'Süperlerin kavgası masumları vuruyor'

'Süperlerin kavgası masumları vuruyor'

İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Köni, son günlerde Kuzey Kore’nin füze denemeleriyle yaşanan küresel gerginliğin nedeni ve Arakan’da yaşanan çatışmaların perde arkasını değerlendirdi.

Uluslararası İlişkiler uzmanı Prof. Dr. Köni, ABD’nin Çin’in enerji bulma çabalarının önüne geçmek, ticaretteki üstünlüğünü baltalamak için sahneye koyduğu planlara, Çin’in de Kuzey Kore üzerinden cevap vermeye çalıştığı görüşünde: “Çin yönetimi, Kuzey Kore üzerinden ‘Sıkıştırmaya devam edersen küresel savaş çıkartırım’ mesajı veriyor.” 
Arakan’daki katliamların iki süper gücün örtülü savaşından kaynaklandığına dikkat çeken Köni’nin sorularımıza yanıtları şöyle:

‘Çin çok rahatsız’

Kuzey Kore neden yine füzelerle gündeme gelmeye başladı? 

Füze denemeleriyle başlayan küresel gerginlik sürecini Çin’in enerji bulma ve ABD ekonomisini etkileyen üretim kapasitesinden ayrı düşünemeyiz. Mesele, Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong’un maceraperest tavrından kaynaklanmıyor. Çin, Afrika’daki enerji transferinin sekteye uğramasından son derece rahatsız. ABD, bu ülkeyi Pasifik’teki üsleri ve Myanmar üzerinden ikinci kez sıkıştırıp, petrol ve doğalgaz akışını kesmeye çalışıyor. Kapana kısıldığını düşünen Çin yönetimi, Kuzey Kore üzerinden “Sıkıştırmaya devam edersen küresel savaş çıkartırım” mesajı veriyor.
 

Amerika neden Çin’den rahatsız? 

Füze krizinin neden ve nasıl patlak verdiğini anlamamız için olayların başlangıç noktasına gitmemiz gerekir. Çin’in enerji yoksunluğu olsa da, Amerika’yı sarsan büyük bir üretim kapasitesi söz konusu. Çin’in, Amerika ile ticaretinde korkunç bir dış gelir fazlası var. Amerika, bu nedenle Çin’in enerji bulma çabalarının önüne geçmek, ticaretteki üstünlüğünü baltalamak istiyor.

Çin’in karşı hamlesi

Çin’in enerji politikaları nasıl baltalanıyor?

Çin, yakın döneme kadar Libya ve Sudan’dan petrol taşıyordu. Bu petrol Kızıldeniz’den çıkış yaparak Hint Okyanusu’na, buradan da Malezya, Endonezya bölgesindeki adaların arasından geçen gemilerle Çin denizinden limanlara taşınıyordu. Arap baharıyla Libya darmadağın oldu. Sudan’daki animistler Hıristiyan olunca, El Beşir saldırılara başladı. İç savaş ardından, uluslararası mahkeme süreci ve referandumla ikiye ayrılan bir Sudan ortaya çıktı. Çin, Libya’dan sonra Sudan’da da gol yiyince petrol taşıma hattında kesinti meydana geldi. Ayrıca hatırlarsanız Somali açıklarında korsan saldırılar da başlamıştı.

Çin’in ABD’ye karşı hamleleri nedir? 

Çin yönetimi ortaya çıkan bu duruma karşı Cibuti’de bulunan ABD’ye ait Afrika Komutanlığı’na 6 kilometre mesafede kendi üs bölgesini oluşturdu. Bu sayede kendi ticari gemilerini denetim altında tutmaya başladı. Çinliler, ikinci hamleyi ise Myanmar üzerinden sahneye koydu. Libya’dan, Sudan’dan yüklediği petrol ve doğalgazın yolunu kısaltmak için Myanmar kıyısından kendi ülkelerine petrol hattı çekti. Arakan kıyılarına yakın mesafedeki iki adaya yanaşan Çin gemileri, Arakan ve Myanmar’ın kuzeyinden ülkeye enerji akışı sağlamaya başladı. 50 milyon nüfuslu Myanmar, Çin’in müttefiki konumunda. Ülkede bir milyon Müslüman, 49 milyon Budist yaşıyor. Arakan’dan başlayıp Myanmar’ın içinden kendi enerji hattını oluşturan Çin devleti, bu sayede, enerji transferinde zaman kaybını minimize etmiş oldu. Bu arada Çin artık petrolü ağırlıklı olarak Rusya, Suudi arabistan ve İran’dan alıyor. 

Arakan’daki çatışmalar iki süper gücün çıkar çatışmalarından mı kaynaklanıyor? 

İşte bu noktada Amerika yeniden devreye girerek, Arakan ve çevresindeki bir milyon Müslüman’ı kışkırtmaya başladı. Amerikalılar, öteden beri bu politikayı izliyor. ABD’liler bölgede “Kurtuluş Ordusu” adıyla kurulan silahlı örgütlere el altından destek verip yeni çatışma alanları yaratmaya uğraşıyor. Myanmar ve Arakan’da başlayacak çatışmalar en çok Çin’in enerji transfer hattına darbe indireceğinden bu durum Çinliler’i çok rahatsız etti. 

‘ABD kışkırtıyor’

İki süper gücün örtülü savaşının kurbanları ise her zaman olduğu gibi mazlum ve masum halklar oluyor. Amerika, bağımsız bir Arakan devletinin kurulması için bu ülkedeki örgütlere el altından silah yardımları gönderiyor. Türkiye ise tamamen insani saiklerle dindaşlarına yardım göndermeye çalışıyor. 

ABD’nin kışkırttığı Arakanlı Müslümanlar, Myanmar güçlerine saldırırken Çin yanlısı merkezi hükümet de Müslümanlar’ı ezmeye çalışıyor. Arakan’da sözde Müslümanlar’a sahip çıkan ABD, Ortadoğu’da Müslümanlar’ı birbirine kırdırıyor. Unutmayalım ki; Çin’e karşı Nepal ve Uygur halkına destek veren yine ABD.

‘Çin düşerse Kuzey Kore ayakta duramaz’

Kuzey Kore oyunun neresinde? 

Kuzey Kore meselesi Çin’in ABD kuşatmasına karşı direnç noktası. Enerji konusunda Myanmar’da sıkışmaya başlayan Çin, müttefiki Kuzey Kore üzerinden “Beni sıkıştırmaya devam edersen küresel savaş çıkartırım” mesajı veriyor. Kuzey Kore’nin nükleer silah yapma kapasitesi yok. Şayet nükleer silah yapma boyutuna ulaşmış bir Kuzey Kore varsa bunun arkasında mutlaka Çin ve Rusya desteği var demektir. Asya Pasifik bölgesinde ABD’nin Çin’i kuşatma politikası Kuzey Kore’yi de tedirgin ediyor. 

Çin düşerse Kuzey Kore ayakta duramaz. Güney Kore, Filipinler, Japonya, Guam, Avustralya’da ABD üsleri bulunuyor. ABD Deniz Kuvvetleri Pasifik Komutanlığı ise Havaii’de. Kuzey Kore, tıpkı Küba gibi sıranın bir gün kendisine geleceğinden endişeli. Bu nedenle Çin’in kanatları altında. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Japonya’da yapılan Anayasa değişikliği büyük önem taşıyor. Önceki anayasasında siyasal nedenlerle savaşa başvurmayacağını belirten Japonlar, bu maddeleri değiştirdi. Sözde milliyetçi, özde Amerikancı bir başkan göreve geldi. Japon ordusu, ABD desteği ile Çin’e karşı güçlendiriliyor. (Milliyet)