Cellatlar Laftan Anlamaz!

26 Mayıs 2015 Salı, 12:16

Mursi’ye idam kararı hiç de garip gelmedi. Zorba ve zalimlerin kanunu zulme dayandığından farklı bir sonuç beklenmiyordu. Onların hükümlerinde mantık ya da adalet aranmaz. Fırsatını buldukları zaman Allah taraftarlarına en ağır cezaları vermekten kaçınmazlar. Seyyid Kutup’lar, Abdulkadir Udeh’ler ve niceleri zalimlerin birkaç günlük saltanat için kıydıkları canlar değil miydi?

Zalim ve zorbaların içlerinden geldiği gibi hüküm vermeleri için ortam oldukça müsait. Emperyalist ve siyonist güçlerin piyonu olduklarından, İslam ümmetinin kaynaklarını şeytani güçlere peşken çeken ve Müslüman halklara kan kusturan Arap çetelerindesteğini aldıklarından düşmanlarını etkisiz hale getirmek için her türlü çılgınlığa başvuruyorlar.

Mısır, Tevhid ile şirkin, hakla batılın, yalanla doğrunun savaş alanıdır. Bir zamanlar çocuklara varana kadar bu toprakların firavunları hak taraftarlarını katliamdan geçirirlerdi. Bugün aynı katliamları onların çömezleri yapıyor.

Mısır halkının oylarıyla göreve gelen Muhammed Mursi ile birlikte 130 Müslüman’ın yargılandığı sözde “Hapishaneler Baskını” olarak adlandırılan davada Mursi ve Karadavi’nin yanı sıra İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii, Hürriyet ve Adalet Partisi Genel Başkanı Saad el–Katatni ve İhvan’ın ileri gelenlerinden İsam el–Aryan’ın da bulunduğu 106 kişinin dosyası, idam kararıyla ilgili görüş alınması için müftülüğe gönderilmiş. Müftülük, Firavun rejiminin imza ve mühür bürosu olduğundan sırf İslami kimliklerinden dolayı idamla cezalandırılanların Müslümanların dosyasını onaylayarak bir nevi zalim rejimin zulmüne meşruiyetkazandırmaya çalışan makam görevini yürütmektedir.

Müslümanlara bu zulümler yapılırken dünyanın bunları sessizce izlemesi, varlığıyla yokluğu bir olan İslam dünyasından çıt çıkmaması zalimlerin cesaret kazanmasına neden oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır Müslümanlarına yapılan zulme tepki göstermesi sevindirici bir durum. Sözle tepkisini en iyi şekilde ifade ediyor. Ancak bugüne kadar bu sözlerin karın doyurmadığı, emperyalistlerin kuklası Sisi nezdinde para etmediği, baskı ve zulüm altındaki Müslümanları kurtarmayla ilgili en küçük bir fayda sağlamadığını müşahede ettik. Zalimleri kararlarından alıkoyacak ve zulüm yapmalarını engelleyecek girişimler gerekli.Doğrudan Türkiye’nin yapacağı bir girişimin fayda sağlamayacağı açıktır. Ancak, Türkiye’nin bazı alanlarda müttefik kabul ettiği, Suriye’de birlikte hareket ettiği, Yemen’de destek verdiği Suudi rejimi, Sisi’nin darbesinin en büyük destekçisidir. Seçim meydanlarında bağırmaktansa zahmet edip Riyad’a sefer yapsaydı, Sisi piyonunun destekçisi Suud’u sıkıştırıp bundan vazgeçirmeye çalışsaydı zalimin önünü alacak bir girişim başlatmış olurdu.

Özellikle de İran’ı en büyük düşman gören Arabistan’ın Türkiye’ye çok fazla ihtiyacı var. Sisi’nin keyfi için Ortadoğu’daki çıkarlarını feda edip Türkiye’yi küstürme gibi bir yola başvurmaz. Bu alandaki ciddi bir girişim birçok idamı önleme imkânı doğuracaktır. Aynı zamanda Obama, Erdoğan’ın yakın müttefikidir. Aralarında sıkı diyalogun olduğunu herkes bilir. Obama’nın emri Sisi nezdinde demiri kestiğinden bu yönde bir girişimin zararı olmayacaktır. Gerçi büyük şeytan Amerika’ya hiçbir şekilde güven duyulamayacağından bunun fayda getirme ihtimali zayıftır. Ancak Arabistan nezdinde bir girişimin etkileri şüphesizdir. Zira Arabistan, (İsrail değil) İran tehlikesinden dolayı Türkiye’yi kaybetmek istemez. Şu anda özellikle de Suriye ve Yemen’den dolayı Türkiye’ye her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Bu durumdan istifade edip idama çaptırılan yüzlerce Müslümanın bu keyfi cezadan kurtulması için girişimde bulunmasıhem dünya hem de ahirette Erdoğan’a büyük yararlar sağlayacaktır.

Erdoğan’dan beklenen, idam kararı basına yansır yansımaz programlarını yarıda kesip Suud kralıyla doğrudan görüşme yapmasıydı. En azından bu idamlardan vazgeçilmemesi durumunda Türkiye’nin yeni bir strateji izleyeceğiyle ilgili kulağına bir şeyler çıtlatabilirdi. Ancak, Erdoğan her zamanki üslubunu sürdürdü. Esip gürlemeyi tercih etti. Eylem bazında bir şeyler yapmadı. Zaten Mısır’daki kukla, kamuoyunun tepkisini ölçerek zulmediyor. Bir yerden güçlü tepkilerin gelmesi durumunda geri adım atıyor.

İslam dünyasının içler açısı durumu devam ettiğinden maalesef kimseden bir beklentimiz yok. Ancak, henüz zaman geçmiş değil. Kendisini seçime iyice kaptıran Erdoğan bir iki gününü feda edip idamla yargılanan yüzlerce Müslüman için harekete geçmeli. Aksi takdirde son pişmanlık fayda vermeyecek. Bu Müslümanların idamı onaylanır ve ipe çekilirlerse, imkânı olduğu halde engellemeye çalışmayanlar ömür boyu vicdan azabı çekecekler. Ayrıca imkânları olduğu halde görevlerini yerine getirmemenin vebalinin altından kalkamayacaklar.

(Hürseda Haber)