"İslam ülkeleri ortak çözümler üretmelidir"

"İslam ülkeleri ortak çözümler üretmelidir"

İslam ülkelerinin ortak noktalarda bir araya gelmeleri gerektiğini belirten Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan, bu durumda sorunların daha kolay çözülebileceğini vurguladı.

Bir konferans vermek için Diyarbakır'a gelen Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan, İLKHA'ya değerlendirmelerde bulundu.

Armağan, AB ülkelerinin bir araya geldiği gibi, İslam ülkelerinin de bir araya gelmeleri gerektiğine dikkat çekti.

Batı'nın böl, parçala ve yut mantığınn Ortadoğu'da uyguladığını ifade eden Armağan, bunun için iş birlikçi ve kukla yöneticiler istediklerini dile getirdi.

Batı'nın İslam âlemini rehbersiz bırakmaya çalıştığına değinen Armağan, "Bir oryantalistin 'İslam âleminin içine girdik. Onları içerden tanıdık ve onları böldük, zihinlerini değiştirdik. İslam âlemi bir daha ihya edilemeyecek hale geldi, paramparça oldu.' şeklinde sözü var.  Bunu itiraf eder. Bunun bir başka versiyonunu başka şeylerde gördük. İngiltere Başbakanı, 'Müslümanları Kur'an'-ı Kerim'den uzaklaştırmaktan başka çare yoktur. Biz Müslümanları Kuran'dan uzaklaştırır, o kitabı ellerinden alırsak onların bir daha iflah olmaları mümkün değildir.' demişti." dedi.

"Batı dünyası İslam dünyasının bir araya gelmemesi için çalışıyor"

Batı'nın İslam ülkelerine karşı tutumunun iki yüz yıllık planın bir parçası olduğunu vurgulayan Armağan, sözlerine şöyle devam etti: "Bunlar için de planlar, programlar yapıldı. Mesela Osmanlı Devleti'nin parçalanması için yüz plan yapıldığını biliyor muyuz? Niye yapıldı? Osmanlı Devleti Arap dünyasını da içerisinde barındıran bir devletti. Sömürmek istedikleri toprakların karşısında emperyalizmin önünde duran en büyük engeldi. Osmanlı'yı parçalamak, o parçaları yutmaları ve onları birbirine düşman etmeleri gayet kolay oldu. Demek ki İslam âleminin bir araya gelmemesi için Batı dünyası kafa kafaya verip iki yüz yıldır çalışıyor."

Müslümanların bu durumlara seyirci kalmaması gerektiğine dikkat çeken Armağan, "Peki, İslam âlemi böyle bir gelişme karşısında bir araya gelebiliyor mu? Maalesef pek fazla bir şey yapabildiğimizi söyleyemeyiz. Sadece İsrail'i kınıyoruz, Amerika'ya bir şeyler söylüyoruz. Emperyalizm, karşısında oyun kurucu aktör barındırmak istemez. Kendisine tabi olacak, isteklerini yapacak ve fazla sorun çıkarmayacak, uzlaşmacı, iş birlikçi kişiler ister. İş birlikçi olduktan sonra büyük bir problem yoktur. Yani onlar için inanç, şu ya da bu önemli değildir. Menfaat ön plandadır. Türkiye'nin attığı adımlar İslam âleminin bir türlü toparlanamamasına mukabil onların çıkarlarını zedeliyor. Çünkü bu adımlar 'Acaba İslam âlemi toparlanacak mı? Böyle bir güç mü var arkasında?' diye bir endişe uyandırıyor." ifadelerini kullandı.

"Kur'an-ı Kerim'i ve efendimizi dinlemeliyiz"

Armağan, Müslümanların Allah'ın emirlerine uyup, birbirlerine kenetlenmeleri gerektiğini sözlerine ekleyerek, "Bunun için yapılacak şey bazı asgari noktalarda buluşmaktır. Tıpkı Avrupa Birliğinde olduğu gibi. Laik denilen Avrupa'nın nasıl da toplandığını, ittifak yaptığını, menfaatleri icap ettiğinde bir dini koalisyon oluşturabileceğini gördük. Niye bunu Hristiyanlar oluşturabiliyor da Müslümanlar oluşturamaz? Bunun için gereken şey Kur'an-ı Kerim'i ve efendimizi dinlemek. Bundan başka yapacağımız bir şey de yoktur. Kimse bize yeni bir fikir getirecek değil. Tunus'ta bir Müslümanın ayağına diken battığında benim burada kalbim sızlıyor, bu ittifakı ve bu bağlantıyı sağlayabiliyorsam o zaman İslam birliği için bir fırsat oluşmuş demektir." ifadelerini kullandı. (Abdurrahman Tetik/Emrah Deniz-İLKHA)