Süfyan Komitesi ve Müslümanların Acısı

15 Mayıs 2015 Cuma, 12:11

Son yıllarda garip hadiseler karşılaşıyoruz. “Arap Baharı” adı verilen fırtına, İslam ümmetinin kabuğundan sıyrılacağı ve zillet duvarlarını yıkacağıyla ilgili büyük ümitlere yol açmıştı. Ancak, tetikte bekleyen şeytani güçler, bu hayırlı çıkışı rayından çıkarmak için bütün imkânlarını seferber ettiler. Arap Baharı denilen Müslüman halkların ayağa kalkış hareketini İslam ümmetinin iç savaşına döndürmeyi başardılar.

Suriye, Libya, Yemen, Mısır, Bahreyn ve Irak’ta yaşanan katliamlar ve felaketler telafisi zor sıkıntılara neden oldu. İslam düşmanlarının Müslümanlara dayattıkları katliamlar neticesinde her gün çok sayıda Müslümanın kanı akıtılırken, milyonlarca insan yerinden yurdundan edildi. Son yıllarda Akdeniz’e kadar uzanan muhaceretlerde sulara gömülen binlerce Müslüman, İslam düşmanlarının coğrafyamızda tutuşturduğu büyük yangından kaçanların feci akıbetini ortaya koymaktadır.

Dünyada bunlar yaşanırken, ülkemizde de garip ve ilginç hadiselerle karşılaşıyoruz. Bu topraklarda belki de karşılaşılan en büyük fitne olarak nitelendirilecek bu gelişmelerin daha çok baş ağrıtacağı ve sıkıntılara yol açacağı görülmektedir.

İslam adına ortaya çıkıp yıllarca Müslümanları kendine çeken, hedeflediği güce ulaşınca Müslümanlara büyük sıkıntılar ve derin acılar yaşatan Fetullahçı gruptan bahsediyorum. Basına, kolluk gücüne, yargıya ve paraya nüfuz edip ve hatta buralarda hâkim hale gelerek Müslümanlara büyük sıkıntılar yaşatan, hiçbir suçu bulunmayan Müslüman gençleri suçlu gösterip ömür boyu zindanlara mahkûm ettiren, İslami şahsiyetleri kaçırıp ağır işkencelerden geçirdikten sonra boyunlarını kırıp katleden ve bir tepenin dibinde çukura gömen, yıllar yılı televizyon ekranlarında Müslümanlara en ağır iftiraları sıralayıp kin ve nefret söylemini dillendiren, İslami herhangi bir hareketlilik söz konusu olduğunda şeytani planlarını devreye sokup ağır darbeler vuran ve daha nice pislikler yapan nifak ve bozgunculuk çetesinden bahsediyorum.

Bu hareketin oynadığı çirkin oyunları, bukalemun gibi aldığı şekil ve renkleri görünce hayretler içerisinde kalmamak mümkün değil. Son zamanlarda hedefine aldığı Cumhurbaşkanına darbe vurmak için yıllar yılı kin ve nefretle andığı PKK ile dost ve kardeş olabiliyor. Bir bakıyorsunuz siyonistlerle, emperyalistlerle, ateistlerle, homoseksüellerle, ırz ve namus düşmanlarıyla, ipsiz, sapsız din, iman ve insanlık düşmanı herkesle flört edip kardeşlik pozları verebiliyor. Bu kadar renge girmesi, bu kadar hızlı deri değiştirmesi kanaatimce şeytanı bile hayretlerde bırakıyor.

Üstad Bediüzzaman’ın değerlendirmelerine bakınca bu yedi kollu canavarın başka şeyler çağrıştırdığına tanık oluyoruz;

Rivayette var ki: “Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi’ olacaklar. “Vel’ilmuindallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta–i saltanat olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine taraftar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır, demektir. (Şualar 585)

Risalede, söz konusu fitne hareketiyle uyuşan Deccal ve Süfyani ile ilgili çok sayıda rivayet bulunmaktadır.

Şeytanı tanımak isteyen bu harekete bakmalı. Zira haram ve helal sınırlarını birbirine karıştıran, gençliğin hayatını ve geleceğini ilgilendiren sınavlarda soru çalıp kendi adamlarını istediği yere yerleştiren, İslam’ın farz kıldığı tesettüre furuat diyen, 70 yıldır Müslüman Filistin halkının kanını akıtan Siyonist rejimi otorite olarak nitelendiren, Allah rızası için gayret ve çaba içerisinde bulunan Müslümanları medyalarında "terörist" olarak nitelendirip bunlarla ilgili çirkin ve aşağılık diziler yapan, hayır kuruluşlarındaki Müslümanları cezalandırmak için derneklere CD atıp onlara yıl zindana mahkûmeden vb gibi fitne ve bozgunculukta şeytani bütün oyun ve entrikaları kâmil şekilde yerine getiren bu hareketin ahir zamanın Deccal ya da Süyfani komitesi olmasında şaşılacak bir şey yoktur.

Bütün kötülüklerine rağmen bunları Allah Teâla’ya havale ediyor ve en güzel hükmedici olarak bu bozguncuların hakkından geleceğine, İslam ve Müslümanlara yaptıkları kötülüklerin ve zulmün hesabını en güzel şekilde soracağına inanıyoruz. Allah Teala Müslümanları fitne ve bozguncu hareketlerden korusun.

(Hürseda Haber)