Onursuzluk şovu ve Müslümanlar

11 Temmuz 2015 Cumartesi, 19:03

Tüylerimizi diken diken eden, toplumumuzu bozmaya yönelik çok tehlikeli gelişmelerle karşı karşıyayız. Ahlaksızlıkları, hayâsızlıkları ve çirkeflikleri cezp ettirmeye, sıradanlaştırmaya ve meşrulaştırmaya çalışan bir dizi etkinlik gerçekleştirilirken, Müslümanların değerlerini ayak altına alma ve mukaddesatlarına dil uzatmalar neredeyse tabii hale getirilmek istenmekte ve Müslümanlar bütün bu rezaletlere alıştırılmaya çalışılmaktadır. Buna karşın Müslümanlardan bekledikleri tepkiyi görmeyince, daha çok iştahlanmakta, ahlaksızlıklarını ve onursuzluklarını hiçbir korkuya kapılmadan yapmak için yeni ataklar geliştirmektedirler.

Ahlaken batan, insani değerlerini yitiren ve aile kurumu altüst olan Batı, bu onursuzluğunu İslam dünyasına taşımak ve Müslümanların temiz kalelerini kirletip fethetmek için yoğun bir çaba harcamaktadır. Batı ülkelerinden birçoğunun meclislerinde eşcinsel evliliklerin kanuni hale getirilmesinin akabinde aynı çirkefliği Müslüman toplumlara yayma çabalarının yoğun şekilde yürütüldüğü ve özellikle Türkiye’nin köprü olarak kullanıldığı ve buradan İslam dünyasına yaymaya yönelik onursuzluk ve ahlaksızlık projesinin yürürlüğe konulduğu görülmektedir.

Bu aşağılık proje bizzat emperyalizmin patronu ABD tarafından teşvik edilirken, kıblesi Batı olanların onurlanmak için kafa üstü atladıklarıve her türlü desteği verdikleri görülmektedir. Birkaç gün önce Obama, onursuzlardan ve ahlaksızlardan müteşekkil LGBT’nin kimlik mücadelesiyle ilgili sözde “onur bildirisi” yayınlayarak, namussuzluğu ve ahlaksızlığı desteklediklerini iftiharla vurguluyordu. Hemen arkasından ABD’nin İstanbul konsolosluğu namussuzluğun simgesi olan bez parçasını konsolosluk binasına asarken, yeni rotalarının yönünü gösteriyor ve namussuzluğu yayma projesine desteklerini bildiriyordu.

Gayretsizlerin, ahlaksızların, onursuzların ve namussuzların yürüyüşüne emperyalist güçlerin iki patronunun temsilcileri olan ABD İstanbul Başkonsolosu Charles F. Hunter ile İngiltere İstanbul Başkonsolosu LeighTurner’in katılması, bu güçlerin namussuzluğun ve onursuzluğun arkasında olduklarıyla ilgili fiili destek anlamına geliyordu. Emperyalist patronlar bunu yaparken, onların her hareketine “onur” diye yapışan mukallit tayfasına gün doğmuştu. Namussuzluk bayrağını kapan mukallit tayfası nefesini Taksim’de aldı. İstiklal Caddesinde namussuzlarla boy gösterme yürüyüşünden geri kalmalarını belki de onursuzluk sayacaklardı.

Her daim halkın değerleriyle alay eden, İslam dışı söylem üzerine bina edilmiş CHP’nin milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Mahmut Tanal ile yine Müslüman halkın değerleriyle alay etmeyi vazife edinmiş HDP’nin milletvekilleri Sezai Temelli, Filiz Kerestecioğlu ve Beyza Üstün, ahlaksızların, onursuzların ve namussuzların yürüyüşünde boy göstererek nereye ait olduklarını şov yapa yapa ortaya koydular.

Yine Ramazan’ın on üçüncü gününe denk gelen 30 Haziran’da ABD’nin ahlaksızlıkları yayma öncü birliği olarak kullandığı eşcinsel erkeklerden oluşan Boston GayMen’sChorus (Boston Eşcinsel Erkekler Korosu)’nin, 110 kişilik ekibiyle Boğaziçi Üniversitesinde konser vermesi ayrı bir onursuzluk girişimiydi. İlk kez halkı Müslüman olan bir ülkede konser veren sapıkların etkinliğini meşrulaştırmaya çalışan ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Charles F. Funter, kendisinden beklendiği gibi konserdeki yerini aldı. Aynı zamanda kendisi de eşcinsel olan Funter, Türkiye’deki namussuzluk etnikliklerinde öncü rolünü alarak ahlaksızlığın ve namussuzluğun tabii hale gelmesiyle ilgili memuniyetini yerine getirmek için büyük bir özveriyle çalışmaktadır.

Bütün bunlar yaşanırken, Türkiye’deki laik, Marksist, Leninist, bilumum solcu kesimler ve paralelciler, ahlaksızlıklara ve namussuzlara desteklerini bildirerek emperyalizmin ahlaksızlık projesinin birer parçası olduklarını ortaya koydular. Paralel grubunun İngilizce gazetesi Today’s Zaman, “Şov devam etmeli” başlığıyla namussuz gruba desteğini bildirirken, Türkiye’de konser yapmalarının önemli olduğunu vurgulamayı da ihmal etmedi.

İnsanlarımızın günahlardan arınmak ve ibadetlerle Allah Teâla’ya daha fazla yaklaşmak için çabaladığı mübarek Ramazan ayında yapılan bu ahlaksızca etkinlikler televizyon ekranlarından servis edilirken, çirkefliklerin ve ahlaksızlıkların yayılmasına karşı her zaman tepkisiz davranan hükümet partisinden ses çıkmaması ve tepki gelmemesi Müslüman halk tarafından duyarsızlık olarak nitelendirildi. Ancak, İslami kesimin beklenen tepkiyi göstermemesi, birkaç köşe yazısı ve birkaç haberle geçiştirmesi emperyalizmin bu tehlikeli oyununun yeterince farkında olunmadığı ya da birçok önemli olayda olduğu gibi tepki göstermeyerek büyük bir zaafyaşadıklarını ortaya koyarak daha kötü bir pozisyon sergiledikleri şeklinde yorumlandı.

Türkiye’de bu onursuz ve ahlaksız etkinliklere destek veren solcu, Marksist, Leninist ve laikler, toplumdaki İslami duyarlılığı zayıflatmaya sebebiyet verecek olan onursuzluk cephesinde yerlerini alarak buradan darbe vurmaya çalışmaktadırlar. Toplumdaki İslami ahlak, tutum ve davranışlara savaş açan bilumum İslam düşmanları, onursuzlar vasıtasıyla Müslüman halkın ahlakını çökertmeyi, bozmayı ve yozlaştırmayı hedefliyorlar.

Ancak toplumu bozmaya yönelik bu ahlaksızlıklara Müslüman halkın sessiz kalacağını, göz yumacağını ve her zaman tepkisiz kalacağını kimse beklemesin. Bugün nispi bir sessizlik varsa, bütün bunlar ahlaksızlığı ya da namussuzluğu kabul etme anlamında değildir. Hiç kimse Müslüman halkın sabrını ölçmeye çalışmasın. Bıçak kemiğe dayandığında bu halk hiçbir engel tanımayacak. Ve herkes bilsin ki Müslüman toplumun içinde ahlaksızlıklara, onursuzluklara ve namussuzluklara geçit vermeyecektir.

(Hürseda Haber)