PKK'nın Azgınlığı ve Müslümanlar

31 Temmuz 2015 Cuma, 12:31

Bu ülkede Müslüman’ca yaşamak ve hiçbir zalimin şemsiyesi altına girmeden özgürce varlığınızı sürdürmek istiyorsanız her zaman hedefsiniz. Hele hele Kürdistan’da yaşıyorsanız ve İslami tutum ve davranışlarınızdan ödün vermiyorsanız hayatınız risk altındadır. Çünkü PKK ve işbirlikçilerinin ölüm kustuğu, devlet denen aygıtın iflas bayrağı çektiği ve kendini korumakta aciz düştüğü bir bölgede sabahleyin evlerinden çıkan Müslümanların akşama sağ salim dönmelerinin zor olduğu bir ortama doğru yol alıyoruz.

Her olayı bir kalkışma bahanesiyapan ve azgınlaşan PKK’nin Müslüman avına çıkması, sakalları olduğu için “İŞİD” yaftasıyla Müslümanları kurşun yağmuruna tutması, evlerini ve işyerlerini taraması neredeyse olağan bir hale gelmiş. Büyük bir acziyete gömülen, askerini ve polisini muhafaza etmekten yoksun devletin bundan böyle vatandaşlarına sahip çıkmasını ve azgınların saldırılarına karşı korumasını beklemek saflıktır. Çünkü devlet, azgınların yalanlarına ve anlamsız ithamlarına karşı savunmaya geçen, çoğu yerde azgınlara sahip çıkan ve imkânlarını onların hizmetine veren zavallıları oynuyor.

İŞİD’in Suruç katliamını bahane eden PKK, ülkeyi yangın alanına çevirdi. Sadece dindar ve sakallı oldukları için Adana ve İstanbul’da iki Müslümanı şehid ederken, Tarsus’ta Hür Dava Partisi Eski Tarsus İlçe Başkanını silahla tarayarak ağır yaralanmasına neden oldu.

PKK’nin azgınlıkları devam ederken cılız seslerin dışında hükümet kanadından ciddi bir tepki gelmedi. Zaten Müslümanlar söz konusu olduğunda, azgınlara şirin görünmeye ve Müslümanlardan beri olduğunu göstermeye çalışan hükümet hep aynı tavrı sergilemekte ve aynı duyarsızlığı göstermektedir. Başından beri bir kısım Müslümanlara mesafeli davranan hükümetin anlamsız ve eylemsiz birkaç söyleminin bir değeri yoktur. Zaten acziyet içinde debelenen ve Kürdistan’ı azgınların kontrolüne veren, eski hükümetlerin İslam’a düşmanlıklarının eseri olup Kur’an faaliyetlerinden dolayı zindana kapatılan yüzlere Müslümanın uzun yıllar yaşadıkları mağduriyetlereen küçük bir tepki göstermeyen ve mağduriyetlerini sona erdirme gibi bir çaba sarf etmeyen hükümetten kimsenin bir beklentisi kalmamış.

Her zaman söylediğimiz gibi, çok azı hariç İslami kanattan da ciddi sesler duyulmuyor. Azgınların Müslümanları hedef almalarına vekatletmelerine kör, sağır ve dilsiz davranıyorlar. Belki de kendilerine dokunulmadığı için içlerinden sevinenler bile oluyor. Muhtemelen evlerine ateş düşmediği için rahat bir nefes alıyorlar. Ancak bilinmelidir ki, Müslüman kardeşleri zalimlerin kurşunları altında can verenlerin sergiledikleri ruhsuzluklar ve duyarsızlıklar erdem değildir. Azgınların sağı solu belli olmaz. İslami kimliği sürdürdükçe ve azgınlara boyun eğmeyip onlardan beri kaldıkça ateş şuleleri bir yerle sınırlı kalmayacak. Ancak azgınlara boyun eğiponur ve izzetlerini yitirenlere bir sözümüz yoktur.

Görünen o ki, İslam düşmanı PKK/HDP’lilerin sofraları yağlı ve çekici olup şeytani sözleri tatlıdır. Zaten laf kalabalığının arkasına sığınıp İslami kıstasları kafalarına göre evirip çeviren ve zalimlere hizmet aşkına sakat yorumları dillendirenler var oldukça Müslümanların akıtılan kanlarına rağmen İslam düşmanlarının safları şirin ve cezp edici olacaktır.

İŞİD’in adını şemsiye yapıp Müslümanlara saldıran azgınların bütün eylemlerinin İslam düşmanlığından kaynaklandığını, İŞİD’i bahane ederek Kürdistan’da İslam’ın esemesinin okunmaması ve Müslümanlar adına en küçük bir eserin kalmaması için çabaladıklarını basiretlerini tamamıyla yitirmemiş olanlar rahatlıkla anlarlar. Sırtını emperyalist güçlere dayayan PKK’li azgınlar İŞİD’i bahane ederek Müslümanlara karşı kirli bir savaş başlatmış, İslami çehreli herkesi hedef haline getirmişler.

Arkalarındaki güçlerin verdiği destekle kuduran azgınların güç ve kuvvetinin vardığı boyut ne olursa olsun, Kürdistan’da Müslümanca yaşamak için çabalayan ve hiçbir zalimin hakimiyetineboyun eğmeyen Müslümanların varlığı İslam düşmanlarının bütün planlarını bozmaktadır. Varsın hükümet zalimlere boyun eğip taviz üstüne tavizler versin. Kimin ne hesabı varsa ona göre amel etsin. Oysa Müslümanlar hiçbir şekilde zalimlere boyun eğmeyecek ve onurlarıyla topraklarında yaşamaya çalışacaklar. Üzüntü veren ve hiçbir cevabı bulunmayan nokta isekimi Müslümanların zalimlerinve azgınların havzalarında onur ve şeref aramaları ve izzeti burada bulacaklarını zannetmeleridir. İnşallah basireti açılır onursuzluktan ve zilletten kurtulurlar. İhlas ve samimiyetle Kur’an’a baksalar büyük bir yanlışın içinde olduklarını anlayacaklar.

(Hürseda Haber)