Diyanet İşleri Başkanlığından Türkiye gazetesine sert tepki

Diyanet İşleri Başkanlığından Türkiye gazetesine sert tepki

"Kutlu Doğum bir FETÖ projesi", "Diyanet neden hâlâ sahip çıkıyor" manşetiyle yayımlanan Türkiye gazetesinin bugünkü sayısına Diyanet İşleri Başkanlığından sert tepki geldi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye gazetesinin bugünkü manşetine tepki gösterilerek, "28 Şubat süreçlerinde eleştirilen, 27 Nisan bildirilerine konu edilen Kutlu Doğum’un karanlık bir terör ve din istismarı hareketi olan FETÖ ile hiçbir ilgisi ve alakası yoktur." denildi.

"Bugün Türkiye Gazetesinin manşetinde yer alan Kutlu Doğum Haftasının bir FETÖ projesi olduğu ve buna rağmen halen Başkanlığımız tarafından savunulduğu yönündeki haber, gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamaktadır." ifadelerine yer verilen açıklamada, "haber" garabet olarak değerlendirildi.

"Başkanlığımız, her sene bir bilgi, aydınlanma ve irfan ziyafetine dönüşen Kutlu Doğum Haftasının istismar edilmesine, kuralsızca eleştirilmesine ve itibarsızlaştırılmasına müsamaha göstermeyecektir." uyarısının yapıldığı açıklamada, "Söz konusu haberin düzeltilmesi gereğini aksi takdirde bütün kanuni haklarımıza müracaat edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz." denildi.

"İndî görüşlerle hareket edilmesi, yüzeysel ve tarafgir bilgilere yer verilmesi açık bir garabettir"

Açıklamada, "30 yıldır görev yapan bütün Diyanet İşleri Başkanlarına ve teşkilatımızın çalışanlarına yöneltilen çirkin bir yalan ve iftira niteliğindeki bu haber, Kutlu Doğum Haftalarında yurdumuzda ve yurt dışında Peygamber sevgisiyle salonları dolduran gönülleri rencide etmiştir. Haberi desteklemek için manşetten yayınlanan ve internet ortamında yayılan fotoğrafların Başkanlığımıza ait Kutlu Doğum Haftası organizasyonları ile alakası bulunmamaktadır. Haberde, bugün hayatta olan 7 Diyanet İşleri Başkanımızdan hiçbirine müracaat edilmeden, Başkanlığımız yetkililerinden bilgi alınmadan indî görüşlerle hareket edilmesi, yüzeysel ve tarafgir bilgilere yer verilmesi açık bir garabettir." ifadeleri kullanıldı.

"Kutlu Doğum’un karanlık bir terör ve din istismarı hareketi olan FETÖ ile hiçbir ilgisi ve alakası yoktur"

Kutlu Doğum'un "Hz. Muahmmed'i anmaktan anlamaya" düsturuyla gelişmiş bir hafta olduğunun vurgulandığı açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

"Kutlu Doğum Haftası, Diyanet İşleri Başkanlığının kendi inisiyatifiyle ve kanunların verdiği yetkiyle ortaya çıkmış; 28 yıl boyunca tefekkür dünyamıza hayat vermiş; 'Hz. Peygamber’i anmaktan anlamaya' düsturuyla gelişmiş ve milletimizin yakın tarihinde yer etmiş bir haftadır. Başkanlığımızın Türkiye’deki İlahiyat birikimiyle istişare ederek planladığı ve yürüttüğü bu uygulamanın, Sevgili Peygamberimizin rahmet mesajlarını toplumumuzun her kesimine ve gönül coğrafyamıza ulaştırmaktan başka hiçbir gayesi olmamıştır. 28 Şubat süreçlerinde eleştirilen, 27 Nisan bildirilerine konu edilen Kutlu Doğum’un karanlık bir terör ve din istismarı hareketi olan FETÖ ile hiçbir ilgisi ve alakası yoktur."

"Kutlu Doğum Haftası, Peygamberimizi doğru anlamak, onun hayat tarzını çocuklarımıza ve gençlerimize tanıtmak, günümüz problemlerine nebevî referanslarla çözüm aramak amacıyla ortaya çıkmış ilmî bir haftadır"

Söz konusu gazetenin haberinde Kutlu Doğum'un bidat olarak değerlendirilmesini de eleştiren Diyanet İşleri Başkanlığı, "Bu haftanın, dinin asıllarına sonradan eklemelerde bulunmak gibi bir gayesi olmadığından bidat olarak nitelenmesi son derece anlamsızdır." diye belirterek açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

"Bir kez daha altını çizerek belirtmek isteriz ki, Başkanlığımız Kutlu Doğum Haftasını Mevlit Kandiline alternatif olarak ihdas etmiş değildir. Bu hafta, Mevlit Kandilinin ancak mütemmimidir. İslam dünyası ile eşzamanlı olarak idrak ettiğimiz mübarek Mevlit Kandili, Resûl-i Ekrem’in dünyayı teşrifini şükürlerle andığımız, ona olan sevgimizi ve ihtiramımızı ifade ettiğimiz dinî bir gecedir ve milletimiz tarafından coşku ile kutlanmaya devam edecektir. Halbuki Kutlu Doğum Haftası, Sevgili Peygamberimizi doğru anlamak, onun sünnetini bugüne taşımak, onun hayat tarzını çocuklarımıza ve gençlerimize tanıtmak, günümüz problemlerine nebevî referanslarla çözüm aramak amacıyla ortaya çıkmış ilmî bir haftadır. Yaygın eğitim faaliyeti şeklinde tasarlanan bu haftanın, dinin asıllarına sonradan eklemelerde bulunmak gibi bir gayesi olmadığından bidat olarak nitelenmesi son derece anlamsızdır."

"Hz. Muhammed’e sevdalı olan bu ülke insanına onu anmaktan ve tanımaktan vazgeçmesini önermek, tam manasıyla bir idrak tutulmasıdır"

Milletin her ferdini bir araya getiren en büyük sevginin Peygamber sevgisi olduğunun vurgulandığı açıklamada, "Unutulmamalıdır ki, milletimizi millet yapan ve bu aziz milletin her ferdini bir araya getiren en büyük sevgi, Peygamber sevgisidir. İçinden geçmekte olduğumuz hassas dönemde Hz. Muhammed’e sevdalı olan bu ülke insanına onu anmaktan ve tanımaktan vazgeçmesini önermek, tam manasıyla bir idrak tutulmasıdır. Hem yurdumuzun dört bucağı hem de yurt dışındaki millet varlığımız için bu hafta, Hz. Peygamber’in sünneti ışığında millî ve manevî değerlerimizi güçlendiren, ufkumuzu tazeleyen, kimliğimizi pekiştiren, asimilasyonu önleyen, birliğe, barışa ve kardeşliğe yatırım yapan bir haftadır." denildi.

"Başkanlığımız, her sene bir bilgi, aydınlanma ve irfan ziyafetine dönüşen Kutlu Doğum Haftasının istismar edilmesine, kuralsızca eleştirilmesine ve itibarsızlaştırılmasına müsamaha göstermeyecektir." uyarısının yapıldığı açıklamanın sonunda, şu ifadeler kullanıldı:

"Söz konusu haberin düzeltilmesi gereğini aksi takdirde bütün kanuni haklarımıza müracaat edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."  (Fırat Arslan - İLKHA)