Bitlis'te Cem Küçük hakkında suç duyurusu

Bitlis'te Cem Küçük hakkında suç duyurusu

Bitlisli STK’lar, katıldığı bir TV programında Mavi Marmara katılımcılarına "manyak tipler" diyerek hakaret eden Gazeteci Cem Küçük hakkında suç duyurusunda bulundular.

Kentte faaliyet yürüten Sivil Tolum Kuruluşları, katıldığı bir TV programında Mavi Marmara katılımcılarına "manyak tipler" diyerek hakaret eden Gazeteci Cem Küçük hakkında suç duyurusunda bulundular.

Bitlis Adliyesine gelen STK temsilcileri, Gazeteci Cem Küçük hakkında suç duyurusunda bulundu. Adliye binası önünde basın açıklamasının yapılmasına izin verilmediğinden dolayı STK temsilcileri, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı Bitlis Şube Başkanı Muzaffer Taşcan'ın imzasıyla yazılı basın açıklaması yaptı.

Taşcan, “Türkiye’nin merhametli ve onurlu insanlarının yola çıkardığı ve dünyanın ortak vicdanını da içine alan Mavi Marmara organizasyonuna, yolcularına ve şehitlerine ağır şekilde hakaret eden, ‘Mavi Marmara’cılarında İslamcı çizgide olduğu gerekçesiyle FETÖ gibi tasfiye edilmesi’ çağrısında bulunan Cem Küçük hakkında suç duyurusunda bulunmak ve bu zihniyeti kınamak için bugün Adliyelerdeyiz.” dedi.

Mavi Marmara’nın ümmetin gururu olduğuna dikkat çeken Taşcan, bu davaya sonuna kadar sahip çıkacaklarını belirterek, şunları söyledi: “Mavi Marmara bu ümmetin gururudur. İsrail’in zulmünün, vahşiliğinin ispatı ve utanç kaynağıdır. Kim İsrail ile ne ilişki kurarsa kursun, Mavi Marmara’nın insani, vicdani duruşu hiç değişmeyecek ve unutulmayacaktır. Mavi Marmara tıpkı Anadolu gibi her din, dil ve ırka barış ve huzur ile esenlik yurdu olmuş ve bu değeri Gazze’ye taşımıştır. Bu ülkede ne askeri darbeye gerekçe edilen ‘Kudüs Yürüyüşü’, ne ‘One Minute’ ne de ‘Mavi Marmara’ unutulur. ‘Bu İslamcıları tasfiye et’ çağrısı yapanlar, medet umdukları kişilerin de ‘İslamcı’ olduğunu anlayamazlar.”

Açıklamanın devamında Taşcan, Kudüs’e sırtını dönen, Filistin’inin mazlum halkına sırtını dönen bu halkın içinde yaşama ve destek şansı bulamayacağının altını çizerek, “İsrail savunuculuğu taşeronlara ihale edilebilir ama ‘Filistin Davası’, şehadetin göze alındığı bir gönül davası, bir hayat biçimidir. Bir de bunlar bilmezler ki siyasi, sivil, medya, akademi tüm kesimler hangi görüşte olursa olsun bu topraklarda Kudüs’e sırtını dönen, Filistin’inin mazlum halkına sırtını dönen, bu halkın içinde yaşama ve destek şansı bulamaz. Mavi Marmara duruşuna ve şehitlerine, 15 Temmuz duruşuna ve şehitlerine dil uzatma cüreti ve hadsizliği ise bu yeni nesil zihnin çiğ pratiğidir.” diye konuştu.(İLKHA)