3 Bakan Mardin Derik'te

3 Bakan Mardin Derik'te

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Mardin'in Derik ilçesinde Aydın Ayaydın ve kardeşleri tarafından babaları Mehmet Ayaydın adına yaptırılan ilkokulun açılışına katıldı.

Bakan Soylu, açılış töreninde, Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk'ün şehadete ermesinin birinci yılında ilçede bulunduklarını belirterek, buraya sadece yas tutmaya gelmediklerini, ülkeyi hain eylemleriyle hedeflerinden uzaklaştırmaya çalışanlara karşı verilebilecek en güzel bir cevapla eğitimle, okulla, kardeşlikle, birlik ve beraberlikle geldiklerini söyledi.

Bu okulu yapanlara, yaptıranlara, ustalara, mühendislere, buna vesile olanlara, çocukları geleceğe hazırlayan, onlara kardeşlik ve ülkeyi geliştirme, birlik ve beraberlik duygusunu aktaran öğretmenlere şükranlarını sunan Soylu, büyük bir cömertlikle milletin erdem anlayışını gösteren Ayaydın ailesini tebrik ettiğini belirtti.

"Dünden bugüne daha iyi olduğumuz, yarın bugünden daha iyi olacağımız bir anlayışla beraber buradayız." diyen Soylu, geçen yıldan bu yıla hizmetlerinin daha da artığını bildirdi. Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Safitürk buranın kayyumuydu, aynı zamanda hem kaymakamı hem belediye başkanıydı. Burada hizmetleriyle birlikte sizlerle buluştu. Eşi Ayşegül Hanım'ın burada kaldığı zaman Safitürk ile yaptığı konuşmaları anlattığında bu ülkenin bir evladı olarak sorumluluklarımızın daha da yükseldiğine inanıyorum. O sizin akrabanız değildi. Derikli de değildi. O sizin hısmınız da değildi, kız almış vermişliğiniz, aynı okulda okumuşluğunuz da yoktu. Ama Derikliler o kalu beladan beri sizin kardeşiniz olduğunu, sizinle birlikte olduğunu Allah'ın emirleriyle beraber ve bu milletin ve medeniyetin söyledikleriyle beraber burada size hizmet etmenin onun için bir şeref olduğunu ailesine ve hanımına anlatan bir evladımızın ortaya koymuş olduğu bu kutlu adımı burada aynı şekilde devam ettiriyorlar."

İlçede daha önce bulunmayan su arıtma ve çöp aktarma tesisinin yapıldığını, yollarının asfaltlandığını bildiren Soylu, 110 bin metrekare parke yol, 40 çocuk parkı, 10 taziye evi, Kadın Dayanışma ve Geliştirme Merkezi, 10 örnek zeytin bahçesinin yapıldığını, 15 okulun tadilatının gerçekleştirildiğini anlattı.

İlçede 25 saha yapıldığını bildiren Soylu, hububat merkezleri, hayvan pazarı ve zeytin fidan yetiştirme merkezlerinin kurulacağını anlattı.

Bakan Soylu, ilçeye kayyum atandığından beri yapılan hizmetlerin bedelinin 150 milyon lira olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Çok net ve açık söylüyorum; eğer bu 150 milyon lira çocuklarımızın parklarına, basketbol, voleybol sahasına, 210 kilometre yola, 110 bin metrekare parke taşa, kadın geliştirme merkezlerine gitmemiş ve hizmetlere dönmemiş olsaydı bu 150 milyon lira teröre, kurşun olarak gidecek ve bu ülkenin insanının birliğinin, beraberliğinin ortadan kalkmasına sebebiyet teşkil edecekti. Allah sizden razı olsun ki, sizlere müteşekkir ve minnettarız ki böyle bir anlayışı bizi beraber kucaklamasına vesile oldunuz. Yolumuz aydınlıktır. Hedeflerimiz aydınlık, gelişmiş ve büyük bir Türkiye'dir. Hedefimiz yarınlardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu 2023, 2053, 2071'dir."

Bugün, yarını planlayan, yöneticilerinin ne yaptığını bilen, kendi ülkesinin insanını yarına taşımaya çalışan bir Türkiye olduğuna işaret eden Soylu, "Ben önümde sadece ilkokul öğrencileri görmüyorum. Yarının profesörlerini, milletvekilleri, hemşirelerini, doktorlarını, sanatçılarını görüyorum. Yarının bu ülkeye sahip çıkacak insanlarını görüyorum." diye konuştu.

"Eğitim çok iyi bir yolda ilerliyor"

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz da babalarının ismini yaşattıkları için Ayaydın ailesine teşekkür ederek, içlerinden çıktığı topluma yapılabilecek en büyük hizmetin eğitim alanında yapılanlar olduğunu söyledi.

Mehmet Ayaydın adının, bu okulla ilelebet yaşayacağını dile getiren Yılmaz, okulda nice Ayaydınlar'ın, Türkiye'nin idarecilerinin çıkacağını aktaran Yılmaz, "Bu, Türkiye'de fırsat eşitliği olduğunun en büyük göstergesidir. Derik'ten çıkıp milletvekili, Bankalar Birliği Başkanı ve Rekabet Kurulu Başkanı olursunuz." diye konuştu.

Türkiye'nin iyi bir yolda gittiğini, Türkiye'nin yarınının, aydınlık kalmanın yolunun eğitimi daha iyi kılmaktan geçtiğini anlatan Yılmaz, Türkiye'nin eğitiminin bugün çok iyi bir yolda ilerlediğini, eğitimin kalitesini arttırdıklarını, fırsat eşitliğini sağladıklarını vurguladı.

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Eğitimin kalitesi öyle garip bir şey değil, nedir? Dayanağı derslik başına düşen öğrenci sayısını kabul edilebilir seviyeye getirmek. Türkiye'de 36 idi, 24'e düşürdük. Mardin'de derslik başına ilköğretimde düşen öğrenci sayısı 50 idi, şimdi 29'a düştü. 30'un altına düştü. Dolayısıyla hem Türkiye'de hem de Mardin'de kaliteli eğitim için bir köşe taşını koyduk. Bir başka kaliteli eğitim için öğretmen başına düşen öğrenci sayısının makul seviyede olması lazım. Türkiye'de 28 idi, 17'ye düşürdük. Mardin'de 35 idi, 20'ye düştü. Ortaöğretimde 28 idi, 17'ye düştü. Kaliteli eğitim vermek için eğitimi teknoloji ile birleştirmek lazım. Fatih Projesi'ni başlattık. Hem Mardin'de hem Türkiye'de inşallah çok daha iyi olacak. 2002'de Türkiye'de milli gelirden eğitime ayrılan miktar yüzde 2,8- 2,9'du. Şimdi 5,8'den fazla. İddia ile söylüyoruz ki Türkiye’nin eğitimi bugün dünden daha iyi."

Seksenli yıllarda Avrupa'nın milli eğitime 4,8 pay ayırırken, Türkiye'de bu oranın 1,2 olduğunu aktaran Yılmaz, bugün Türkiye'nin Avrupa'dan da OECD ülkelerinden de Almanya'dan da daha fazla milli eğitimine pay ayırdığını bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, "2002'de biz geldiğimiz zaman 11 milyar lira para eğitime ayrılıyordu. Bu da bütçenin yaklaşık yüzde 11'ine denk geliyordu, milli gelirin 2,8'ine. Şimdi 134 milyar lira ayırıyoruz. 2018 yılı bütçesinin yüzde 18'inden fazla ve milli gelirin de 5,8'inden fazla. Dün Avrupa'dan daha az kaynak ayırıyorduk, bugün daha fazlasını ayırıyoruz. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı Türkiye genelinde 17'ye düştü. İngiltere, Japonya ve Güney Kore ile aynı değere sahibiz ama Fransa'dan da daha iyiyiz." ifadelerini kullandı.

Okullaşma oranı yüzde 79

Ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde 100, hatta üstünde değerle İsviçre ile aynı, ABD ve Güney Kore'den daha iyi olunduğuna dikkati çeken Yılmaz, BM Kalkınma Programı Raporu'nda yüksek öğretimde okullaşma oranının yüzde 79 olduğunu, bu değerle Türkiye'nin Almanya, İngiltere ve İsveç'ten daha iyi durumda bulunduğunu aktardı.

Türkiye'de eğitimin iyiye gittiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Eğer bugün Türkiye'de kalite konuşuluyorsa bu eğitimde altyapının büyük ölçüde tamamlanmış olmasından kaynaklanıyor. Siz hastanesi olmayan yerde beyin cerrahı yok denildiğini gördünüz mü? Hastanesi olmayan yerde çocuk doktoru istiyoruz denildiğini gördünüz mü? Altyapı tamamlanmadan diğerleri istenilmez. Bugün sağlıkta memnuniyet yüzde 71'e ulaştıysa ve bu değeri ile Japonya ve Finlandiya ile aynı İspanya ve İtalya'dan daha iyiyse Türkiye'de sağlık iyiye gidiyor. Türkiye'de enerji tüketimi artmasına rağmen elektrik kesintileri olmuyorsa Türkiye'de enerji iyiye gidiyor. Şehirlerin nüfusu artmasına rağmen hava kirliliği artmıyorsa çevre iyiye gidiyor. Köy nüfusumuz azalıyor. Buna rağmen tarımsal milli hasılada Avrupa birincisiyiz. Buradan da tarım iyiye gidiyor. 80 yılda yapılan bölünmüş yol 6 bin kilometre. Biz 19 bin kilometre yaptık. 80 yılda yapılanın üç katından fazlasını yaptıysak ulaştırma iyiye gidiyor. O halde sağlıkta, ekonomide, ulaşımda, çevrede, enerjide her şeyi daha iyi yapan bu ülkenin yetişmiş nitelikli beşeri sermayesidir. Beşeri sermayeyi de nitelikli yapan eğitimdir." (AA)