Ana SayfaRöportaj
2011-10-22 16:48
'Dimilî / Zazakî' ve 'Zazalar' Üzerine…

'Dimilî / Zazakî' ve 'Zazalar' Üzerine…

Zazaca’nın fonetik dil yapısı, tarihi vs. konularda halkın dilinde aslı olmayan birçok spekülatif bilgi dolaşmaktadır. Bu durumu müşahede ederek faydalı olması ümidiyle ağırlıklı olarak Kürdçe’nin Zazaca lehçesindeki çalışmalarıyla tanınan yazar Roşan Lezgîn’le "Bangaheq" sitesi bir röportaj gerçekleştirdi.
Paylaş | Facebook   | + Ο -
Yazdir

Zazaca’nın fonetik dil yapısı, tarihi vs. konularda halkın dilinde aslı olmayan birçok spekülatif bilgi dolaşmaktadır. Bu durumu müşahede ederek faydalı olması ümidiyle ağırlıklı olarak Kürdçe’nin Zazaca lehçesindeki çalışmalarıyla tanınan yazar Roşan Lezgîn’le bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajı yapmaktaki kastımız kaynaklar ışığında bilgi sunmaktır. Yaptığımız röportajı siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.

*Zazaca ve Zazalarla ilgili olarak spekülatif birçok söylenti var. Kaynaklara dayanarak neler söyleyebiliriz?

Roşan Lezgîn: Öncelikle ‘kaynak’ dediğimiz şeyleri, özellikle nasyonalizm çağında ulus devletler veya kimi odakların, politik ihtiyaçları doğrultusunda ürettikleri ‘bilgi kaynakları’, ‘tanımlar’ ve ‘kategorileştirmeler’i kuşkuyla karşılamak gerekir diye belirtmeliyim! ‘Spekülatif söylemler’i ise, egemen ulusun, devletin, Kürdlere yönelik politikaları çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Kürdlerde kimlik bunalımı ve kargaşalar yaratarak daha kolay yönetmek veya yutmak için kirli ve maksatlı bilgiler yayarak kafa karışıklığı yaratmaya çalışıyorlar. Buları görmeyecek kadar saf değiliz fakat kimi gençlerin bu kirli propagandadan etkilendiğini de eklemeliyim.

Kürd milleti, Kurmanc, Soran, Goran, Lur ve Kırd (Zaza, Kırmanc, Dımıli) gibi toplumsal gruplardan, ayrıca Müslüman, Ezidî, Yaresan ve Alevi gibi dinsel gruplardan oluşan heterojen bir millettir. Aslında birçok başka millet daha tıpkı Kürdler gibi heterojen bir yapıya sahipti ama uluslaşma çağında, ulus devletlerin kurulmasıyla, çoğu lehçelerini dışarıda bırakarak homojenleşti, tekleşti. Fakat Kürdler, uluslaşma sürecini yaşamama, merkezi bir devlete sahip olamamalarından kaynaklı olarak özellikle dilsel açıdan heterojen yapısını koruya geldi. Düşünün bir kere, ulus devletlerin en çok yaptıkları şey dili tekleştirme/standartlaştırmadır. Kürdlerde böyle bir durum hiçbir zaman yaşanmadı. Tarihte bir lehçe diğer bir lehçeyi asimile etme gibi bir durum da olmamış. Doğal olarak bütün Kürd lehçeleri günümüze kadar gelebildi. Aslında birçok lehçemizin olması, anlaşma konusunda zorluklar yaratsa da, çok-kültürlü, çok-renkli yapımız açısından, her biri çok değerli birer milli sermayemizdir.

Kırdlere gelince. Var olan tarihsel kaynakların tümünde “Zaza” ve “Dımbıli” adları birer Kürd aşiretleri olarak geçer. Kırd veya Kırmanc adları, etnik kimliği belirten adlarıdır. Malmîsanij, bir araştırmasında Milattan önce 2. Yüzyılda yaşamış olan Polibio’nun “Cyrtî”lerden, Strabon’nun “Kırtii” yani “Kırtiler”den, Milattan önce 54’de dünyaya gelen Romalı tarihçi Tito Livio’nun “Cirtei/Cirti”lerden söz ettiğini söylüyor. Açıktır ki bütün bu kavramlar “Kırd” ya da “Kırdî” ile aynı kelimelerdir. Yakut el-Hemevi, eseri Mucemul Buldan’da “Kaleleri çok güçlüdür; Beşnevi, Bohti ve Zewazların [Zazaların] kaleleri birleşiktir, Dımıli aşiretinden olanlar ise, daha çok yüksek dağlık kesimlerde yaşamaktalar” diyor. Evliya Çelebi de “Zaza” adını bir Kürd aşiretinin adı olarak anar.

Kürd milliyetçiliğinin çok önemli simaları Kırd (Zaza) Kürdleridir. Örneğin, Bidlîs ayaklanmasının (1914) lideri Mela Selîmê Gonigî, Liceli Kurdîzade Ehmed Ramîz Beg, Modkanlı Xelîl Xayalî, Dr. Fuad Berxo, Dr. Nafîz Zaza ve kardeşi Nûredîn Zaza, daha sonraları Seîd Elçî, Dr. Şivan, Faîq Bucak, Necmedîn Buyukkaya bunlar liderlik seviyesinde Kürd ulusal mücadelesinde yer almışlar. 1925 Kürd ayaklanması, daha sonra Dêrsim direnişinin ağırlıklı kitlesi Kırd Kürdleridir. Kırd Kürdleri, kendilerini Kurmanclardan daha fazla Kürd (Kırd) saymaktadırlar. Genelde kendilerine Kırd, Kurmanclara da Kırdas (Kürdümsü) derler. Ama son 20-30 yılda gelişen Kürd siyasallaşmasının, Kürd medyasının ağırlıklı dili daha eski yazın geleneğine sahip olan ve çoğunluğun dili olduğundan Kurmancca lehçesi oldu. Yoksa Kürdçe sadece Kurmanc lehçesi değildir, bütün Kürd lehçelerinin genel adıdır. Bazıları bilmeden, bazıları da bilinçli olarak Kurmanc ve Kırdleri (Kırmancları) birbirinden ayırarak Kırmanclara Kürd, Kırdlere de Zaza diyor, adımızı bile değiştiriyorlar. Yaşlı kuşaklara sorunuz, çoğu Zaza sözcüğünü kullanmaz ve eskiden bu sözcüğü duymadığını söyler. Şimdi ise ısrarla Zaza adı bize dayatılıyor. Oysa bu lehçeyi konuşan halkımız Dersim’de kendisine Kırmanc diğer yörelerde genellikle Kırd, Siverek gibi bazı yörelerde de Dımıli der.

*Zazaların, Sasaniler döneminde sarayda üst kademelerde oldukları söylenmekte, siz bu söylemi nasıl değerlendiriyorsuuz?

Roşan Lezgîn: Kırdleri Sasanilerle ilişkilendirecek bir kanıt yok ortada. Tarihsel bir iddiaya inanmamız için çok sağlam bir şekilde birbirini tamamlayan arkeolojik, antropolojik ve filolojik delillerin bir arada olması gerekir. Şahsen Kırdlerin, Emevi ve Abbasi Araplarının bölgeye gelmesinden sonra Kürdistan’ın merkezinden, Goran (Hewramî) grubundan kopup Kuzey Kürdistan’a göç ettiklerini düşünüyorum.

*Zazaların Osmanlı döneminde (muhtemelen Yavuz Selim döneminde) İran’dan getirilip bir hilal şeklinde Kürdistan’ın etrafına yerleştirildiği söylenmekte bu konuda neler söylersiniz?

Roşan Lezgîn: Kürdistan’da ve çevresinde tarih boyunca birçok kez göçler, dalgalanmalar olmuştur kuşkusuz. Ulus devletler öncesi dönemlerde, toplumlar dinsel olarak tasnif edilirdi. Osmanlı-Safevi devletleri arasındaki çekişme din temelinde oldu. Özel olarak Kırdler değil de, genelde Kürd aşiretleri sınır bölgelere, örneğin Xorasan’a yerleştirildikleri veya yerlerinden sürüldüklerini biliyoruz. Ama özel olarak Kırdlerin hilal şeklinde Kürdistan’ın etrafına yerleştirilmeleri söz konusu değildir.

*Dımıli kelimesi ile İran’daki Deylem denilen bölgenin irtibatı var mıdır?

Roşan Lezgîn: “Dımıli/Dımbıli” sözcüğü, “Dunbuli” sözcüğünün değişikliğe uğramış halidir. “Deylem” sözcüğüyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunu, Oskar Man adında bir İranolog, 1906 yılında sadece Siverek’te, çok dar bir çerçevede yaptığı araştırmasında, bir tahmin olarak “Dımılî” sözcüğünün “Deylem” sözcüğünün değişikliğe uğramış hali olabileceği ihtimalini düşünmüş ve notlarında yazmış. Öldükten sonra, öğrencisi Karl Hadank, hocasının derlediği notları olduğu gibi yayınlamış. Çok daha sonraları, 1985’lerden sonra kimi çevreler kasıtlı olarak, Kırdleri Kürd değil Deylemilere bağlamak için bu efsanenin propagandasını yaptı, yapıyor. Dımıli sözcüğünün Deylemle ilişkilendirilmesi, hiçbir bilimsel bilgiye dayanmayan bir nevi propaganda olarak kimi kafaları karıştırmaktan başka hiçbir şey değildir. Şerefname’de, Xoy bölgesinde yaşayan Dımılilerden söz edilirken, bunların, Musul bölgesinden oraya göç ettikleri ve aslen Ezidî inancına mensup oldukları söyleniyor. M. Reza Hamzeh'ee, Yaresan (Ehl-i Hak) Bir Kürd Cemaati Üzerine Sosyolojik Tarihsel ve Dini-Tarihsel Bir İnceleme adlı bilimsel çalışmasında, Huseyn Xan Donboli'nin oğlu Teymur Paşa tarafından yazılan ve K. R. Cama Oriental Institute of Bombay’da 1849 tarihinde kaydedilen, temel olarak Donboli Kürdlerinin çok erken dönemlerinden başlayan tarihleri hakkında olan 'Tarix-e keşaf' adlı kitabın 267'inci sayfasında Donboliler Kurmanci Kürdleri olarak tanımlandığını, söylüyor. 

Araştırmacı yazar Wisif Zozanî, “Dımıli (Dunbuli) ismini ilk kullanan yazar, Kürdlerin kökeni konusunda kitap yazmış, 800’lü yıllarda yaşamış Ebu Hanîfe Dinewerî’dir. Dinewerî Ensabu’l-Ekrad (Kürdlerin Kökeni) isimli eserinde Dunbulîleri Kürdlerin bir kolu olarak saymaktadır. Abdurrezzak beg Dunbulî Tarihu-Denabile isimli Dünbüli Beyleri tarihinde Ebu Hanîfe Dinewerî’nin bu eserinden alıntıda bulunmuştur. Tarihçi Zehebî (ö. 1348) Müştebihu’n-Nisbe (Benzeşen Soylar) adlı eserinde, Dunbulilerin bir Kürd kabilesi olduğunu ve Musul civarında yaşadıklarını ifade ediyor. Yine, Hadis ve tarih bilgini Ebû Tahir es-Silefi (ö.1181), Mu’cem’s-Sefer (Gezi Sözlüğü) isimli eserinde, hadis öğrendiği hocası Rıdvan bin İbrahim bin Memlan’dan söz ederken ondan Kürdlerin Dunbuli kabilesine mensup biri olarak söz eder. Ortaçağ tarihçilerinden İbnül’l Ezraq el-Fariqî ‘Tarîxu Meyyafariqîn we Amîd’ adlı eserinin ‘Mervani Devleti’ bölümünde Abdurrahman bin ebi-l Verd ed-Dunbuli isimli bir Mervani komutanından bahsetmektedir. Bu komutan Lica Hettax [Lice-Entax] valisi Şerwîn’in emrindeydi. İbn Nuqta el-Hanbelî (ö. 1231), Tekmiletu İkmali’l-İkmal isimli eserinde Dunbulilerden, Kürdlerin bir kabilesi olarak söz eder. Yazar, Dunbuliler içerisinden çıkmış bazı âlimlerinden söz eder. İbn Nuqta bu bilginleri Musullu olarak tanıtmaktadır. Bütün bunlar Dunbulilerin kadim yerleşim yerlerinden birinin de Musul olduğu tezini güçlendiriyor. İbn Fazlullah el-Umeri (1349) de Mesaliku’l-Ebsar isimli eserinde Dunbulilerin Kürdlerin bir kabilesi olduğunu ve Musul yakınlarındaki Maklub dağları eteklerinde yaşadıklarından söz etmektedir.” diyor.

*Zazaca dil olarak Kurmancca ve diğer Kurdî lehçelere yakın olduğu kadar Farsça’ya da yakındır. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Roşan Lezgîn: Hindo-Ewropî dil ailesi içerisinde yer alan bütün diller bir dereceye kadar bir birine yakın; İrani diller grubunda olanlar daha çok bir birine yakın. Ama Kurmancca lehçesi ile Kırdki lehçesi arasındaki yakınlık Farçayla kıyaslanamayacak kadar belirgindir. Kurmancca ile Kırdki arasındaki yakınlık karakteristiktir. Örneğin, Farsçada erillik-dişillik yoktur ama Kurmancca ile Kırdkide vardır. Sentaks açısından, fonetik açıdan Kurmancca ile Kırdkide çok ama çok benzer iken Farsça tamamen farklıdır. Sözcük açısından da öyledir. Sistematik yapı olarak Kurmancca ile Kırdki Farsçayla kıyaslanmayacak derecede bir birlerine yakındır. Kırdki ile Goranca (Hewramice) daha çok yakındır. Anlaşamama, anlayamama da tartışmalı kavramlardır. Kimi zaman aynı lehçeyi konuşan iki yakın köy dahi bir diğerinin konuştuğu şiveyi anlamazlar. Standartlaşmamış, eğitim dili olmamış dillerde bu çok normal bir durumdur.

*Zazalar kendilerini biz Zazayız, biz Dımıliyiz diye takdim ederler. Kurmanclar ise biz Kurmancız derler. Kürd lafzının her ikisini de barındıran üst şemsiye olduğu konusunda halk nasıl ikna olur?

Roşan Lezgîn: Bu dediğiniz genç kuşaklar ve şehirlerde büyüyen gençler için öyle olabilir. Çünkü şehre gelince Türkçe konuşulur ve Türklerin kullandığı Zaza sözcüğü yaygınlaşır. Gerçekte öyle değildi. Yukarıda değindiğim, gibi babalarımız annelerimiz genellikle şehre gelmeyinceye dek Zaza adını duymamışlardı. Genellikle Kırd veya Kırmanc derlerdi. Her lehçeyi konuşanın kendisini lehçesiyle takdim etmesi çok normaldir. Ama tarihte ikisi birlikte işgalci güçlere, Kürdlerin varlığını ve hakkını inkâr edenlere karşı birlikte direnip mücadele etmiş ve Kürdlerin haklarını talep etmişlerdir. Koçgiri, 1925 Ayaklanması ve Dêrsim Direnişinin liderleri Kurmanc veya Zazalar için değil Kürdler için hak istediler. Doğu ve Güney Kürdistan’da da lehçeleriyle kendilerini takdim edebilirler ama yüz yıla yaklaşan bir süredir Kürd olarak ve Kürdlerin ortak hakları için mücadele ettiler.

*Zazalardan bazıları T.C. rejiminin onlarca yıldır Kürdlere yaptığını Kürdler de şimdi bize yapmakta demektedirler. Ne dersiniz?

Roşan Lezgîn: Bunları söyleyenler somut örnekler vermelidir. Ben hayatım boyunca Kurmanclarla ilişki içindeyim ama böyle bir şeye rastlamadım. Kurmacların Kırdlere bir şey yaptığı yok. Ayrıca Kurmanclar Kırdlere ne yapabilir ki? Bu tür propagandalar daha çok kasıtlı yapılıyor. Genelde bütün Kürdlerin haklarına karşı olan bazı Türk yazarlarının son zamanlarda “Zaza dostu” kesilip propaganda yapmalarının kasıtlı olduğu apaçık. Başbakandan Genel Kurmay başkanına kadar Zaza deyip durmaları hayra alamet değil. Bu kişiler bu kadar Zaza dostu mu? Kürdlerin ulusal haklarına saygı göstermeyenler Zaza dostu olabilir mi? Bu tür propagandalar bazı Kırd arkadaşları da etkilemiş olabilir ama kanımca Kırdler kendilerini eleştirmelidirler. Lehçem için ne yapıyorum, milletim için ne yapıyorum diye önce kendisine hesap sormalıdırlar. Internet sayfalarında da bazı Kürd düşmanları değişik adlarla Kurmanclarla Kırdleri birbirine düşürmek için uğraşıyor. Bu oyunlara gelmemek gerekir.

Türk devletinin Kürdlere (Kurmanc ve Kırdlere) yaptıkları bellidir. Kuruluşundan beri Kürdçe (Kurmancca ve Kırdce) yasaktır. Bu yasak idarî ve cezaî müeyyidelerle uygulanmıştır. Kürdlerin (Kurmanc ve Kırdlerin) Türklüğe asimilasyonu için, başta eğitim sistemi olmak üzere, cami de dâhil, bütün devlet kurumları topyekun bir sistem olarak, soykırım derecesinde katliamlar da dâhil her türlü melanet metot denenerek Kürdler ezilmiştir. Kürd coğrafyası her türlü savaş silahları kullanılarak yakılıp yıkılmış, tahrip edilmiştir. Milyonlarca insan yerinden yurdundan edilmiştir. Askeriyle, polisiyle, yargısıyla, basınıyla, üniversitesiyle, bütün baskı mekanizmalarını Kullanarak Kürdleri yok etmeye, asimile etmeye çalışmıştır bu devlet. Kurmanclar, onların deyimiyle Kürdler, hangi mekanizmalarla devletin Kürdlere yaptığını, Kürdler Zazalara yapmış veya yapıyor? Söyler misiniz?

Kırdce ilk kitap Diyarbakır’da 1899’da yayınlamıştır. İkinci kitabı bir Kurmanc olan Celadet Bedirxan yayınladı. Türkiye’de 1979 yılında yayımlanan ilk Kürdçe dergi olan Tîrêj dergisinin yarısı Kurmancca yarısı Kırdcedir. Kurmanclar ve Kırdler birlikte yayımladılar. Şu anda Kürdçe günlük olarak yayınlanan Azadiya Welat hem Kurmancca hem Kırdceye yer vermektedir. Kelhaamed dergisi hem Kurmancca hem Kırdce olarak yayınlanmaktadır. Kürd basınında Kırdce az yer almaktadır, diye eleştirilerde bulunabiliriz. Ama Kurmancların eksikliği veya baskısından kaynaklanmıyor bu durum. Kırdlerin kendileri de bu konuda yeterli çabayı göstermiyor. Ben yıllardır Kırdce yazıyorum. Bu süreç içerisinde Kırdlerden çok daha fazla Kurmanclardan destek gördüm, teşvik edildim. Bizim Kırdler ne yazık ki daha fazla asimilasyona teslim olmuşlar, Türkçe konuşuyorlar. Kurmanclara saldırıyorlar! Bu, çok haksız bir iddiadır.

 *Zazaların, Kuzey Kürdistan (Türkiye Kürdistan’ı) dışında yaşadıkları başka bir yer var mı?

Roşan Lezgîn: Kırdler, Türkiye siyasi sınırları içerisinde kalan Kuzey Kürdistan’ın 12 vilayeti sınırları içerisinde; 1) Bidlîs; Modkan 2) Çewlîg; Azarpêrt, Bonglan, Çêrme, Dara Hênî, Gêxî, Kanîreş ve Xorxol 3) Dêrsim; Çemişgezek, Mazgêrd, Pêrtage, Pilemurîye, Pulur, Qisle ve Xozat 4) Dîyarbekir; Çêrmûg, Çinar, Erxenî, Gêl, Hêni, Hezro, Karaz, Licê, Pasûr, Pîran ve Şankuş 5) Erzingan; Îlîç, Kemalîye, Kemax, Mose ve Têrcan 6) Erzirom; Aşqele, Çad, Hesenqele ve Xinûs, 7) Mûş; Gimgim 8) Ruha; Sêwreg 9) Semsûr; Aldûş 10) Sêrt; Hewêla 11) Sêwas; Qengal, Zara, Ulaş, Îmranlî, Dîvrîgî 12) Xarpêt; Depe, Maden, Mîyaran, Pali, Qovancîyan, Sîvrîce ve Xulaman ilçelerinde yaşarlar. Bunlardan Çewlîg ve Dêrsim illerinde çoğunluktalar. Ayrıca Gümüşhane ve Aksaray illerinde, Malatya ilinin Pütürge ve Arapkir, Kayseri ilinin Sarız, Ardahan ilinin Göle ilçesinde de az miktarda Kırd yaşar.

*Kürdçenin Zazaca lehçesinde edebiyat ve gramer açısından en mutemed birkaç ismi sayabilir misiniz?

Roşan Lezgîn: Şu an yaşayan yazarlarımızdan M. Malmîsanij Hocamız, Munzur Çem Hocamız, J. Îhsan Espar, Mehmed Selîm Uzun, Deniz Gündüz, Seyîdxan Kurij ve daha birçok değerli yazar ve edibimizin Kırd lehçesinin standartlaştırılması, geliştirilmesi konusunda çok büyük emekleri olmuştur. Hepsine şükran borçluyuz. 

*İlk olarak Zaza kelimesinin Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde geçtiği bilinmekte, daha önce yazılmış kaynaklarda herhangi bir bilgi var mı?

Roşan Lezgîn: Az önce Yakut el-Hemevi’nin Mucemul Buldan adlı eserinde “Zewaz”lardan yani Zazalardan söz ettiğini söyledim. Yakut el-Hemevi 1168-1229 yılları arasında yaşamış. Evliya Çelebi ise 1611-1662 yılları arasında yaşamış. Arada 400 yıldan fazla bir fark vardır. Fakat Zaza sözcüğünü daha çok yabancılar, Türkler, yani Kırd olmayanlar kullanırlar. Asimilasyon ve devletin bilinçli politikası sonucu bu ad ne yazık ki bugün asimile olmuş, şehirlerdeki bazı Kırdler tarafından da kullanılıyor. Örneğin, ben Liceliyim, Diyarbakır’a gelmeyene kadar Zaza sözcüğünü duymamıştım. Biz kendimize Kırd diyorduk ama Kurmanclar bize Dımıli diyordu. Zaza adı daha çok Türkler tarafından bir nevi dayatılmış bir adlandırmadır. 

*Zazaki ile Lurî lehçesinin irtibatı ne derecedir?

Roşan Lezgîn: Lurceden daha çok Goranca-Hewramîce ile birbirlerine yakındırlar.

*Zazacadaki ağızlar niçin birbirinden bu kadar uzak? Bazen bir Zaza köylüsünün yakınındaki diğer Zaza köylüsüyle konuşmasının birbiriyle örtüşmediğini görüyoruz, bu bir dil zenginliği mi?

Roşan Lezgîn: Bu durum, daha çok standartlaşmama, eğitim dili olmama durumuyla ilgilidir. Bütün sözel (verbel) dillerde bu durum böyledir. Bu, doğal bir durumdur. Bir dil, yazı dili, eğitim dili oldukça, işlenir, standartlaşır. Örneğin, “camî” sözcüğünün “comî, cûmî, cumî” gibi farklı formlarda telaffuz edilmesi, ağız veya şive farklılığından kaynaklanmaktadır, standartlaşmama durumuyla ilgilidir.   

*Vate Çalışma Grubu kimlerden oluşuyor, ne yapıyor?

Roşan Lezgîn: Vate Çalışma Grubu, hemen hemen Kırdce konuşulan bütün illerden olan, her biri birkaç dil bilen, Kırdce okuyan, yazan Kürd aydınlarından oluşan ve Kırdcenin derlenmesi, korunması, standartlaşması ve gelişmesi için çabalayan gönüllü idealistler topluluğudur. Bu grup Kırd lehçesi için çok önemli olan şu üç kitabı yayımladı.

1)Kırdcenin Yazım kuralları

2)Kırdceden Türkçeye Sözlük

3)Türkçeden Kırdceye sözlük.

Bunlardan ikincisi tespit edilen standart Kırdce sözcükleri içeriyor. Üçüncüsü ise standartlaştırılan Kırdce sözcüklerin tespit edilebilen bütün versiyonlarını içeriyor.

Grubun yayımladığı ve sadece Kırdce olan Vate dergisinin ise bugüne dek 35 sayısı yayımlandı.

*Ehmedê Xasî’nin Mewlidinden önce -şu an piyasada olmasa da- yazılmış bir kitap var mı?

Roşan Lezgîn: Peter Ivanoviç Lerch’in 1857 yılında Petersburg’da yayınlanan kitabı mevcuttur. Kırım Savaşı’nda Çarlık Rus Ordusu’nun eline esir olarak düşen Osmanlı Ordusu askerleri arasında Kürdler de vardır. Adı geçen metinler Peter Ivanoviç Lerch tarafından esir düşen bir kısım Kürd askerlerin ağzından derlenmiştir.

*Zazacada, kelimelerin sonundaki “o” harfi Ermenicenin etkisinden kaynaklanabilir mi?

Roşan Lezgîn: Diller, bir birinden sözcük alıp verirler ama sistemsel olarak, gramer yapısı açısından bir birlerini pek etkilemezler! Fiil çekimleri için söylüyorsun herhalde. Ermeniceyle bir alakası yok bunun. Kırdcede bütün adlar ya eril ya dişil ya da çoğuldur. Dolayısıyla isim sıfatları ve fiil çekimleri de aynı durumdadır. Söylediğiniz “o” sesi sadece eril fiil çekimlerinde vardır. Örneğin, “Mi nan werdo.” (Ekmek/yemek yemişim.) derken “nan” sözcüğü eril olduğundan, fiil çekimi eril olarak “o” olmaktadır. Ancak “Mi saye werda.” (Ben elma yemişim.) derken “saye” sözcüğü dişil olduğundan fiil çekimi de dişil olarak “a” olmaktadır.

  *Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.

Roşan Lezgîn: Ben teşekkür ediyorum.

(M. Ali Erdoğan / Bangaheq)




Yorum Ekle
misafir
ALLAH AKIL - FİKİR VERSİN
2011-10-27
duygusal-tepkisel ve fevri yorumlar yazan kardeşlerimize Allah akıl fikir versin. Allah aramızda ilmi-bilgiyi ve itidali hakim kılsın...

Zazaca ile Kürdçe'nin diğer lehçeleri arasında Necaşi'nin çizdiği çizgi kadar fark vardır. Zaza'nın Kurmanc ve Soranlarla aynı halk olduğu Tarihi, Kültürel ve Filolojik çalışmalarla sabittir. Allah mahal ve kavim milliyetçiliğinden muhafaza kılsın. amin
Ebuzer
2011-10-26
Allah fitne ehlini kahretsin. Dünyada ve ahirette rezil rüsvay etsin. Allahın laneti fitne çıkaranların üzerine olsun. Amin
DOVIC
idolojik saplantilar...
2011-10-24
rosan lezgin ve arkadaslari zazaca ya yaptiklari hizmetlerinden dolayi saygim var, ancak onlarin iki tane idolojik-siyasi saplantilari var: 1. zazaki kürtcenin lehcesidir ve 2. zaza ve dimili sözcükleri ise asiret adlandirmalaridir, ancak kird ve kurmanc kelimeleri ise etnik kimlik adlandirmalardir. bu kardeslerin lehce ve etnik kimlikle ilgili ölcütleri nedir, anlamis degilim?

ayrica rosan lezginin "spekülatif söylemlerle" ilgili yaklasimina baktigimda ismail besikcinin islami camianiza olan yaklasimi aklima geldi. ismail besikci rosan lezginin bir nevi akil hocasi sayilmaktadir. yani ismail besikci nasil islami camiayi ergenekonlastiriyorsa, rosan lezgin de kendileri zaza olarak tanimlayanlari derin devletle irtibatlandiriyor.

rosan lezginin bir COK söylemlerine itirazim var, ancak simdilik bununla yetiniyorum. vesselam
ziya
yanlız zazalar konuşsun bu konuda
2011-10-24
zalaların kim olduğu zaza ları ingilendirir zazalara sormak gerek.
Tum Yorumlar
Kategoriye Ait Diğer Haberler
Haber1
'Arap Baharı'nı Batı Yönlendiriyor'
Avrupa'nın önde gelen Müslüman entelektüellerinden Tarık Ramazan, "Arap Baharı" süreci öncesinde Batı'nın yönlendirici etkisi olduğunu söyledi.
Haber1
Dindar Kürtleri Kim Kazanır?
T24 sitesinden Hazal Özvarış, sosyalist gelenekten gelen Kürt aydın Ümit Fırat ile "Dindar Kürtleri kim kazanır: AKP mi, cemaat mi, Mustazaflar mı, BDP mi?" başlığı altında bir söyleşi gerçekleştirdi.
Haber1
'Mustazaf Der'in Kapatılmasının İzahı Mümkün Değildir'
Diyarbakır Barosu Başkanı M. Emin Aktar, Mustazaf Der'in kapatılma kararının ne hukuki ne de adil olduğunu ifade ederek, demokratik bir toplumda bunu izah etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Haber1
İsrail`e Mesajımız Açık!..
Siyonist işgal rejimi zindanlarında 17 Nisan`dan bu yana açlık grevinde bulunan 1600 Filistinli esirin durumu kötüye giderken, duyarlı Müslümanlar dışında dünya kamuoyu sessizliğini koruyor.
Haber1
Bahattin Temel Hoca ile Umre Üzerine Sohbet
İnzar Umre Kampanyasına katılan 99 kişiye rehberlik eden Siyer araştırmacısı M.Bahattin Temel, kutsal topraklarda teneffüs ettikleri manevi havayı Doğruhaber'e anlattı.
Haber1
'Avrupa'daki Okuyucularımızı Önemsiyoruz'
Avrupa'daki okuyucularını önemsediklerini belirten yazar ve yayıncı M. Ali Gönül, Avrupa'da yaşayan Müslümanlara yönelik yayıncılık faaliyetlerini arttıracaklarını söyledi.
Haber1
Çeçenler Neyin Bedelini Ödüyor?
Çeçenlere yönelik yaşanan suikastlardan sonra son dönemlerde başlayan iade ve sınır dışı furyası akıllara "Çeçen mülteciler neyin bedelini ödüyor" sorusunu getirdi.
Haber1
'Ticari Bir Organizasyon Değiliz'
Avrupa'da yaşayan gençler, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Paskalya (Ostern) Bayramı dolayısıyla okulların tatil olmasından yararlanarak Umre'ye gidecekler. Bu organizasyonu gerçekleştiren Meş'ar Hac ve Umre Organizasyonu yetkilisi, konuyla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.
Haber1
Erdoğan: YGS ve Dershaneyi Kaldırıyoruz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Yüksek öğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve üniversite hazırlık kurslarının kaldırılacağını söyledi.
Haber1
'Arap Baharı Ümmetin Dönüm Noktasıdır'
Hamas’ın Siyasi Büro Şefi Halit Meşal, “Arap Baharı bizi de yakından ilgilendirmektedir. Arap Müslüman topluluklarla olaylara yaklaşımlarında aynı görüşü paylaşmaktadır. Arap Baharı'nın Müslümanlar tarihinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Haber1
'Mazlumun Yanında, Zalimin Karşısındayım'
HSH- İslami Tevhid Hareketi Genel Sekreteri Şeyh Bilal Şaban, Cumhuriyye Gazetesiyle yaptığı söyledşide, 'Ben Sünni olsun Şii olsun, Müslüman olsun Hıristiyan olsun, Kürt-Türk-Arap-Berberi kim olursa olsun mazlumun yanında, zalimin karşısındayım.' dedi.
Haber1
Tesettürün Simge İsminden Tarihi Beyanat
HSH- Tesettürün simge isimlerinden Şule Yüksel Şenler hanımefendi, kendisiyle yapılan son söyleşide İslami Tesettürle birlikte birçok konuda tarihi beyanatlarda bulundu.
Haber1
'İlkokula da Başörtülü Gidilebilmeli'
Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Tosun Terzioğlu, ilkokulda başörtüsü takılabileceğini söyledi. Vatan Gazetesi`nden Mine Şenocaklı`nın sorularını cevaplayan Terzioğlu, "neden başörtülü olmasın! Sorun ne bilmiyorum ki!" dedi.
Haber1
Nisanur Dergisi Nasıl Bir Kadın Profili Hedefliyor?
HSH- Doğruhaber Gazetesi'nin sorularını yanıtlayan Nisanur Dergisi sahibi Saim Yüksek, Derginin nasıl bir kadın profili hedeflediği sorusuna çarpıcı bir yanıt verdi.
Haber1
Bombalı Vahşeti Devlet Gerçekleştirmiş!
Batman'da minibüs durağına konulan beş bombadan birinin patlaması sonucu 11 kişi hayatını kaybettiği, 16 kişi de yaralandığı olayın Devletin istihbarat birimlerince gerçekleştirildiği ortaya çıktı.
Haber1
'Bilgisayar Kullanmam, Baskıyla Telefon Aldım'
Vakit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya, meslek hayatının 40. yılına girdi. Karakaya, geçen zamana bakınca, "Keşke her şey güzel olsaydı, ben de romantik yazılar yazsaydım. Şair der ya 'Beni bu havalar mahvetti'. Beni de bu cuntalar mahvetti! Türkiye gibi ben de normal olamadım." diyor.
Haber1
Suriyeli Muhalif Liderden Çarpıcı Açıklamalar
Suriyeli muhalif gruplardan Ulusal Koordinasyon Kurulu’nun Başkanı Heysem Menna, İstanbul’da kurulan Ulusal Konsey adlı örgütün başkanı Burhan Galyon’un direnişle ilgili sözlerini utanç verici olarak niteledi.
Haber1
'Suriye Irak'tan Çok Daha Kötü Olabilir'
HSH- Suriye'deki olayların başlangıç noktası ile gelinen içler acısı durumu değerlendiren uzmanlar, sorunun Türkiye, Rusya ve İran'ın birlikte hareket etmesiyle sorunun çözülebileceğini, aksi halde Katar ve Suudi Arabistan'ın silah desteği ile çatışmaların arttırılarak coğrafyanın Irak'tan çok daha kötü olacağını belirttiler.
Haber1
'Hizbullah'ın Faali Meçhulü Kalmadı'
Mustazaf Der Genel Başkanı Av Hüseyin Yılmaz, "Dindar Gençlik" tartışmalarından KCK'nın Hizbullah manifestosu hakkında açıklamalarına kadar birçok konuyu İlke Haber Ajansı'na değerlendirerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Haber1
HAMAS: Türkiye'ye Güveniyoruz
Arap Baharı'nın Filistin'e yansımalarından, Heniyye'nin dış ziyaretlerine; 'Türkiye Hamas'a 300 milyon dolar verdi' haberlerinden, Filistin iç barış müzakerelerine kadar daha birçok konuda soruları yanıtlayan Hamas liderlerinden Mahmud Zahar, Doğruhaber Gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
reklam
ANKET
Neden Mustazaf-Der Hakkında Kapatılma Kararı Verildi?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Uludere Özür Dilenecek Bir Olay Değil!
HSH- İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Uludere'de sınırı geçerken savaş uçaklarıyla vurularak katledilen ve kamuoyunda Uludere Katliamı olarak adlandırılan olayla ilgili tarihin kara sayfalarına yazılacak açıklamalarda bulundu.
Haber1
Arkadaşlarıyla İlk Defa Cuma Namazı Kıldı
Açlık grevi anlaşması sonucu tek kişilik hücreden koğuşa çıkarılan Muhammed Arman, ilk defa cuma namazı kıldı.
Haber1
Seyyid Nasrallah'tan İtidal Çağrısı
HSH- Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, türbe ziyareti için gittikleri Suriye'nin Halep kentinde kaçırılan 12 Lübnanlı haberinin ülkede gerginliğe sebep olması üzerine, halka itidal çağrısında bulundu.
Haber1
Mustazaf-Der Şube Başkanı: Üstüme 30 Polis Çullandı!
Yaklaşık 30 polis tarafından darp edilen Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanı Abdulkadir Alakuş, yaşadığı olayı İLKHA'ya anlattı. Polisin terörist muamelesi yaparak kendilerine silah doğrulttuğunu, biber gazı sıkarak darp ettiğini ifade eden Alakuş, hem darp ettiklerini, hem de kendilerini temize çıkarmak için davacı olduklarını söyledi.
Haber1
Başörtüsavar Profesörün Sicili Kabarık Çıktı
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadide Kazancı ise, Astronomi ve Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rennan Pekünlü'nün öğretim üyeliğinden uzaklaştırılma noktasına gittiğini söyledi.
EN ÇOK OKUNANLAR
Haber Resim Yok
Seyyid Nasrallah'tan Büyük Vefa Örneği
HSH- Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'ın, şehid İmad Muğniye'nin şahadetinden birkaç ay sonra sivil kıyafetlerle şehidin mezarını ziyaret ettiği ortaya çıktı.
Haber Resim Yok
Hizbullah'tan Şehid Alimler İçin Başsağlığı
Hizbullah Genel Sekreteri Yardımcısı Şeyh Nuaym Kasım, Lübnan Müftüsü Muhammed Reşid Kabbani'yi arayarak, Nasrullah'ın Kuzey Lübnan'da şehid edilen iki alimle ilgili taziyelerini ilettiği öğrenildi.
Haber Resim Yok
Seyyid Nasrallah'tan İtidal Çağrısı
HSH- Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, türbe ziyareti için gittikleri Suriye'nin Halep kentinde kaçırılan 12 Lübnanlı haberinin ülkede gerginliğe sebep olması üzerine, halka itidal çağrısında bulundu.
Haber Resim Yok
Türkiye Alman Müslüman'ı İade Edecek
Türkiye'nin, Alman Federal savcılığınca "terör örgütü" üyesi olmakla suçlanan Alman Müslüman Thomas U’yu önümüzdeki günlerde Almanya’ya iade edeceği bildirildi.
Haber Resim Yok
Arkadaşlarıyla İlk Defa Cuma Namazı Kıldı
Açlık grevi anlaşması sonucu tek kişilik hücreden koğuşa çıkarılan Muhammed Arman, ilk defa cuma namazı kıldı.
sag alt
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2012   Tüm Hakları Saklıdır.