IDF yetkilisi: En güçlü kuvvet Hizbullah

IDF yetkilisi: En güçlü kuvvet Hizbullah

Amerika'da yayınlanan haftalık savunma dergisi Defense News'te, İsrail'in 2017'de olası bir savaşla karşılaşıp karşılaşmayacağı ve kimlerin Siyonist rejim için tehlike arz ettiğini konu alan bir haber yayınlandı.

1 Ocak'ta yayınlanan ve Barbara Opall-Rome'nin imzasını taşıyan haberde, Bölgenin geniş bir bölümünde savaşlar devam ederken, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) 2017'yi bir savaş olmadan geçirebileceklerine dair iyimser oldukları belirtildi.

"2017'de savaş çıkma ihtimali düşük"

IDF'den ismi belirtilmeyen üst düzey bir yetkilinin açıklamalarına yer verilen haberde, yetkilinin ağzından şunlar aktarıldı: "2017'de savaş çıkma ihtimali, -genel konuşursak- düşük. Ancak günümüz savaşlarının nasıl başladığını buraya not edelim. İki taraf savaşmak isteyebilir, bir taraf savaşa gitmek isteyebilir veya iki tarafta savaş istemeyebilir. Ancak bugün en büyük ihtimalle olası olan savaş, iki tarafın da istemediği ancak gerilim gereği kendimizi içinde bulabileceğimiz savaşlardır"

"İran'ı hesaba katmak zorundayız"

İsrail'in, istenmeyen sonuçlara hazırlıklı olmak zorunda olduğuna vurgu yapan Siyonist yetkili, "Özellikle Kuzeyde Hizbullah, Gazze merkezli Hamas ve Batı Şeria'daki Filistin Yönetiminin yanı sıra uzakta bulunan İran gibi Ülkeleri hesaba katmak zorundayız. Biz, en güçlü taraf olarak daha iyi bildiğimize inanıyorum, adımlarımızı daha iyi hesaplamalıyız. Gerginlik dinamikleri dikkatli izlemek zorunda olduğumuz bir nokta" diye konuştu.

"En güçlü kuvvet Hizbullah"

Üst düzey İsrail'li yetkili, gazetecilerle bir istihbarat bilgisi paylaşarak, 2017'de İsrail'e yönelik tehditleri şu şekilde sıraladı:

"- En büyük istikrarsızlık Batı Şeria'dan beklenmeli

- En kolay tutuşturulabilecek ateş ise Gazze'de bulunan Hamas'tan gelebilir

- Önümüzdeki en güçlü kuvvet Hizbullah ki bunun  olasılığı bir gerilim dinamiğine girmediğimiz sürece düşük

Rusya ve diğer güçler buradaki varlıklarını azalttığında İran ve Hizbullah'ın burada etkin kalma planı, savaşın parçaladığı Suriye'de daha sağlam yerleşmelerini sağlar. İsrail'in Beşar Esad ile başa çıkacak kadar güçlü olması avantaj, ancak endişem, süper güçler çekildiğinde veya varlıklarını azalttığında, İran ve Hizbullah'ın Suriye'de daha da güvenli şekilde büyümesi ki bu hikâye için iyi bir son olmayacak."

"Hizbullah İsrail'e karşı hazırlığını bir gün bile durdurmadı"

Yetkili, Hizbullah'ın Suriye'de 8000 mensubu olduğu tahmininde bulunarak,  2011'de Suriye'de iç savaş baş gösterdiğinden bu yana Hizbullah'ın 1700 kayıp verdiğini ve 6000 yaralısı olduğunu, buna rağmen Hizbullah'ın kendini İsrail ile olası çatışma için silahlandırmayı sürdürdüğünü aktardı.

Hizbullah için, "İsrail karşısında kendilerini inşa etmeyi bir gün bile durdurmadılar." diyen Siyonist yetkili, "Biz savaşın birinci günü için beklemek istemeyiz" diyerek önleyici operasyonlar için açık bir referans verdi.

"Nasrallah'a yeterince güçlü olduğumuzu göstermeliyiz"

Yetkili şöyle devam etti: "Lübnan'a fazlaca silah sistemleri girmesine izin verdiğinde büyük bir savaş olasılığını arttırmış olursun. Çünkü Hizbullah lideri Nasrallah her hafta, İsrail'i fethedecekleri gün hakkında konuşuyor. Eğer her hafta böyle konuşursa neden bekleyelim, O'na yeterince güçlü olduğumuzu göstermeliyiz."

"Hizbullah savaş uçaklarına ilgi duyuyor"

Yetkili ayrıca İran'dan destek alan Hizbullah'ın, Rusya'nın da gelişmiş silahlarına ilgi duyduğunu, özellikle savaş uçağı gibi savunma silahları istediğine dikkat çekerek, "Putin'e bir tavsiye verecek olsaydım, Ortadoğu'da istikrar için  ve Suriye'de kazandıklarını koruması için Hizbullah'ı gözetimde tutmasını önerirdim' diye ekledi.

İsrail'li yetkili, 2017'nin İran'da Mayıs'ta gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçiminin öncülük ettiği bir gerilim yılı olacağını, Ruhani'nin iç konulara odaklanmak istediğini, bu sırada Ayetullah Ali Hamaney'in ve Devrim Muhafızları'nın ise birlikte İslam Devrimini ihraç etmek istediklerini iddia etti.

Yetkili Ruhani'nin geçen Haziran'da yapılan parlamento seçimlerinde, Ayetullah Hamaney'in rahatsız olduğu dönemde kendisini güçlendirdiğini söyleyerek, Hamaney'in ise keskin konuştuğunu ve yönettiği sistemdeki güçlü kontrolünün mevcudiyetinin baki olduğunu vurgulayarak, Hasan Ruhani için, "Sınırlarını bilme noktasında zeki biri" diye ekledi. (Hürseda Haber)