Hani nerede büyük insanlığınız?

23 Aralık 2015 Çarşamba, 14:07

HDP’nin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerindeki söylemleri arasında büyük insanlık, inadına barış, yeni yaşam, bizler meclise, demokratik siyaset, savaş yaptırmayacağız ve benzeri sloganlar vardı. Eş Başkan Selehattin Demirtaş seçim çalışmaları kapsamında televizyon kanallarında boy gösterirken, miting alanlarında konuşurken HDP’nin ‘büyük insanlık’ından söz ediyordu. Türkiye halklarının ‘büyük insanlık’ için, ‘barış’ ve ‘demokratik siyaset’in önünün açılması için HDP’ye oy vermeleri gerektiğini söylüyordu. Halk, seçimlerde HDP’ye oy verdi. 7 Haziran’da 13,1 oranıyla çok ciddi bir oy aldı ve 80 milletvekili kazandı. 1 Kasım seçimlerinde oylarını 10,8’e düşürdü, ancak yine de barajı gerçerek siyasette söz sahibi olabileceğini göstermiş oldu.

‘Büyük insanlık’ söylemlerinin üzerinden çok uzun bir süre geçmedi. Daha bundan 5-6 ay önce sürekli ‘büyük insanlık’tan söz ediyorlardı. Peki ne oldu? ‘Yeni yaşam’ diye söz ettikleri vaatleri bugün Sur’da, Cizre’de, Silopi’de yaşanılanlar mıydı? Yüzbinlerce Kürdün ev ve yurtlarını terk ederek göç etmesi miydi yeni yaşam diye savundukları? HDP’li siyasetçiler bunları düşünmüyorlar mı? Evlerine gidip oy istedikleri Kürt halkının bugün yaşadıklarını görmüyorlar mı? Kendileri ve çocukları lüks hayat yaşarken, Sur’da perişan olan gariban milletin bu kışta evlerine terk ederek canlarını kurtarma havliyle göç ettiklerine şahit değiller mi?

Evet, tüm bunlara şahitler ve bu yaşananları hendek kazılan yerlerden uzak sıcak ortamlarında yakından takip ediyorlar. Hatta sadece takip etmekle yetinmiyorlar, bazen de devlet ile PKK zulmünden kaçan öğretmenlerinde aralarında bulunduğu gurupları, “Bırakıp gitmeyeceksin, terk etmeyeceksin. Bir gün geri dönmek istersen yüz bulamayabilirsin” sözleriyle tehdit ediyorlar. Halkı perişan eden, esnafı iflas ettiren, hayatı yaşanmaz hale getiren hendek siyasetini sonuna kadar savunuyorlar. Hendeklerin, halkın kendini koruma refleksi olduğu tespitinde bulunuyorlar. Tek çıkar yolun hendekler olduğunu söyleyecek kadar iddialı konuşuyorlar.

Efendiler! İzlediğiniz bu yolun çözümsüzlük doğurduğunu görün artık! Size oy veren halkın üzerinden kirli siyaset yürütmekten vazgeçin artık! Kazılan hendeklerin, ilan edilen özyönetimlerin Kürt halkı başta olmak üzere hiç kimseye fayda getirmeyeceğini anlayın artık! Bu siyaset anlayışınızın size çok pahalıya mal olacağını öngöremiyor musunuz? Size oy veren halkın sizden hesap sormayacağını mı sanıyorsunuz? Bu halk size ne için oy verdi? Sorunların silah ve şiddet ile çözülmesi için mi oy verdi? Silah ve şiddet ile sorunların çözülmeyeceğini, aksine bu yöntemle sorunların giderek derinleşeceğini anlamayacak seviyede değilsinizdir! O halde bu savaş siyasetinde ısrar ve inat neden? Halkın daha fazla perişan olmasının ne yararı olacak size Allah aşkına? İlçelerin boşalması, evlerin yıkılması, sokakların harabeye çevrilmesi, esnafın iflas etmesi size ne kazandırtacak?

Hani nerede büyük insanlığınız, bu muydu yeni yaşam vaatleriniz? İnadına barış söyleminizin karşılığı ‘hendek direnişini selamlıyoruz’ mu olacaktı? Size paye edilen, Kürt halkına dayatılan kirli savaşı savunmak mıdır? Halkın perişanlığı ve onarılması çok zor mağduriyetleri karşısında silahlı ve şiddete dayalı bir yöntemi savunmanız asla unutulmayacaktır ve izlediğiniz bu stratejiniz size çok şey kaybettirecektir. Size düşen, kendi iradenizle hareket etmektir, iradenizi başkalarına peşkeş çekmemektir.

(Hürseda Haber)