Ümmet Ne Yapmalı

16 Ağustos 2015 Pazar, 14:53

Yıllardır İslam coğrafyası kan ağlıyor, Ortadoğu’da savaş ve kargaşa bitmiyor. Emperyalist şer güçler; uçak ve tanklarla, top ve bombalarla ve en ağır silahlarla sivil-asker, suçlu-suçsuz ayırımı yapmadan Müslümanları katlediyor.

Türkiye, Suriye, Irak, Filistin, Mısır, Cezayir, Keşmir, Doğu Türkistan, Çeçenistan ve Müslümanların bulunduğu bütün coğrafyalarda kan ve gözyaşı var, savaş ve kargaşa var.

Müslümanlar ile hiçbir zaman barışmayan Batı ve İslam düşmanı işbirlikçileri, yüce İslam dininin izleriniyeryüzünden silmek için çok büyük oyun ve sinsi desiseler tezgâhlıyor.

Emperyalist Batı; tezgâha düşürdüğü kişi ve gurupları ve bazen de devletleri kullanarak Müslümanları katlediyor, işkence ediyor, yerlerinden sürüyor ve yakarak şehit ediyor.

İslam’ın izinin bulunduğu yerlerde kaos ve çatışma ortamı yaratarak Müslümanları birbirine kırdırtıyor. Bu durum çok açık ve bariz bir şekilde tüm dünyanın gözleri önünde cereyan ediyor.

Maalesef Müslümanlar, Batı ve işbirlikçilerinin sinsi tezgâhlarını görmüyor. ABD’nin başını çektiği emperyalist şer güçlerin, siyasi çıkarlarını koruma adına Ortadoğu’da uygulamaya koydukları kirli oyunun farkına varmıyor.

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş hala devam ediyor ve her gün yüzlerce sivil insanlıktan nasibini almamış zalimler tarafından katlediliyor.

2003’teki ABD işgalinden sonra savaş ve kargaşa ortamından kurtulmayan ve rahat yüzü görmeyen Irak halkı, her yeni güne bombalar ile uyanıyor. Hedef gözetilmeden patlatılan bombalar sonucu yüzlerce masum hayatını kaybediyor.

Mısır’da darbeci Sisi ve mahkemeleri, tarihe kara bir leke olarak geçen 3 Temmuz darbesinden bu yana aralıksız bir şekilde Müslümanlara zulmetmeye, katletmeye ve idam cezası vermeye devam ediyor.

Doğu Türkistan’da Müslüman oldukları gerekçesiyle masum ve savunmasız insanlar yıllardır komünistlerin zulüm ve işkencelerine maruz kalıyor, kimisi de işkenceler sonucu mazlumca can veriyor.

Filistin’de, siyonist katillerin 1948’den bu yana devam eden zulümlerine her gün bir yenisi ekleniyor. Bebek katili İsrail’in attığı bombalarla vücutları parçalanarak katledilen masum bebeler, şimdi de anne ve babalarıyla birlikte evlerinde yakılıyor.

Türkiye’de, iki ateş ortasında bırakılan Kürt halkının yaşadığı Kürdistan topraklarında acı, kan ve gözyaşı eksik olmuyor. Ortadoğu’yu kan deryasına çevirmeyi başaran şeytani güçler, Türkiye’yi de karıştırmak ve çatışma ortamı yaratmak istiyor.

Yıllardır Batı ve işbirlikçileri tarafından zulüm ve katliamlara uğrayan, ihtilaf ve mezhebi ayrılıklar sebebiyle vahdeti elde demeyen İslam ümmeti bu acıları hak etmiyor!

Müslümanlar bunca yıldır bedeller ödedi, zalimlerin zulüm, katliam ve boykotlarına maruz kaldı, İslam düşmanları tarafından işkenceler gördü, zindanlara girdi, şehitler verdi, sürgünler yaşadı.

Artık yeter! İçinde bulunduğu acziyetten kurtuluş ve gelecek adına bir şeyler yapmalı artık ümmet-i Muhammed! Peki, ne yapmalı, hangi adımları atmalı?

Müfteri Batının murdar oyunlarına karşı uyanmalı ve ayağa kalkmalı artık ümmet-i Muhammed!

Barış, kardeşlik ve huzur dini olan yüce İslam’a dönüş olmalı artık!

Kuran’dan öğütlere kulak verilmeli ve öğrenilenler hayatta eksiksiz uygulanmalı artık!

Vahiy doğrultusunda yeniden iman edilmeli yüceler yücesi yaratana bir kez daha!

Taze imanla, yeni bir sayfa açılmalı dünya imtihanında başarılı olma ve zalimlere dur diyebilme adına…

İslami guruplar, Müslüman yöneticiler,  âlimler, kanaat önderleri, parti liderleri ve barıştan yana olan herkes sorumluluk bilinciyle hareket etmeli sorunların mutlak çözümü adına…

İslam coğrafyalarında savaş ve kargaşanın sona ermesi, Müslümanların birbirini sevmesi ve tüm sorunların kalıcı çözümü için bir an evvel adımlar atılmalı ümmetin birliğini önceleyenler tarafından…

Müslümanlar aralarındaki ayrılık ve ihtilafları bırakıp, birlikte ümmet olma bilinciyle hareket etmeye başlamalı ve emperyalist şer güçlerin şeytani oyun ve desiselerini bozmalı rahat yüzü görmek için…

İslam’ın geleceği, Müslümanların birlik ve beraberliği, savaş ve çatışmaların sona ermesi, zalim ve diktatörlere karşı haykırabilme ve zulümlere dur diyebilme güç ve kudretine ulaşabilmek için ümmet ayağa kalkıp özüne dönmeli ve Kur’anî öğretilere kulak vermeli artık!

Ümmet akıllanmadan, öze dönüş yapmadan, aslî görevlerini hatırlamadan, ihtilafları bir kenara bırakmadan, ümmet şuuruyla hareket etmeden, samimice ayağa kalkıp yeniden iman etmeden Ortadoğu’daki zulümler başta olmak üzere Müslümanların bulunduğu beldelerdeki zulümlerin sona ermesini kimse beklememeli…

“Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız?” (2/44)

“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin.” (4/136)

(Hürseda Haber)