yazar_isim
2012-02-22

Altına talebin son yıllarda artması dikkat çekici. "Güvenli liman" olarak görülen altına bu kadar talep gösterilmesinin en önemli sebebi, gelişmiş ülkelerde yaşanan sıkıntılar.

 

Artık pek çok kişi ve kurum biliyor ki, dünyadaki bazı gelişmiş ekonomi ve para birimleri giderek riskli hale geliyor. 2008'de ABD'nin yaşadığı deprem, sonrasında Avrupa'nın içine düştüğü borç krizi dünyayı endişelendirmeye devam ediyor.

"Eğer bir gün gelir işler beklenmedik bir hale bürünür, bazı ülkelerin paraları pul olursa..." endişesi azalmıyor, aksine artıyor.

Özellikle, bazı ülkelerin borç imparatorluğuna dönüşmesi, bu endişenin en önemli kaynağı.

Yunanistan, dünya için en çarpıcı ve ibretlik bir örnek oldu. Kamu borçlarının milli gelire oranı şu an yüzde 159,1 (2011/Ç3) seviyesinde. Bunun ödenmesi çok zor. Alınan tedbirler, iflası erteleme girişimleri olarak görülüyor.

2011 yılı üçüncü çeyrek verileri, Portekiz (% 110,1), İrlanda (% 104,9), İtalya (% 119,6), İspanya (% 66,0), Fransa (% 85,2), Belçika (% 98,5) ve İngiltere'nin (% 85,2) borçlarının da milli gelire oranının yükselmeye devam ettiğini gösteriyor. Bilhassa Portekiz, İspanya, İtalya ve Fransa'nın riskleri arttı.

Dünya bir süredir Avrupa ile yatıp kalkıyor. Ekonomileri, uzmanlarca didik didik ediliyor. Ama gözlerden kaçan başka ekonomiler de var.

Mesela Japonya. Pek çok insanın kafasında ideal bir ekonomik model oluşturmuş ülke gibi görünür Japonya. Acaba bu ne kadar doğru?

Çin, Hindistan ve diğer bazı Uzakdoğu ekonomileri Japonya'nın dünya pazarlarındaki hakimiyetini sarsmış durumda.

Dış pazarlarda zorlanıyor artık. Ayrıca geçen yıl yaşanan nükleer krizin petrol ithalatını artırması ve para birimi yen'in güçlü seyir izlemesi, ihracatına darbe vurdu ve geçen yıl uzun zamandır görmediği ölçüde açık verdi. İthalatı bir önceki yıla göre yüzde 9,8 artarken ihracatı yüzde 9,3 geriledi. Enerji ithalatındaki tırmanış yanında, Avrupa pazarlarındaki daralma da ihracatını olumsuz etkiledi.

Japonya'yı ele almamızı gerektiren esas konu ise dünyanın en ağır borç yüküne sahip ülkelerinden biri olması. Japonya'nın şu anki kamu borcu 10,5 trilyon doları buluyor. Borcun milli gelire oranı ise 2010'da yüzde 220 idi. 2011 rakamı muhtemelen yüzde 230 dolayında olacak.

Başbakan Yoşihiko Noda, geçen hafta içinde yaptığı bir açıklamada, borçları azaltmak için ülkenin zaman kaybetmeye tahammülü olmadığını söyledi. Yaşlanan nüfus, artan sosyal güvenlik harcamaları da, ülke yönetimini düşündüren konular arasında.

İkincilik unvanını Çin'e kaptırdıktan sonra dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olan Japonya'nın bu hali, dünyayı da yakından ilgilendiriyor, ilgilendirecek.

Bir diğer konu da ABD'nin borçları. 2008 krizinin patlak verdiği ülkede, alınan tedbirler, piyasaların dolara boğulması ve basılan paralar krizi yatıştırdı. Şu an için işler yolunda görünüyor. Ancak bütçe açıkları ve kamu borç stoku, ülke içi tartışmaları da beraberinde getiren en büyük sorun. Kamu borçlarının milli gelire oranı yüzde 94,4 (2010) seviyesinde. Gün gelir, rezerv para olan dolara güven azalırsa işler istendiği gibi gitmeyebilir.

Bu noktayı, geçtiğimiz günlerde bizzat Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da dile getirdi. Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün düzenlediği "Global Ekonomik Kriz ve Türkiye'ye Yansımaları Paneli"nde konuşan Babacan, ABD Doları dünyada bir rezerv para birimi olarak görüldüğü için ABD'nin borç stoku ve bütçe açığının henüz bir krizi tetikleyici alan olarak ortaya çıkmadığını belirttikten sonra şöyle diyordu: "Gün gelecek, bu bütçe açığı ve kamu borç stoku da dolarda sert bir değer kaybı ve ciddi bir dolar enflasyonuyla beraber, dünyanın karşısına bir sorun olarak çıkabilir. Bu da krizin daha da derinleşmesine neden olabilir."

2008'den ders alınmadı çünkü. Getirilen eleştiriler unutuldu, sorun yeni sorunlara kapı aralayan yöntemlerle çözüldü.

Borçları başarılı bir şekilde ilelebet yönetmek, ötelemek veya bir yolunu bulup başkalarına ödetmek ne kadar devam edebilir?

(ZAMAN)

 



Bu makaleye yorum ekleyen ilk siz olun…
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
reklam
ANKET
Neden Mustazaf-Der Hakkında Kapatılma Kararı Verildi?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Mustazaf-Der Şube Başkanı: Üstüme 30 Polis Çullandı!
Yaklaşık 30 polis tarafından darp edilen Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanı Abdulkadir Alakuş, yaşadığı olayı İLKHA'ya anlattı. Polisin terörist muamelesi yaparak kendilerine silah doğrulttuğunu, biber gazı sıkarak darp ettiğini ifade eden Alakuş, hem darp ettiklerini, hem de kendilerini temize çıkarmak için davacı olduklarını söyledi.
Haber1
Başörtüsavar Profesörün Sicili Kabarık Çıktı
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadide Kazancı ise, Astronomi ve Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rennan Pekünlü'nün öğretim üyeliğinden uzaklaştırılma noktasına gittiğini söyledi.
Haber1
Ülkemizde Hukuk Eliyle Cinayetler İşleniyor!
Marmara İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu İstanbul'da yaptığı kitlesel basın açıklamasıyla Mustazaf-Der'ın kapatılması ve Gaziantep'te kızının başörtüsüyle okuması için mücadele eden Güllü Çevik'e ceza verilmesini kınadı.
Haber1
Laden'in Ölümü Üzerinden Oy Alma Filmi!
ABD devlet Barck Obama'nın, ABD- Pakistan hükümeti işbirliğiyle bir yıl önce düzenlenen operasyonla katledilen Usame bin Laden'in ölümü üzerinden oy alma planları yaptığı öğrenildi.
Haber1
'Arap Baharı'nı Batı Yönlendiriyor'
Avrupa'nın önde gelen Müslüman entelektüellerinden Tarık Ramazan, "Arap Baharı" süreci öncesinde Batı'nın yönlendirici etkisi olduğunu söyledi.
EN ÇOK OKUNANLAR
Haber Resim Yok
Başörtüsünden Ötürü Ödül Verilmedi
Kros yarışmasında dereceye giren başörtülü öğrencinin ödülü verilmedi! Hatayı, kaymakam telafi etti.
Haber Resim Yok
Volkswagen'in Elektrikli Otomobili
Volkswagen 24 Golf Blue-e-Motion aracından oluşan bir filo ile sekiz batı Avrupa ülkesinde ve Japonya'da uluslararası Roadshow'a başladı. Etkinliklerin amacı farklı müşteri gruplarına Volkswagen'in elektrikli otomobil alanındaki çalışmalarını tanıtmak ve yeniliklere katılımlarını sağlamak.
Haber Resim Yok
Mustazaf-der Kapatıldı...
Yazar Cevdet Kara, Mustazaflarla Dayanışma Derneği'nin kapatılmasını konu alan yazısının sonunda, "Mustazaflar üzülmesin… Elbet güneş yeniden doğacak… Çünkü Hak geldi batıl zail olacak…" şeklinde bitirdi.
Haber Resim Yok
Katı Vize Uygulamasının Son Örneği
Almanya'nın Türkiyelilere uyguladığı katı vize uygulaması beşikteki çocuktan 80 yaşındaki yaşlılara kadar uzanıyor. Vize engeline takılan son mağdur bir buçuk yaşındaki Enes oldu.
sag alt
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2012   Tüm Hakları Saklıdır.