"Ulema kendi arasında vahdeti oluşturmalıdır"

"Ulema kendi arasında vahdeti oluşturmalıdır"

3’üncü Alimler Buluşmasında konuşan İttihad-ul Ulema Genel Başkanı Molla Enver Kılıçaslan, ulemaların kendi aralarında vahdeti oluşturup küfre karşı memleketlerini muhafaza etmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye, İran, Irak ve Suriye'deki âlimlerin katılımıyla Diyarbakır'da gerçekleşen ''3'üncü Âlimler Buluşmasında açılış ve selamlama konuşmaları yapıldı.

Programın açılış konuşmasını İttihad-ul Ulema adına Molla Abdülkuddüs Yalçın yaptı.

HÜDA PAR Genel Başkanı Sağlam mesaj gönderdi

Programa HÜDA PAR Genel Başkanı Avukat İshak Sağlam da bir mesaj gönderdi. Sunucu tarafından okunan Sağlam'ın mesajında şu ifadelere yer verildi:

"Her daim İslam Ümmeti’ne öncülük etmiş siz değerli alimleri Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi ile selamlıyorum.

Ümmet coğrafyasında Müslümanları zayıf düşüren ihtilaf ve ayrılıkların zirve yaptığı bir zaman diliminde, böylesi bir organizasyon hem zaruri hem de takdire şayandır.

Ulus devlet zehirli mantığının Ümmet coğrafyasını bölük pörçük ettiği bu asırda yeniden dirilme, ittihad ve ittifaka her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç vardır. Mazlum Ümmet coğrafyasının değişik noktalarından bu gaye doğrultusunda bir araya gelen siz değerli alimlere Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler diliyor, partim HÜDA PAR adına hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Davamızın sonu Allah’a hamd etmektir."

Ardından bir selamlama konuşması yapan İttihad-ul Ulema Genel Başkanı Molla Enver Kılıçaslan, vahdetin önemine vurgu yaptı.

"Müslümanların halini görünce ağlamaklı oluyoruz"

Üçüncüsünü gerçekleştirildikleri bu buluşmaların ileriki dönemlerde de yapılacağını söyleyen Kılıçaslan, programın hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

İslam coğrafyasındaki Müslümanların durumuna dikkat çeken Kılıçaslan, "Yahudilere bakınız. 60 yıldır Filistinli kardeşlerimize zulmediyorlar. Onlar Yahudi’dirler. Allah-u Teala onları düşman ilan etmiş. Bugün Mısır gibi bir devlet ki alimlerin büyük bir kısmı oradan yetişiyor. Suudi Arabistan gibi Mekke ve Medine’den olduğu bir ülke içinde milyonlarca Müslüman var. Acaba Suud ailesi kime çalışıyor? Mısır’da binlerce Müslüman öldürüldü, binlercesi zindanda. Bir o kadarı da yurtdışında muhacir. Müslümanların halini görünce ağlamaklı oluyoruz. Suriye ki ilmin merkeziydi. Neler geldi başına. Yemen, Afganistan olmak üzere İslam ülkeleri işgal altında. Suriye’de bugün camiler harap ediliyor. Onların yerine kiliseler inşa ediliyor. ‘Müslümanları toplayın İsa Rabbimizdir.! İsa bizi kurtaracak.’ diyorlar. Neden bu durum Müslümanların başına geliyor."” dedi.

"Ulema kendi aralarında vahdeti oluşturmalıdır"

İslam alimlerinin, Hazreti Muhammed'in, kendilerine verdiği tebliğ görevini yerine getirmediğini söyleyen Kılıçaslan, "Bizler vazifemizi yapmadığımızdan Allah-u Teala yardım etmiyor. Ulema kendi aralarında vahdeti oluşturmalıdırlar ve küfre karşı durup memleketlerini kurtarmalıdırlar. İslam şeriatına göre İslam memleketi işgal altındaysa o beldenin kurtulması için Müslümanlar mesuldür. Acaba özgür bir Müslüman var mıdır? Özgür bir İslam toprağı var mıdır? Bu yüzden o mesuliyet alimlerindir." diye konuştu.

"Peygamberlik bitti ama peygamberlik görevi bitmedi"

Kürd milletinin İslam'dan uzaklaştığını ve Komünizm, Marksizm gibi ideolojilerin peşinde gittiğini söyleyen Kılıçaslan, "Bugün bakıyoruz ki dünyada en sahipsiz millet Kürdlerdir ki onları da İslam'dan, Peygamberden uzaklaştırıp köle yapmak istiyorlar. Kimsenin onlara devlet vereceği de yoktur. Madem alimler peygamberlerin varisleridir ki bu görev az bir şey değildir. Peygamberlik bitti ama peygamberlik görevi bitmedi. Eğer bizler milletimize sahip çıkmazsak onlar Yahudi, sosyalist olurlarsa Allah-u Teala bizlere bunun hesabını soracaktır. Âlimlerin, Seydaların, sofilerin çocukları neden İslam'ı terk etti diye hesaba çekileceğiz." diye konuştu.

"Âlimler vahdet etmezse İslam ümmeti de vahdet etmez"

Kılıçaslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Allah'ın Peygamberi kıyamette sorguya çekilmekten korkuyordu. O mesuliyetten kurtulmak için çalışıyordu. Alimler, Peygamberin yolunu sürdürmezlerse o vazifeyi yapmazlarsa görevleri nedir? Peygamberimiz, hadislerinde âlimleri övmüştür. Peygamberimiz ölmeden önce sünnet ve Kur'an-ı bize bırakmıştır. Biz, o mirasa sahip çıksaydık çocuklarımız komünizme meylederler miydi? Bu yüzden kardeşler, mesuliyet büyüktür. Toplanmamızdan amacımız alimlerin vahdete ulaşmasıdır. Âlimler vahdet etmezse İslam ümmeti de vahdet etmez. Bugün islam alemi zillet içindedir. Alimler vazifesini yapmamıştır. Alimler vazifesini yaparsa bu zillet sona erer." (Fırat Arslan, M. Fatih Akgül, Emrah Deniz, Mehmet Çelik- İLKHA)