Adalet ve Güven için 'EVET'

16 Nisan 2017 Pazar, 14:17
16 Nisan'daki Halk Oylaması, 1. Dünya Savaşını kaybedip en doğal haklarından bile mahrum olan bu ülke insanın yeniden asli haklarına kavuşması için atılacak olan bir adımdır. Malumunuz Batılı devletlere yenilen biz Müslümanlar, yıllardır çok ağır bedeller ödedik. Kendi yurdumuzda Necip Fazıl'ın da dediği gibi '' Öz yurdunda garipsin, öz yurdunda parya'' evet, yıllarca bu memleketin dindar insanı zulüm görmüş, dışlanmıştır. 
 
Diyanet, bu Nisan ayında Güven Toplumu temasını işliyor. Peygamber Sevdalıları ise bu yıl ki temayı Hak ve Adalet olarak belirlediler. Aslında birbirini tamamlayan iki tema… Adaletin olmadığı ülkede güven olmaz, güvenin olmadığı yerde İslam olmaz değil mi? SILM kökünden gelen yani güvenden gelen bir dinin mensupları olarak başta kendi öz yurdumuzda güveni ve adaleti tesis etmeliyiz. Bunun için de Batı'nın kurduğu, sürekli güvensizlik ortamı oluşturan bu sistemin değişmesi elzemdir. Bu vesile ile mevcut sistemin değişimi için atılan her adıma halkımız seve seve evet demesi gerekmez mi? 
 
Kişisel ve siyasi çıkarlar, şahıslara olan kin, nefret, haset gibi menfi duygularla hareket etmek yıllardır ezilen bu topluma zulüm olmaz mı? Atalarımız, ‘ Bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.' Demişler. Düşmanımız olan Batı, bugün bu referandum için ne diyor? ‘Hayır, mı?' diyor. Peki 1. Dünya Savaşından sonra yurtlarımızı harabeye çeviren Batı'nın dediğini demek Batı'ya rıza olmaz mı?
 
Batı bizi kendi yörüngesinde döndürmek ister. Onun uydusu olmamızı, bizi sömürüp üstüne üstelik bizim kendisinden razı olmamızı ister. Ey hırsız Batı! Yıllardır bizden her şeyimizi çaldın. Kuran ile şekillenen yasalarımızı, adetlerimizi gelenek ve göreneklerimizi, yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi, imanımızı bile çaldın be! Usandık senden işte! Yeni bir dünya düzeni kurulsun istiyoruz. Muhammedi adaletle seni de kuşatacak bir dünya… O kadar endişelenme! İnan ki İslam'ın adaleti seni de kuşatacak sen de rahat edeceksin Ey Batı!
 
Elbette bu referandumla her şey bitmiyor. Ama inşallah müminlerin ilahi adaleti tesis etmesine vesile olacağını, birçok hayırlı kapıyı açacaktır inşallah.
 
Bu vesile ile lütfen rehavete kapılıp da evimizde oturmayalım. Sandıklara gidelim. Çevremizdeki eş ve dostlarımızın da sandığa gidip Evet demesine vesile olalım. Malumunuz Hayır diyen cephe, insanlarla tek tek konuşup ikna etmeye çalışıyor. Özellikle Güneydoğumuzda çok ciddi bir propaganda var. Fakat bölgemizde sağlam duruşlu, Allah'a yakın, ferasetli müminler de var. 
 
Çevremizdeki müminlere kulak verelim ve bu halk oylamasında Evet diyerek İslami ve insani haklarımızı başta bu ülkenin zalimlerinden sonra da tüm dünyayı sömüren, güvensizleştiren, adaletsiz hale getiren şeytani güçlerden alalım. 
 
Unutmayalım bu halk oylaması bir başlangıç… Devlet içindeki yıllardır gücünü koruyup halkın değerleri ile düşman olan oligarşinin yıkılması için, inancımıza ve örfümüze, adetlerimize göre yeni bir anayasanın yapılabilmesi için, mazlum insanların zindanlara girmemesi için Evet diyoruz. Unutmayın cumhurbaşkanının bile 6 ay hapis yattığı bir ülkede yaşıyoruz. Yani zülüm ehli halen gücünü koruyor. Fırsat bekliyor. İnşallah güçlü bir evet bu ülkede şeytani güçlerin şerrini def edecek ve güven, adalet daha da artacak.
 
 Evet, çıkar inşallah ama yetkililer bu ‘EVET'in çıkması ile insanımıza verdiği sözleri lütfen unutmasın ve geciktirmesin. 
 
Adaletli ve güvenli bir dünyanın inşasına vesile olmak dileğiyle… (Doğruhaber)