Kürt ve Türk milliyetçiliğinden bize fayda yok

19 Nisan 2017 Çarşamba, 13:53

7 Haziran seçimleri çözüm süreci ile birlikte  PKK‘nin önünün açılmasıyla AK Parti Kürt  oylarında büyük bir kayıp yaşamış ve oylar HDP'ye akmıştı.

16 Nisan seçimlerinde Kürt oylarından umudunu kesen AK Parti, bu sefer MHP'ye kaymış ve bütün hesapları oradan gelecek oylara göre yapmıştı. Seçim kampanyası boyunca milliyetçi söylemleri ön plana çıkardı. Milliyetçi oyları çekmenin çabasına girdi. Ama sonuç yine bir hayal kırıklığı...

Kaderin cilvesine bak, 7 Haziran seçimlerinde AK Parti'yi tek başına iktidardan düşüren Kürt oyları, 16 Nisan seçimlerinde de onu bu sefer ipten kurtardı.

Acaba iki seçim arasında ne gibi bir fark oldu da böyle bir sonuç elde edildi? Kürtlerin bir kısmı evet derken, Türklerin milliyetçi oyları neden hayır dedi?

Öncelikle 7 Haziran seçimlerinde AK Parti Kürtlerle değil, HDP vasıtasıyla PKK ile masaya oturdu. Kürtlerin haklı taleplerinin sözcüsü ve temsilcisi olarak PKK'yi gördü. Kendi eli ile halkı HDP'ye kanalize etti. Çözüm süreci adı altında AK Partili bazı zevat buradan siyasi bir gelecek görerek, bölgedeki dengeleri altüst etti. Muhafazakar Kürtler yok sayıldı. Bölgenin üçüncü  siyasi partisi HÜDA PAR dışlandı. Bölge, siyasi olarak HDP'ye, askeri olarak da PKK'ye teslim edildi. Bunu gören Kürt seçmenin iktidardan umudu kalmadı. Halk kendini, malını, evladını korumak için HDP'ye gitmekten başka çare bulamadı. Dış mihraklar da AK Parti'yi devirebilmek için Kürtleri ondan koparmak gerektiğini iyi gördüler. Ve HDP'ye saz çaldırıp türküler söylettirdiler. Selahattin Demirtaş bir anda Türkiye siyasetinde söz sahibi olmaya başladı. 2014'te 4.2 olan oyları, 2015 Haziran seçimlerinde 13.1'e yükseldi. AK Parti  7 Haziran seçimlerinde şok yaşadı. Kürt seçmen desteğini çekince tek başına iktidar olmayı kayb etti. Kimse onunla koalisyon da kurmadı. Böylece AK Parti Kürtleri HDP vasıtasıyla PKK'nin kucağına oturtmanın bedelini çok ağır bir biçimde ödemek zorunda kaldı. Kürt seçmen bu süreçte daha da milliyetçileşerek AK Parti'den uzaklaştı.

AK Parti, uzaklaşan Kürt seçmenin uzaklaşma nedenlerine kafa yorup onları kazanma yoluna gideceğine tam tersi bir yol izledi. Daha da milliyetçi söylemlere kaydı. Hendek siyaseti  ile bölge insanının nefretini kazanmaya başlayan PKK ve HDP, ayrıca operasyonlarla da iyice zafıflayan bu yapıların yerini süratle doldurması gereken AK Parti, çok hantal davrandı ve bölgedeki kadroları halkı memnun edemedi. 15 Temmuz sonrası olağan üstü hal uygulaması tam bir rant uygulamasına dönüştü. hak, hukuk gitti keyfi uygulamalar başladı. Ayrıca bölgenin üçüncü siyasi partisi olan ve İslami bir siyaset izleyen HÜDA PAR hep dışlandı. Halbuki bu esnada bu boşluğu doldurabilecek tek aday da onlardı. Hep halkın gözünden düşürülmeye ve uzaklaştırılmaya çalışıldı. Böylece halk AK Parti'den de uzaklaştı.

16 Nisan seçimleri bize gösterdi ki bu refrandumu kurtaran yine Muhafazakar Kürtlerin oyları oldu. HÜDA PAR seçimde evet- hayır dengesinde evet tarafına yüklenerk dengeleri değiştiren önemli etkenlerden biri oldu.

MHP'li seçmenler AK Parti'ye oy evrmediler. AK Parti'nin milliyetçi söylemleri tıpkı barış sürecinde olduğu gibi yanlış söylemler ve eylemlerden dolayı yine sadece kendisine zarar verdi.

AK Parti artık İslami fabrika ayarlarına dönmek zorunda. Hak ve Adalete dayalı reel politikalar üretmek zorunda. Halkın beklentilerini karşılayacak hakkı haykıramk zorunda. Halkın hatırı için Hakkın hatırını kırmamak zorunda. Ne HDP seçmeninden nede MHP seçmeninden AK Parti'ye fayda yok. Hak ve adalete dayalı bir seçmeni kendi oluşturmak zorunda. Yoksa Erdoğan'sız ilk seçimde çakılması kaçınılmazdır.

Ne Kürt milliyetçiliğinden nede Türk milliyetçiliğinden AK Parti'ye bir fayda yok. Bu ülke maddi kalkınmanın yanında manevi bir İslami kimlik ile ancak kurtuluşa erer. Gerçek kardeşlik tesis edilerek güçlü bir şekilde yarınlara ulaşılır.

Hiç bir karşılık beklemeden ümmetin ve İslam'ın menfaati ve kardeşliğin bir gereği olarak dar günde sizin yanınızda olan insanları yine siyasi ve ekonomi rantçılarına kurban ederseniz kendinize çok yazık etmiş olursunuz.