Doğruhaber neden günlük oluyor?

Doğruhaber neden günlük oluyor?

Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş, 1 Kasım itibariyle günlük yayına başlayacak olan gazetenin yayın politikasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Yaklaşık 9 yıldır haftalık olarak yayın yapan Doğruhaber Gazetesi 1 Kasım itibariyle günlük olarak bayilerde yerini alacak.

Gazetenin günlüğe dönüşme gerekliliğini İLKHA’ya verdiği röportajda anlatan Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş, İslamî medya alanında verilen bazı tavizler nedeniyle boşlukların oluştuğunu, bu boşlukları doldurma adına kırmızı çizgilerden taviz vermeden günlük olarak sahaya ineceklerini söyledi. İslamî yayın politikaları münasebetiyle her reklamı kabul etmediklerini ifade eden Göktaş, okurlara gazeteyi sahiplenmeleri noktasında da çağrıda bulundu.

Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş ile yaptığımız röportaj şöyle:

“Taviz vermeden günlük sahaya ineceğiz”

1 Kasım itibari ile Doğruhaber Gazetesi günlük oluyor. Günlüğe geçmenizin sebebi nedir?

Ortada epeyce İslam adına çıkan gazeteler, dergiler varken böyle bir gazetenin gerçekten gerekli olup olmadığı, böyle bir boşluk var mıdır sorusunun, küfür cephesine baktığımızda bunun cevabı basittir. Nasıl ki küfür cephesinde sayısız gazete varsa İslam cephesi de güçlü olmalı. Medya oldukça güçlü bir araçtır.  Bizim cephemizde de bir gazetenin daha çıkmasının hiçbir zararı yoktur. İslam adına taviz verilen boşluklar görüyoruz o boşlukları doldurmak istiyoruz. O hataların yapılmadan da, yani bir takım kırmızı çizgilerden taviz verilmeden de medyada günlük gazete olarak yerimizi alabileceğimize inanıyoruz.  Allah utandırmasın, o kırmızı çizgilerimizle bize muhafaza buyursun. Tabi kırmızı çizgilerimiz isabetli doğru tespitler ise ki öyle inanıyoruz, inşallah taviz vermeden günlük sahaya ineceğiz.

Günlük bir gazetenin her gün birilerinin masalarında olması veya en azından çarşıda dolaşırken tezgâhlarda manşetlerimizin her gün görülmesi basit bir olay değildir. Bizde varız,  bizim de söyleyecek sözümüz, yapacak itirazımız var demektir. Bunu her gün diyebilmek ciddi bir iş, ciddi bir güç ve kendisine güven gerektiren bir iştir. Onun için biz bunu ciddiye alıyoruz ve günlük gazetenin yerini hiçbir şeyin dolduramayacağı kanaatindeyiz

“Adalet en önemli kırmızıçizgimizdir”

‘Kırmızı çizgilerimiz’, derken neyi kast ediyorsunuz, bunu biraz açabilir misiniz?

Biz bu ülkede çok bedel ödeyen bir camiaya mensup olmamıza rağmen hiçbir zaman intikam hırsıyla ortaya gelmedik. Gerçekten birilerinden epeyce zarar görmüşüz; adliyede, yargıda, emniyette, ticarette… Mazlum ve mağdur bir camiayız. Her şeye rağmen biz, yayınlarımızda, gazetelerimizde, televizyonlarımızda, dergilerimizde intikamcı olmayıp ve adaletsizlik yapmamaya çalıştık ve adaletten şaşmadık. Allah’ın, Maide süresinde buyurduğu gibi; birilerine olan düşmanlığımız bizi adaletsizliğe sevk etmedi. Bu bizim en önemli kırmızıçizgimizdir.

“Artık reklam şirketleri de hizaya gelmek zorundadır”

Reklamlar noktasında ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz?

Biz doğru haber olarak İslam’a aykırı olan reklamlar almıyoruz. Buda beraberin de bir takım güçlükler çıkarıyor. Bu sadece gazetede değil televizyonda da böyledir. Bu sadece direnme değil; kırmızı çizgilerimizden taviz vermeme adına, ilkelerimizi koruma adına artık hücuma geçerek televizyon, dergi ve reklam şirketleri oluşturarak İslamî hassasiyeti gözeten medya oluşturacağız.  İnsanları biz zorlayacağız. ‘Bunlar her önüne gelen reklamı almıyorlar.’ diyecekler. Artık biz onlara değil, onlar bize benzemek zorunda kalacaklar. Belki bunu tek başımıza yapamayabiliriz ama bizim gibi dikkat eden birkaç tane kardeş medya çıktığında bu bir güç oluşturacaktır. Artık reklam şirketleri de hizaya gelmek zorundadır. Bu, günlük hayatımıza da yansıyacak. Yayıncılık bir reklam kuşağı değil, yaşantı biçimi olacak.

“İş yerinde gazeteyi hazır bulmak iyidir ama önemli olan gazeteyi aratmaktır, merak ettirmektir”

Okurlarınızdan, ne gibi beklentileriniz var?

Günlük ciddi satan bir gazeteyi önemseyip, aboneliğe çok önem veriyoruz. İnsanımıza hizmet etmek istiyoruz. Dağıtıcılarımızla halkın ayağına kadar götüreceğiz ama dağıtım şirketleri de olacak. Gazete bayilerinde ve vitrinlerde olacak fakat şahsen bizim okuyucularımızdan şöyle bir noktaya gelmelerini arzu ediyoruz. Biz gazetemizi kendisine götürmeden önce istiyoruz ki bizim okuyucumuz gidip, bayiden gazetesini sorsun, gazete olmadan edemesin, İş yerinde gazeteyi hazır bulmak iyidir ama önemli olan gazeteyi aratmaktır, merak ettirmektir. Gazeteyi bayisinden almalıdır, almadığı zaman bir eksiklik hissetmelidir.  Gazeteyi kendisinin almasını hedef olarak görüyoruz. İlk başta belki ayağına götüreceğiz ama bizim beklentimiz okuyucumuz gazetesini bayiden almalı ve almadığı zaman kendisini o gün hayata başlamamış hissedecek. Bu büyük bir iddia ama çok da imkânsız bir iddia olmayıp ve bunu da başarabileceğimize inanıyoruz. Okuyucu, sadece gazetemizi almasın;  gazeteyi alıp tenkit etmesini de bilip her şeyi gözden geçirmelidir. Gazete yazarıyla, teknik elemanıyla, okuyucuyla, bize bir mesafe kazandırmalıdır. Eğer sınıf geçeceksek hep birlikte sınıf geçmeliyiz. Beklentimiz birbirimizi takip ederek, destekleyerek samimi tenkit ederek sınıf geçirtmektir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir husus var mı?

1 Kasımdan itibaren okuyucularımızın özellikle çarşıda, pazarda bizi aramalarını bekliyoruz.  Bayilerden çıkan Doğruhaber Gazetesi’ni talep etsinler.  Okuyucumuz gazetelerini, stantlarda aşağılardan alıp görünen yerlere yerleştirsinler. Okuyucu, gazeteye düzenli olarak abone olmuş ve okuyor olabilir ama akşam bayilerde gazetemizi görünce cebindeki bozuk paralarla gazeteyi bayiden alıp bir arkadaşına, esnafa, komşusuna hediye etsin. Okuyucularımızdan aboneliğin gazeteyi okumak dışından böyle bir hizmet yapmalarını da bekliyoruz.

Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Gazetemize ilgi ve alakanızdan dolayı ben teşekkür ediyorum.  (Mehmet Bayrak, Mehmet Bozdaş-  İLKHA)