HDP'nin Tesettürlü Adayları

05 Haziran 2015 Cuma, 13:19

 

HDP yöneticileri, her ne kadar cicili biçili gösterilmeye çalışılsa da Marksist ideolojiyi savunan, Güney Amerika’da olduğu gibi gerilla mücadelesiyle Kürdistan’da Marksist bir devrim tasarlayan bir hareket olarak faaliyet yürüten PKK’nin siyasetteki kolu olduklarını kendileri de kabul etmektedir. Kırk yıla yakındır Kürdistan’da mücadele eden PKK’nin fikriyatında bir değişiklik meydana gelmemiştir. Zaman ve şartların değişmesi neticesinde kimi yöntemlerde değişim olduysa da çizgi aynı çizgidir.

PKK, Kürd halkından aldığı yoğun desteğe rağmen Kürdlerin Marksizm’i kabule yanaşmadığını, her şeye rağmen zayıf hale gelse de İslami çizgiden ödün vermediğini görünce kimi söylemlerinde değişikliklere gitmek zorunda kaldı. İslam’a doğrudan saldırılarda bulunmama siyasetini tercih etti.Bununla beraber Kürd halkını dönüştürüp İslam’la arasına mesafe koyma çabalarından hiçbir zaman vazgeçmedi. Örneğin çarşafı kötülemek ve Kürd halkını çarşaftan uzaklaştırmak için çarşaflıları köle gibi gösteren gösterilerin düzenlenmesi, İslam’ın kadına yaklaşımınakarşı sözde kadın özgürlüğünden dem vuran afişlerin asılması ve bazı etkinliklerde İslam’ın kadın yaklaşımını yerensloganların atılması, kimi söylemlerde İslami değerlere dil uzatılması İslam’a olan düşmanlığınfarklı şekillerde varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Özellikle son zamanlarda İŞİD bahane edilerek İslami sembollere saldırılması, sakallı Müslümanların hedef haline getirilmesi İslam’a ve Müslümanlara tahammülsüzlüğün diğer bir tezahürüdür.

PKK’nin hali ortadayken, İslami şahsiyet olarak tanınan bazı insanların bu hareketin siyasi kolu olan HDP’den milletvekili adayı olması, bu hareketi anlatırken masum bir İslami hareketi anlatır gibi heyecanlı ve ballandıra ballandıra dillendirmeleri dikkatlerden kaçmamaktadır. Aynı şahısların, İslami bir hareket söz konusu olduğunda bin tane güzelliğine göz yumup bir tane kusurunu devasa gösterirken, PKK ve uzantıları söz konusu olduğunda bin tane kötülüğüne göz yumup onu tertemiz bir hareket gibi sunmaya çalışmalarını anlamak güçtür.

Özellikle İslami tesettüre bürünen, Allah Teâla emrettiği için kapanan bayanlarınhiçbir eleştiriye gereksinim duymadan, PKK’den aday olmaları, PKK’lileri mazlum bir halkın özgürlük savaşçıları olarak nitelendirmeleri ve her yerde savunmaları şaşırtıcı bir o kadar da garabet örneğidir. Söz konusu kadınlar ya gözlerini ve kulaklarını kapatmış PKK’nin her tarafı günah olan siyah tablosunu görmüyorlar, ya da İslami ölçüyü kaybetmiş, İslami kaygılarını yitirmiş, siyahla beyazı karıştırır duruma gelmişler.

PKK’nin elebaşlarının fikri yapılarına ve düşüncelerine baksalar gerçeği görebilirler. Allah Teala’nınaçık emri varken Müslümanlarla birlikte olmama, buna karşın İslami değerlere düşmanlık besleyenlerin safında olma, onları dost kabul edipyüceltmenin nasıl bir Müslümanlık olduğunu anlamak zordur.

“Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.” (Tevbe, 23)

Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur…” (Al–i İmran, 28)

“Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.“ (Nisa, 139)

Bununla ilgili pek çok ayeti kerime bulunmaktadır. İnşallah bu insanlar, PKK’nin İslam’ı savunduğunu, hedefinin Allah Teala’nın dinini hâkim kılmak olduğunu savunacak kadar bir garabet örneği sergilemezler.

PKK’nin hedefinde Sosyalist bir iktidar vardır. Bunun için İslamcısından Marksist’ine kadar herkesin oyuna ihtiyaç duymaktadır. Oportünist bir hale girmiş bu hareketin oy almak için kalıptan kalıba girdiğine ve her telden çaldığına sık sıktanık oluyoruz. Ancak Müslümanlar izzet sahibidir. Bir Müslümanın, özellikle de tesettürüne sahip çıkan Müslüman bir kadının Lezbiyen, Homoseksüel, Komünist, Laik, Kavmiyetçi… kişilerleaynı fotoğrafta yer alması, aynı alanda siyaset yapması, bu tablodan rahatsızlık duyma bir yana hoşnut olduğunu bildirmesi büyük bir garabet örneğidir.

Dünyadaki birkaç gün için Müslümanların şahsiyetinin lekelenmesine, onurlarının çiğnenmesine yol açacak ve onları İslam düşmanlarının safında gösterecek çabalardan uzak durmaya çağırıyoruz. ZiraKürdleri İslam’dan uzaklaştırmayı, yozlaştırmayı, Kürdistan’da fesadın yayılmasını hedefleyen ve bunun için çabalayan insanlarla birlikte hareket etmenin İslami hiçbir izahının olmadığını belirtmek istiyoruz

Zira Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam kısa ve öz ifadeyle noktayı koymaktadır. “Kişi sevdiğiyle beraberdir.

(Hürseda Haber)