararını resmi bir dille protesto etmeleri gerekmektedir.

Ayrıca İsrail’le gizliden ya da açıktan yapılan görüşmelerin tamamı durdurulmalı, İsrail’le diplomatik ilişkilerin tamamı kesilmeli, İsrail’le normalleşme arayışlarına son verilmelidir.

İsrail’le normalleşme yolunda atılan adımlar Kudüs’e yapılmış en büyük ihanettir!

İsrail’i her alanda boykot etmeye dönük kanunların acilen uygulamaya konulması, Filistin yönetimi tarafında da Trump’ın bu hamleyi yaparak barış görüşmelerini bitirdiği yönünde açıklama yapılması gerekmektedir.

Trump’a ise Kudüs’le ilgili aldığı bu karardan geri dönmediği sürece müzakere masasına geri dönülmeyeceğinin tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Filistin halkını silahlanmaya ve yeni bir intifada başlatmaya çağırıyoruz!

Arap ve İslam ülkelerinin acilen Kudüs’ün Filistin’in ebedi başkenti olduğunu ve bu hususun tartışmaya kapalı olduğunu vurgulayan bir karar yayınlamaları gerekmektedir.

Ayrıca Filistin halkını da yeni bir intifada hareketi başlatmaya ve direnişi artırmaya çağırıyoruz.

Arap ve İslam dünyası hem silah ve para bakımından hem de siyasi düzeyde Filistin halkına destek olmalı, direniş seçeneği etrafında bir araya gelmeli ve direniş için gereken her türlü desteği sunmalıdır. Ancak bu sayede Trump aldığı kararın yol açtığı etkileri görerek geri adım atacaktır.

Bu bağlamda Arap ve İslam ülkelerinde yaşanan iç savaşların da acilen son bulması gerekmektedir. Kutsal değerlerin tehlikede olduğu böyle bir süreçte İslam ülkelerinde yaşanan krizlere siyasi çözüm bulunması gerekmektedir.”

Konuşmasının sonunda Seyyid Hasan Nasrallah Lübnan halkını bu kararı protesto etmek, Kudüs’le ve Filistin halkıyla dayanışmak için protesto gösterileri düzenleme çağrısı yaptı.

Seyyid Hasan Nasrallah “Biz tehditleri fırsata ve nihayetinde zafere dönüştürebilecek güce sahip bir ümmetiz. Ancak bunun için güçlü bir irade ortaya koymak gerekiyor. Trump’ın bu tehdidi de değerlendirilmeli ve İslam ümmetinin çıkarlarına uygun şekilde fırsata dönüştürülmelidir” diyerek sözlerini tamamladı. (İslamianaliz)