yazar_isim
2012-01-29
Biliyorum... Diyecekler ki, “hükümet daha ne yapsın”...
 
Doğrudur, ben de öyle düşünüyorum, hükümetin bir çok konuda yaptıkları hakkında...
 
Çok güzel şeyler yaptı, yapmaya devam ediyor...
 
Yol, sağlık, eğitim, ekonomi, temel hak ve özgürlüklerde iyileştirmeler...
 
Ancak böyle düşünüyor olmak, bu yapılanları görüyor olmak, her konuda “eyvallah” demek değildir...
 
İşte görüyorsunuz... Söz konusu “Müslüman” oldu mu, hele ki “hem Kürd hem Müslüman” oldu mu, o “eski mücahidler”, o “dindar yöneticiler” dahi görmezden geliyor, ya da görmemek için başını öteki tarafa çeviriyor...
 
Komünist, faşist ve laike tanınan haklar dahi Müslümana tanınmıyor... Yapılan düzenlemelerden, dağıtılan adaletten özellikle muaf tutulmaya çalışılıyor... Hele ki Kürt ve Müslüman ise külliyen yandı...
 
Örnek mi? Çoook...
 
Anter Anter... Musa Anter'in oğlu... Tanımam, etmem... Fikri, düşüncesi kendine... Yıllar önce taa 72’lerde vatandaşlıktan çıkarılmış. Sürgünde tam 43 yıl... Gerekçe tam belli olmamakla birlikte 1 Mayıs'a katılmak ya da askerlik sorunu... Babası Musa Anter'in öldürülmesinden bir yıl önce 1992 yılında Türkiye'ye girişi yasaklanmış. Gerekçe söylenenlere bakılırsa meçhul... Babasının öldürülmesinin ardından Türkiye'ye gelebilmek için okul arkadaşı Mesut Yılmaz'a başbakanlığı döneminde mektup yazıyor o yılların hatırına. Ancak Mesut Yılmaz'dan ses seda çıkmaz, mektuba cevap bile vermez...
 
Şimdiler de ise... Musa Anter'in acısını yüreğinde hissettiğini dile getiren Başbakan Erdoğan'a yazdı; “Sevgili Başbakan, babamın mezarına bir gideyim de bir Fatiha okuyayım, ben de sizin kadar Musa Anter'in acısını içimde hissediyorum.”
 
Mektuba cevap gecikmez. Ve Erdoğan'ın talimatıyla beklenen izin çıkar. Böylelikle Türkiye'ye gelir... Üstelik öyle normal bir şekilde de değil, “Nedenleri saklı olmak koşuluyla”, “insani bazı sebeplerle” Anter'in 1 aylığına yurda girmesine Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yazılan “gizli” ibareli bir yazıyla izin verilir...
 
Ardından, en kısa sürede tekrar Türk vatandaşlığına alınacağının haberi hükümet tarafından verildi... Hayır, neden geldi, getirildi, izin verildi, derdinde değilim. O'nun da hakkı, babasının mezarı başında Fatiha okumak. Ancak bunu yapan başbakan sayıları belki binleri, on binleri bulan ve İslami davadan dolayı yurtdışında yaşamak zorunda bırakılanlara da aynı kapıyı açar mı, açıyor mu? Hayır. Oysa onların da aileleri var, onların bazılarının anne babaları vefat etmiş. Ve onlar da anne babalarının mezarı başında bir Fatiha okumak istiyor...
 
Kemal Burkay... Şivan Perver... Şükrü Gülmüş... Ve daha niceleri...
 
Bakın bu gelenlere ve gelmeleri için ısrar edilenlere, İslami kimliği ile öne çıkan bir tane şahsiyet var mı? Hayır, asla bulamazsınız. Sebep korku mu?
 
Hayır, hiç sanmıyorum.
 
Korku olsa, askere bu kadar kafa tutulur muydu? İsrail'e “one minute” çıkışı yapılır mıydı? Gerektiğinde Amerika ile bile karşı karşıya gelinir miydi?
 
Öyleyse... Belki demokrat, şirin ve kucaklayıcı görünmek.
 
İyi de neden içinde bir tane dindar yok..? Onların günahı ne? Toplumsal barış olacaksa onlar da bu toplumun evladı değil mi? Yoksa bu hoşgörü müslümanlar için geçerli değil mi? Velev ki, yönetenler müslüman kimliği ile öne çıkmış olsalar bile..? O zaman ben ne anladım bu işten..? Ne işleri var orada..? Sadece yol, köprü yapmak, kömür dağıtmak ise yol da istemiyoruz, kömür de... Milli gelirimiz artmış, kime ne?
 
Başka...
 
Rana teyze... Basından okudunuz; 77 yaşında, kanser hastası bir anneydi. Cezaevinde olan ve 6 aydır göremediği oğlu Ahmet Baran’ı görmek istiyordu sadece... Bu kadar... Onu bile çok gördüler. Oğlunu son bir defa göremeden vefat etti. Allah binlerce kez rahmet etsin.
 
Ergenekon davası sanıklarının her sıkıntısı için yasalar değiştirilirken cezaevlerindeki farklı kesimlerden binlerce kişinin mağduriyetleri yıllarca dillendirilmesine rağmen neredeyse hiçbir girişimde bulunulmuyor... Hele ki mağdur müslüman ise...
 
“Ben beş yıl boyunca Adıyaman'a, yedi yıl Bingöl'e, üç yıl Elazığ'a gereksiz yere gidip geldim. Tam on sekiz yıl boyunca bu halimle cezaevlerine gidip geldim. Artık ihtiyarım hastayım hiç mi vicdan yok bunlarda, bu hasta halimle artık yapamıyorum.
 
... Kim bu işte sorumlu ise hepsinden ahirette davacı olacağım.
 
... Oğlum Diyarbakır'dayken haftada bir, ziyaretine gidebiliyordum. Hastalığımdan dolayı ayda bir ziyaretine gidip gelmeye başladım. Daha sonra oğlumu hiçbir neden yok iken Bayburt'a sürgün ettiler. Oğlumu Bayburt'a gönderdiklerinde sanki artık oğlumu hiç görmeyeceğim diye içime bir şeyler düştü. Oğlum uzak yerde olduğu için tam altı aydır görüşemedim. Allah'tan korksunlar peygamberden utansınlar. Çocuğumun sevkini ya tekrar Diyarbakır'a çıkartsınlar ya da ona izin verip bizi birbirimiz ile görüştürsünler” diye hasta yatağında yetkililere sesleniyordu, Rana Teyze...
 
Her mahkumun ikamet ettiği yere yakın bulunması kanununu çıkaranlar, oğlunun daha yakın bir yere nakledilmesine rıza göstermediler. Çıkardıkları kanunlara da riayet etmiyorlar.
 
Başka...
 
Yine ve bir kez daha Fikret Bayram... Omurilik felçlisi... Göğüs hizasından aşağısını hissetmiyor... Hareket yeteneğini ve vücut fonksiyonlarının yüzde 80-90’ını yitirmiş durumda... Günün 24 saatini yatağında geçirmeye mahkûm... Yani kısacası en temel ihtiyaçlarını karşılamak için dahi her yönüyle başkasının yardımına muhtaç...
 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sürekli hastalık hali nedeniyle 4 hükümlüyü  affetmiş... Affetsin, hasta ise neden olmasın... Gözü olanın gözü çıksın... Gözü çıkmazsa şaşı olsun... Kimler var içinde... Muhittin Taş, Kısmet Genç, Eroz Bozsüt, Hayati Ekinci... Suçları; kasten adam öldürme, ruhsatsız silah bulundurma, hırsızlık ve uyuşturucu ticareti... Daha önce de sol kesimden kimi mahkumları affetmişti...Ama Fikret Bayram yine yok...
 
Şimdi, gel de bunları söyleme...
 
Gel de habire “sabır” çek...
 
Gel de “ama efendim bak şunlar da oluyor” hatırına sus...
 
Mümkün mü..? Hayır...
 
Eğer biraz vicdan ve iz'an var ise...

(Hürseda Haber)



muhammet zeki
hüsnüzan
2012-01-31
gayemiz hiçbir zaman zalimleri savunmak olmadı,olmayacak.sadece,mazlumlara gerçekten zülmeden, inananlara zulmeden, ayrımcılık yapan velevki müslümanda olsa eleştirilebileceğini ki kimse;yok eleştirilemez ,yok şu kadar hizmet etmiş, eleştiremezsin diyenlere cevab olarak söyledik.vesselam.
ebu ömer
hastalıklı kalplere şifa ver ya rab
2012-01-31
unutmayın haccacı zalimde müslümandı altın ibrikte abdest alıyordu ama ne varki mustazaf müslümanlara zülmediyordu. o savunucu arkadaşlarada sesleniyorum.sizin ciğeriniz yanmamışki sait bin cübeyrleri anlayasınız.benim bakış açıma göre sadece toplum için ehveni şerdirler onun dışında bişey değiller
muhammet zeki
eleştiri
2012-01-31
elştiri,eğer yapıcı olursa güzeldir.çünkü müminler kardeştirler.iyiliği emreder kötülükten sakındırırlar.RESULLULAH ALEYHİSSELAMDA,SAHABELERDE,davetçilerde eleştirmişlerdir.nazımız,sitemimiz ve eleştirimiz sadece ve sadece inananlaradır.zalimlere ve inançsızlara sitemimiz yoktur ve olamazda.kardeşin,yanlış yaptığı zaman uyarırsın,sitem edersin ve gerekirse kızarsın.tabiki bu eleştiri ahlak çerçevesinde olacaktır.vesselam.
misafir
s a
2012-01-30
cermet yorum yapmişsın. bende senin yorumunu okudum yazmak istedim inş okursun kim kime oy veriyor istiyen istediğine oyunu verir ben sana kime oyverdin niye verdin diye bişi diyorummu yok sende kimseye diyemezsin gözünüzü açın artık niye islami kişiliklere bilmeden böyle yazıp çizmeye aklım ermiyor inan ahır zaman kardeşler uyanın artık bunlar dinini en güzel şekilde yaşamak istiyen insanlar ama buda bi gerçek böyle yaşamalarından rahatsız olanlar var vede bugüne kadar çok şeylerinden mahrum bırakılmışlar bitirilmeye çalışılmışlar ama bilmiyorlarki güclerini ALLAH tan alırlar yolları nebilerin yolu onlar bu yola başlarnı kurmuşlar ALLAH onlardan razı olsun küçüklüğümde camiye giderdim ders almaya ve tanırdım hepsini sonralarda şehir dışında çıktım yine gördüğüm insanlar oldu ama inan çok insanlar gördüm affınıza sığınıyorum kimseyi küçümsemiyorum ben böyle güzel insanlar görmedim YARAB,bi sen her şeyi gören her şeyi bilensin böyle insanları başımızdan eksitme kim islam dinene hizmet ediyorsa onları yar ve yardımcı ol YARAB,bi
Tum Yorumlar
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
reklam
ANKET
Neden Mustazaf-Der Hakkında Kapatılma Kararı Verildi?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Mustazaf-Der Şube Başkanı: Üstüme 30 Polis Çullandı!
Yaklaşık 30 polis tarafından darp edilen Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanı Abdulkadir Alakuş, yaşadığı olayı İLKHA'ya anlattı. Polisin terörist muamelesi yaparak kendilerine silah doğrulttuğunu, biber gazı sıkarak darp ettiğini ifade eden Alakuş, hem darp ettiklerini, hem de kendilerini temize çıkarmak için davacı olduklarını söyledi.
Haber1
Başörtüsavar Profesörün Sicili Kabarık Çıktı
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadide Kazancı ise, Astronomi ve Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rennan Pekünlü'nün öğretim üyeliğinden uzaklaştırılma noktasına gittiğini söyledi.
Haber1
Ülkemizde Hukuk Eliyle Cinayetler İşleniyor!
Marmara İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu İstanbul'da yaptığı kitlesel basın açıklamasıyla Mustazaf-Der'ın kapatılması ve Gaziantep'te kızının başörtüsüyle okuması için mücadele eden Güllü Çevik'e ceza verilmesini kınadı.
Haber1
Laden'in Ölümü Üzerinden Oy Alma Filmi!
ABD devlet Barck Obama'nın, ABD- Pakistan hükümeti işbirliğiyle bir yıl önce düzenlenen operasyonla katledilen Usame bin Laden'in ölümü üzerinden oy alma planları yaptığı öğrenildi.
Haber1
'Arap Baharı'nı Batı Yönlendiriyor'
Avrupa'nın önde gelen Müslüman entelektüellerinden Tarık Ramazan, "Arap Baharı" süreci öncesinde Batı'nın yönlendirici etkisi olduğunu söyledi.
EN ÇOK OKUNANLAR
Haber Resim Yok
Mustazaf-der Kapatıldı...
Yazar Cevdet Kara, Mustazaflarla Dayanışma Derneği'nin kapatılmasını konu alan yazısının sonunda, "Mustazaflar üzülmesin… Elbet güneş yeniden doğacak… Çünkü Hak geldi batıl zail olacak…" şeklinde bitirdi.
Haber Resim Yok
Başörtüsünden Ötürü Ödül Verilmedi
Kros yarışmasında dereceye giren başörtülü öğrencinin ödülü verilmedi! Hatayı, kaymakam telafi etti.
Haber Resim Yok
Volkswagen'in Elektrikli Otomobili
Volkswagen 24 Golf Blue-e-Motion aracından oluşan bir filo ile sekiz batı Avrupa ülkesinde ve Japonya'da uluslararası Roadshow'a başladı. Etkinliklerin amacı farklı müşteri gruplarına Volkswagen'in elektrikli otomobil alanındaki çalışmalarını tanıtmak ve yeniliklere katılımlarını sağlamak.
Haber Resim Yok
Katı Vize Uygulamasının Son Örneği
Almanya'nın Türkiyelilere uyguladığı katı vize uygulaması beşikteki çocuktan 80 yaşındaki yaşlılara kadar uzanıyor. Vize engeline takılan son mağdur bir buçuk yaşındaki Enes oldu.
Haber Resim Yok
'Halkımızın Ahiret Mutluluğu İçin Çalışmak Suç mudur?'
Mardin'in Kızıltepe ilçesinde Eğitim Birsen Kızıltepe Şubesi, İrfan Der ve İHL-Der düzenledikleri ortak basın açıklamasıyla Mustazaf Der'in kapatılmasını kınadı.
sag alt
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2012   Tüm Hakları Saklıdır.