ABD ile ortaklığımız daha ne kadar ayakta kalabilir?

09 Şubat 2018 Cuma, 10:50

1990'lı yıllarda Sovyetler Birliği çökmüştü. Berlin Duvarı yıkılmış, iki Almanya birleşmiş, Demir Perde ülkeleri Moskova'dan kopmuşlardı. O günleri anlatan bir konuşmasında Putin "Uçaklarımızı havalandırmaktan acizdik" diyor...

Düşman üretimi

Eğer Amerika o dönemde isteseydi belki Rusya da NATO'ya katılır ve ABD'nin müttefiki olurdu. Ancak ABD müttefik değil uydu istiyordu. Bir de ABD kendisini tehdit eden düşmanlar üretmeden dış politikasını belirleyemiyordu. Çünkü Pentagon ile silah endüstrisinin ortaklığı ancak düşman üretimi ile devam ettirilebilirdi. Bu şekilde Rusya'yı yine tehdit olarak kabul ettiler. Dağıtık Yeltsin'den sonra Putin iş başına gelince de, Rusya kendini toparladı ve yeniden bir Süper Güç olarak Amerika'nın arzu ettiği tehdit konumuna girdi.

Teröre destek

ABD eğer devlet düzeyinde tehdit olarak bir oluşum bulamazsa, terör örgütlerini üreterek savaş ekonomisine katkıda bulunur. Irak'ı işgal ettikten sonra da, doğan boşluğu Saddam'ın kadrolarının çekirdeğini oluşturduğu DEAŞ doldurmuş ve Irak'ın ikinci büyük şehri Musul hiç silah atılmadan DEAŞ'a teslim olmuştur.

Yeni yeni uyanıyoruz

Biz ABD'nin PKK'ya uzanan yolda 1960'lı yıllardan beri bölgede "Barış Gönüllüsü" adı altında gönderdiği elemanlarla ne tür faaliyette bulunduğunu incelemek gereğini duymadık. Ancak Amerika'nın işgalinden sonra da Irak topraklarında PKK'nın yerleşkelerinin koruma altında olduğunu görünce uyanmaya başladık. Ve şimdi ABD, PKK'yı YPG aracılığıyla Suriye'ye taşıyınca, tam olarak kendimize geldik.

Bu masalın sonu nasıl bitecek? PKK'ya, FETÖ'ye destek veren Amerika ile ortaklığımız, bu garipliklere daha ne kadar dayanabilecek?Amerikan destekli yeni darbe girişimlerine tanık olacak mıyız? Sanırım önümüzdeki günlerin cevaplandıracağı en önemli soru budur. (Sabah)