Farkında olmak

15 Şubat 2018 Perşembe, 11:41

Dünyada olup bitenlerin “farkında” olmak önemlidir, çünkü farkında olmak tutum belirlemede, önlem almada etkilidir.

Tabii farkında olmak hiçbir zaman tek taraflı hareket etme sonucunu doğurmaz.

Mesela Amerikan siyaseti…

Amerika her zaman her şeyin farkında olduğunu iddia eder ve hatta adımlarını da ona göre attığını söyler.

Mesela…

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Suriye'nin kuzeybatısında son dönem yaşananlardan endişe duyduğunu belirtip Türkiye'nin de güvenlik kaygılarının “farkında” olduğunu söyledi.

Siz katılır mısınız, katılmaz mısınız bilmem; ama ben anladığımı söyleyeyim:

Açıklamada iki konuya vurgu var.

Birincisi, Amerika, PYD'ye yönelik operasyon yapılmasından dolayı endişeli.

İkincisi ise Türkiye'nin “güvenlik kaygılarının farkında”…

Yani…

Yanisi şu, Amerika şunu demek istiyor: “Güvenlik kaygılarının farkındayım ve bu kaygılarının artması ve hatta güvenlik sorununu ciddi biçimde yaşaman için elimden geleni yapıyorum, yapacağım.”

HATA MI ŞEYTANLIK MI?

Amerikan başkanı Trump, özeleştiri yapmış: “Birkaç ay öncesindeki son hesaplara göre Ortadoğu'da 7 trilyon dolar harcadık. 7 trilyon dolar. Büyük bir hata; ama durum bu.”

Bu samimi bir yaklaşım mı?

Halihazırdaki duruma baktığımızda pek de samimi bir yaklaşım gibi görünmüyor.

Amerika, Suriye'ye asker ve silah yığıyor.

En son Pentagon PYD öncülüğünde kurulan SDG için 550 milyon dolar kaynak ayrıldığını açıklamış.

Trump'un dediğine göre bu da hata, öyle değil mi?

O zaman…

Ya Trump bir kukla ve yönetimle alakası yok, ya da Trump bu açıklamalarla Körfez'den biraz daha para koparmanın derdinde…

Yani mesele yine şeytanlık!

BAHÇELİ VE HO Şİ MİNH

MHP lideri Devlet Bahçeli, Amerika ile Türkiye arasında olası bir savaş durumunda Vietnam Savaşı'nı hatırlattı: “Amerika Vietnam'da yaşadıklarını unutmaz. Yıllarca etkileri sürdü. Semptomları hâlâ devam ediyor. Oradan Amerika'ya dönenlerin yaşadıkları... 20 milyonluk bir ülke, 200 milyonluk ülkeye kök söktürdü. Türkiye onların beş katını yapar.”

Tamam, Bahçeli yine milliyetçi damardan girerek “Türk milleti”nin direneceğini söylemeye çalışıyor; ama neden “Kurtuluş savaşı”nı değil de Vietnam'ı örnek veriyor?

Bahçeli zihniyetinde birinin sadece Maraş'tan, Antep'ten, Çanakkale'den, hatta Ergenekon ve Çin Seddinden söz etmesi gerekiyordu.

Neden Vietnam?

Tamam, Amerika orada büyük bir darbe yedi; ama bir de şu var.

Vietnam'da Amerika'ya direnen Vietkong gerillaları komünist ideolojiye bağlıydı ve Ho Şi Minh diye bir liderleri vardı.

Hani dünya komünistleri arasında efsane olan Ho Şi Minh…

Yani?...

Yani anlamadığımız şey şu: Bahçeli'nin danışmanları arasında kripto komünistler mi var, yoksa MHP'de bizim idrak edemediğimiz bir değişim mi yaşanıyor?

KOMÜNİSTLER BRİTANYA'YA!

Murat Belge de Türkiye'den ayrılmaya karar vermiş.

İngiltere'ye gidecekmiş…

Ona sorsanız “Mesele sadece akademik” diyor; ama insanın aklına başka şeyler de gelmiyor değil.

Nasıl ki, “Gezi olayları”nda “mesele sadece ağaç” değilse bu gidişte de “mesele sadece akademik” değil gibi geliyor.

Yalnız bir pürüz de var gibi.

Şimdiye kadar gidenler ve gitmeye karar verenler genelde “beyaz Türk” olarak tarif edilenlerdi.

Murat Belge, evet, bir akademisyen; ama aynı zamanda Türkiye'nin en ünlü Marksist teorisyenlerinden biri.

Aslında geçmişinde bir “Beyaz Türk” tarafı da var. Neticede eski ünlü diplomat Burhan Belge'nin oğludur kendisi.

Tabii sizin de kafanıza “Neden İngiltere?” diye bir soru takılmıştır büyük ihtimalle.

İngiltere, Marksistler için bir hayal kırıklığıdır, zira Marks'ın öngörüsüne göre komünist devrimin öncelikle İngiltere'de olması gerekiyordu.

Ama devrim sanayinin pek de gelişmediği Rusya'da ve işçiler tarafından değil de öğrenciler tarafından gerçekleştirildi.

Ama durun!

Şimdilerde “Demokratik devrim” için bir ışık görünür gibi oldu.

BBC'nin aktardığına göre ‘İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin maliye sözcüsü John McDonnell, Karl Marks'ın eseri ünlü Das Kapital'den öğrenecek çok şey olduğunu' söylemiş.

Bir dönemin “Üzerinde güneş batmayan” emperyalist ülkesi İngiltere…

İşçi Partisi hareketli günler geçiriyor, Soros'un İngiltere'deki müdahaleleri konuşuluyor, Brexit tartışmaları yapılıyor, Masonlar tartışılıyor…

İngiltere komünistler için cazip bir hale geliyor.

Hatta eskiden söylenen “Komünistler Moskova'ya” sözü bile “Komünistler Britanya'ya” şeklinde değişebilir.

Yüzde değeri düşük de olsa ihtimallerden söz ediyoruz.

O yüzden Murat Belge gitmeli İngiltere'ye.

Yani mesele sadece akademik değil. (Dogruhaber)