Samimi Değil, İkiyüzlüsünüz

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:02

Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim; samimi değilsiniz, tek kelimeyle ikiyüzlüsünüz! 

Bunca yıldır katliamlar yapıyorsunuz; küçük-büyük, genç-yaşlı, kadın-erkek ayırımı yapmadan masum insanları katlediyorsunuz. Öyle 12 kişi falan değil, bir seferde yüzlerce kişiyi öldürüyorsunuz. İnsansız hava araçlarıyla, savaş uçaklarıyla, tanklarla, toplarla, bombalarla, en ağır silahlarla sivil-asker, suçlu!-suçsuz! sizler için fark etmiyor. Sizin için önemli olan, öldürmek! Siz öldürmekten iyi anlıyorsunuz, kanın akmasında zevk alıyorsunuz. 

Yaptığınız zulümleri, işlediğiniz cürümleri, katlettiğiniz masumları görmüyorsunuz. Maruz kaldıkları zulümler sebebiyle feryat eden annelerin, eşlerin ve babalarını kaybeden çocukların seslerini işitmiyorsunuz. Sizler sadece duymak istediklerinizi duyuyorsunuz. Nasıl samimi olabilirsiniz ki! Samimi değil, tek kelimeyle ikiyüzlüsünüz!

Ortadoğu başta olmak üzere İslam coğrafyalarını kan deryasına çevirdiniz. Her tarafta kan ve gözyaşı, zulüm ve işkence, göç ve ölüm var. İnsanların gözyaşı dökmesi, zulme uğraması, memleketinden göç etmesi ya da bir gece ansızın atılan bombalarla aile boyu öldürülmesi umurunuzda değil. Sizler için önemli olan, rahatınızın bozulmaması. Rahatınız bozulmasın, gerisi faso fiso!

Sizler her fırsatta hoşgörü dediniz, hak ve hukuktan, adalet ve eşitlikten söz ettiniz. “Fikir özgürlüğü” diye bir kavram ortaya attınız. Fikir özgürlüğü dediğiniz şeyin sadece sizler için geçerli olmasını istediniz. Sizler her şeyi rahatlıkla ve özgürce ifade edebilir, ancak sizlerden başkası için fikir özgürlüğü ya da ifade hürriyeti diye bir husus söz konusu olamazdı.

Siyasal İslami hareketleri, “demokrasi”ye teşvik ettiniz. Size göre demokraside hayat vardı; ifade, teşkilatlanma ve teşebbüs hürriyeti vardı; barış, huzur, adalet, eşitlik, özgürlük vardı. Demokraside; her fikre, her ideoloji ve düşünceye yer vardı. Demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesini esas alıyordu ve milletin hâkimiyetiydi size göre. Yeter ki halk onay versin, gerisi kendiliğinden oluşacaktı.

Her fırsatta söyleyip durduğunuz ve teşvik ettiğiniz demokrasi konusunda da samimi olmadığınız 3 Temmuz’da Mısır’da yaşanılan gelişmelerde ortaya çıktı. Halkın yarısından fazlasının oyunu alan siyasal İslami hareketin temsilcisine yapılan darbeye gözünüzü kapattınız ve dahi bütün imkânlarınızla destek verdiniz. Dünya basınına da, “Ordu, Mısır’da demokrasiyi inşa ediyor” diyerek, ne kadar “demokrasi! yanlısı” olduğunuzu göstermeye çalıştınız. Geldiğimiz noktada artık maskeniz düştü, ikiyüzlülüğünüz, samimiyetsizliğiniz bir kez daha ortaya çıktı.

İkiyüzlü olmanızla beraber, birde ırkçı ve kindarsınız. İslam’a ve Müslümanlara karşı tahammülsüzsünüz. İslami değerlere ve İslam’ın kutsal saydıklarına karşı da çok saygısızsınız. İslami değerleri hiçe sayıyorsunuz. Müslümanların değer verdiklerine saldırmaktan, hakaret etmekten, aşağılamaktan, iftira atmaktan geri durmuyorsunuz. 

Dünya tarihinin en medeni insanı olan efendimiz Hz. Muhammed (sav)’i ilkel gösterecek kadar alçaldınız ve böyle yaptığınız için de ALÇAKSINIZ! O’nun (sav) hakkında aşağılık karikatürler çizdiniz, iftira dolu makaleler yazdınız, iğrenç filimler çevirdiniz. Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’i yakma girişiminde bulundunuz, yerlere attınız. Avrupalarda camilere saldırdınız, çarşaflı kadınlara hakaret ettiniz, başörtüyü ve bazı yerlerde de peçeyi yasakladınız.

O kadar çok zulüm ve cürümleriniz var ki, saymakla bitmez kesinlikle. Sizler zulmedenler olduğunuz için ZALİMSİNİZ. Masumları öldürdüğünüz için KATİLSİNİZ. Asılsız suçlar isnat ettiğiniz için MÜFTERİSİNİZ. Özgürlükleri kısıtladığınız için YASAKÇISINIZ.Sadece kendi çıkarınızı istediğiniz için MENFAATPERESTSİNİZ. Söylem ve eylemleriniz birbirini tutmadığı için İKİYÜZLÜSÜNÜZ.

Bunca yıldır masum ve mazlumların çektiği sıkıntıları, uğradıkları zulümleri, katliamları, işkenceleri gördüğünüz yok! Suriye’de 4 yıldır devam eden savaşta öldürülen yüzbinlerce insanı görmediniz, feryatlarını duymadınız. Irak’ta ahlaksız coniler tarafından tecavüze uğrayan iffetli kadınların feryatlarını işitmediniz. Adeviye’de, Nahda’da sabah namazlarını eda ettikleri esnada silahsız ve masum insanların hunharca katledilmesine sesinizi çıkarmadınız. İşgalcilerin mübarek Ramazan ayında Gazze’de yaptığı katliama bir tepki vermediniz, teröristleri kınamadınız. Myanmar’da insanlar diri diri ateşe atılırken sizler yine sessiz kaldınız, rahatınıza baktınız. Çeçenistan’da, Afganistan’da, Doğu Türkistan’da, Somali’de, Mali’de, Cezayir’de, Yemen’de öldürülen insanları gündeminize almadınız. Bir güne bir gün zalim ve diktatörlere karşı ses çıkarmadınız, aksine sürekli zalim ve diktatörlerle aynı safta yer aldınız.

Bugün ise kalkmış, Hz. Muhammed (sav)’e hakaret karikatürlerini yayımlayan ve dini değerleri alaya alan, küçümseyen Charlie Hebdo dergisinin Paris’teki bürosuna yapılan saldırıları en sert biçimde kınıyor, saldırganları lanetliyorsunuz. Öldürülen 12 kişi için medya gücünüzü kullanarak dünyayı ayağa kaldırıyorsunuz. Terörist başı Netenyahu ile beraber yürüyüşler düzenliyor ve teröre karşı küresel mücadele başlatacağınızı ifade ediyorsunuz. FİLİSTİN’DE, SURİYE’DE, IRAK’TA YÜZBİNLERCE İNSAN KATLEDİLİRKEN NEREDEYDİNİZ EFENDİLER! Hiç zorlamayın, samimi olduğunuza inanmıyoruz. Çünkü sizler samimi değil, ikiyüzlüsünüz! (Hürseda Haber)