Ana SayfaRöportaj
2012-02-14 22:53
Suriyeli Muhalif Liderden Çarpıcı Açıklamalar

Suriyeli Muhalif Liderden Çarpıcı Açıklamalar

Suriyeli muhalif gruplardan Ulusal Koordinasyon Kurulu’nun Başkanı Heysem Menna, İstanbul’da kurulan Ulusal Konsey adlı örgütün başkanı Burhan Galyon’un direnişle ilgili sözlerini utanç verici olarak niteledi.
Paylaş | Facebook   | + Ο -
Yazdir

Suriye’de Değişim için Ulusal Koordinasyon Kurulu Başkanı Heysem Menna, ABD, Katar, Türkiye ve Fransa’nın girişimleriyle İstanbul’da kurulan ve Suriye muhalefetinin temsilcisiymiş gibi sunulan İstanbul’daki Ulusal Konsey’den farklı olarak tamamen yerel dinamiklere dayalı bir muhalefet sürdürdüğü için çok fazla gündeme gelemiyor.

Halbuki iç dinamiklere dayalı yıllar süren muhalefeti ve gerçekçi çözüm önerileri sebebiyle Suriye muhalefeti içerisinde saygın bir yere sahip olan Heysem Menna’nın Fars haber ajansına verdiği röportajın çevirisini sunuyoruz.

- Heysem Menna, kamuoyunda Uluslar arası Arap İnsan Hakları Örgütü başkan yardımcısı ve sözcüsü ve Suriye’de Değişim için Ulusal Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak tanınıyor, lütfen kendinizi siyasi açıdan biraz daha ayrıntılı olarak tanıtır mısınız?

- Ben, 1951 yılında Suriye’nin güneyinde dünyaya geldim. Siyasi işlere çabuk başladım ve takibata uğradım. İki yıl saklandım, o dönemde üniversitedeydim. O dönemler benim siyasi ve hukuki alanlarda pratik olarak faaliyetlere başladığım dönemlerdi. O sıralarda bu işlerle uğraşan yaşı en küçük kişiydim. 8 Yaşındayken arkadaşım Abdulaziz el-Hayr’la bir dergi çıkardık ve 1967 yılında fedai eylemlerini ve mücadelesini desteklediğimiz Cezayir devrimi için yardım topladık. Bizim pratik siyasi faaliyetlerimiz üniversitedeydi. Bizim kurduğumuz ilk grup, Suriye’deki solcu ve milliyetçi siyasi partiler arasında Zerae partisi üzerinde etkiliydi ve Suriye’deki siyasetin zenginleşmesine sebep olmuştu. 2000’li yıların başında laiklerden ve İslamcılardan oluşan Ulusal Faaliyet komitesinde etkin oldum, aynı şekilde Suriye’yi terk etmeden önce de Şam Deklarasyonu’nda da yer almıştım. 2011 yılının mart ayından bu zamana kadar da Suriye’de sivil, demokratik bir kutup oluşturmaya çalıştım.

- Siz, İstanbul’da kurulan Suriye Ulusal Konseyi’ne katılmadınız. Burhan Galyon’la ihtilafınız nedir? Bir başka deyişle Suriyeli muhaliflerin birbirleriyle olan asli ihtilafı nedir?

-  Onlara katılmayı kabul etmedim; çünkü Ulusal Konseyin Suriye içindeki ve dışındaki gerçekleri anlatan bir grup olmadığını gördüm. Ayrıca bu konsey, rayiç olan sivil ve siyasi temsilcilerden uzak bir şekilde kuruldu. Yabancılar, tıpkı Libya’da olduğu gibi bir Ulusal Geçiş Konseyi peşine düştüler. Benimle Galyon arasında şahsi bir ihtilaf yok. O, 20 yıldır akademik ortamlarda bulunuyor, ben ise Arap ve uluslar arası hukuk alanlarında faaliyet gösteriyorum. Ulusal demokrasinin geleceği için ne zaman ihtiyaç olsa biz işbirliği içerisinde olduk. O, içinde yer aldığı Koordinasyon Kurulu’ndan Suriye ulusal ittifakıyla görüş birliğine vararak ayrıldı ve bir ulusal konsey kurma düşüncesine kapıldı. Belki de bu konsey, ona Ulusal Koordinasyon’un ya da Ulusal İttifak’ın vermediği kişisel bir rol ve konum vermişti. Konseyin başkanlığı ona teklif edilince de bunu kabul edip gitti.

Bizim sözümüz şu: Amaçları belli olan Suriyeli çeşitli muhalif kesimler, aralarındaki görüş farklılıklarını bir yana bırakarak yapıda ve ilkede bir araya gelmeli ve ülkedeki geçişin başarılı bir şekilde sağlanması için tek parça halinde bir muhalefet oluşturmalıyız.

Ama Suriye halkının çıkarlarından tamamen uzak programlara sahip olan kimseler de var. Yoksa niçin bazılarının kendilerinin Suriye halkının tek ve yasal temsilcisi olduklarına dair iddialarına tanık oluyoruz. Bunlar, daha bir sene bile geçmeden birbirleriyle siyasi mücadelelere başladılar.

- Stratejik açıdan Suriye’nin bu bunalımdan çıkması için hangi seçeneklere inanıyorsunuz? Güvenliğe dayalı seçeneğe mi demokratik seçeneğe mi? Suriye’ye askeri müdahalede bulunulması gerektiğine inanıyor musunuz?

-   Stratejik açıdan tek çözüm seçeneği, barışçı demokratik seçenektir ve Suriye’nin mevcut bunalımdan çıkmasının en uygun yolu, iktidarın barışçı bir şekilde değişmesidir. Geçen 11 ay güvenliğe dayalı seçeneğin başarılı olmadığını ve binlerce şehit vermiş devrimcileri susturmaya yetmediğini ispat etti.  Dış müdahaleye gelince…

Biz en başında da söyledik. Devletler hayır kurumu değildir ve hiçbiri Suriye halkının çıkarlarını düşünmemekte, yalnızca kendi çıkarlarını düşünmektedir. Bu yüzden biz sürekli olarak diyoruz ki dış müdahale, Suriye’nin yok olmasına, Suriye halkının ulusal dokusunun parça parça olmasına sebep olur. Milletin istediği demokratik geçişte ülkenin ve ordunun korunması gerekir.

- Suriye’de yaşanan bunalımda yabancıların rolünün ne ölçüde etkili olduğunu düşünüyorsunuz?

- Suriye devrimi ülkenin içinde başladı ve halkın ulaşmak istediği meşru talepleri de var. Vatandaşlık hakkı ve onuru, demokratik özgürlükler, Suriye toplumunu oluşturan insanların hakları ve özgürlükleri, fırsat eşitliği, yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık bu talepler arasındadır. Suriye halkı bu hedefler için binlerce şehit verdi. Yabancı etkenler bundan sonra girdi. Maalesef, önceliği buna veren kimseler var. Birincisi,  devletler kendi çıkarları için çalışıyor. İkincisi, kesinlikle bunalım gerek mali desteklerle, gerek medya desteğiyle gerekse bazı bölgelerde silah desteğiyle gerçekleştirilen dış müdahaleler sebebiyle şiddetlendi.

Biz, muhaliflerin silahlanmasına karşı çıkan ilk kişiler olduk. Suriye devrimine silahların karışmasının tehlikeleri konusunda uyarılarda bulunduk. Çünkü bu muhatabımız olan rejime devrimi sindirmek için silah kullanma bahanesi vermektedir. Halbuki başlangıçtaki süreç barışçı bir halk devrimiydi.

- Katar’ın, Türkiye’nin Arabistan’ın, Fransa’nın ve İsrail’in Suriye’deki rolü nedir?

- Katar küçük bir ülkedir ve Katar yetkililerinin sorunu Suriye’nin onların büyük kardeşleri olduğunu unutmalarından kaynaklanmaktadır. Sanırım Arap dünyasının en temel sorunu, büyük devletlerin ortalıkta gözükmemesi sebebiyle küçüklere ağızlarından büyük lokmalar almalarına izin vermeleridir. Gerek para yoluyla gerek medya yoluyla gerekse de her ikisiyle birlikte… Bence Katar’ın bu rolü geçici bir roldür ve uzun sürmeyecektir.

Mısır’daki değişim süreci, en büyük Arap ülkesinin rol oynamasının önünü açtı. Suudi Arabistan’ın ne istediğini tam olarak bilmiyorum. Özellikle bu ülke tüm aşırılıkçı dini akımları gizli de olsa destekliyor. Fransa’ya gelince kendi görüşünü muhalefet yapısına dayatmaya çalışan ve bunu da Ulusal Konsey çerçevesinde yapan Fransa Dışişleri bakanlığı ile bizim ihtilaflarımız var. Bu tutum, diğer Avrupa ülkelerinin tutumundan farklıdır. Biz, bunu Fransa hükümetine bildirdik. Suriye halkının diktatörlüğü, yabancıların sömürgeciliğine ve mandacılığına değişmesi mümkün değildir. Bu durum birçok açıdan Türkiye için de geçerlidir. İsrail’den söz etmeye gerek görmüyorum. Suriye’deki en önemli siyasi muhalifler, Golan’ı işgal altında tuttuğu, Yahudi yerleşkeleri yapmayı sürdürdüğü ve Filistinlilerin gasp edilmiş haklarını vermediği sürece İsrail’le ilişki kurmayı reddetmektedir.

Suriye’de hiçbir önemi olmayan, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından İsrail’e giden az sayıda fırsatçı bulunmaktadır. Bu fırsatçılar halkın geneli tarafından dışlanmaktadır ve hiç kimseyi de temsil etmemektedirler.

- Lübnan’daki 14 Martçıların Suriye’deki rolünü nasıl görüyorsunuz?

- Lübnan’daki 14 Martçılardan çok daha büyük güçler Suriye meselesine girdiler. Şu an Suriye üzerinde büyük devletler ve güçler arasında çekişmeler bulunmaktadır. Lübnan’da eski iç ihtilaflar tavırları etkilemektedir. Bazıları, Suriye’deki durumun değişmesinin, bazıları da mevcut şekilde deva etmesinin Lübnan’ın çıkarına olacağını düşünüyor. Ama genel anlamda bakıldığında büyük güçler tüm güçleriyle sahneye girmişse bu daha önemlidir ve artık küçük güçlerin rolü görünmez olur.

- Arap Birliği’nin Suriye gelişmelerindeki rolünü nasıl görüyorsunuz? Acaba Arap Birliği gerçekten sorunun çözülmesini mi istiyor yoksa dış müdahaleye ve Suriye’ye yönelik savaşa zemin mi hazırlıyor?

- Ben her zaman şunu vurguluyorum: Libya macerası Suriye’de tekrar edilmemelidir, hatta Arap Birliği ile bile… Arap Birliği’nin Suriye konusunda daha hassas davranması gerekir. Libya konusunda Batı müdahaleden yanaydı ve Arap Birliği iradesi olmaksızın bunu yaptı. Ben, Libya’ya yapılan müdahalenin bu şekilde olduğunu düşünüyorum. Arap Birliği genel sekreterliğinin aklına bile gelmedi, hatta Ruslar bile bunu düşünmemişti; ama Libya’da olanlardan ibret aldılar. Ruslar, Libya’da kandırıldıklarını düşünüyorlar ve bu meselenin Suriye’de tekrar edilmesini istemiyorlar.

Bana göre Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el-Arabi, Suriye sorununun, uluslar arası müdahale olmadan Arap Birliği aracılığıyla çözümlenmesini istiyor. Burada Rusya ile Arap Birliği arasında bir uzlaşma sağlanması gerekiyor. Çünkü Ruslar, Suriye konusunda inisiyatif almak yerine, tepki göstermekle yetiniyorlar.

- Ulusal Konseyin Başkanı Burhan Galyon  Batılı güçler tarafından destekleniyor. O, Suriye’de hükümet kurdukları zaman Suriye’nin Direniş’le ilişkisini keseceğini açıkladı. Halbuki Direniş, Suriye halkının kalbinde ve vicdanında yer etmiş bulunuyor. Acaba Suriye halkı böylesi bir şeyi kabul eder mi?

- Burhan Galyon kendisini başkan olarak adlandırmadı. O, gıyabında atandı, daha sonra da güç merkezleri tarafından Konsey’de bu makama tayin edildi. Onun Wall Street Jorunal ve el-Mustakbel gazetelerindeki sözlerinden dolayı şaşkınlığa uğradım. Eğer bu sözleri çarpıtılmamışsa, o, bu sözleriyle uluslar arası ilişkiler konusundaki cehaletini ortaya koymuştur ve bu da onun akademik kariyerine yakışmaz. Onun bu sözleri nasıl söyleyebildiğini bilemiyorum. El- Mustakbel gazetesinde söyledikleri tekzip edilmedi. Direniş, Suriye halkının gönlünde kök salmıştır. İsrail’le ilişkilerin diyalog yoluyla düzenleneceğinin söylenmesi utanç vericidir. Bu sözleri, söyleyen bir kişi ne söylediğini bilmiyor demektir.

- Mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Suriye, bu bunalımı aşabilecek yeterlilikte midir?

- Biz, korkunç bir siyasi boşluk içerisinde bulunuyoruz. Siyasi güzergah felç olduğu müddetçe siyasi çözüm treninin yola çıkabilmesi uzak bir ihtimaldir. Hedefe ancak şiddetle ulaşılabileceğine dair eğilim gün geçtikçe daha da güçleniyor. Şiddetin düşünülmesi bile doğru orantılı olarak askeri güvenliğe dayalı seçeneği güçlendiriyor ve bizi karanlığın içine sokuyor. İç savaş olarak adlandırılan silahlı çatışmaların kapısını açıyor.

- Cender Elektrik Santralinde çalışan İranlı mühendisler kaçırıldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz bununla hedeflenen nedir?

- Biz, nerede ve kime yönelik olursa olsun adam kaçırma eylemlerine karşıyız. Adam kaçırmanın halka dayalı bir siyasi hareketin mücadele aracı olarak ortaya konmasını kabul edemeyiz. Bu tür eylemler, Suriye devriminin ruhuna aykırıdır. Bu, Suriye’nin çıkarlarını düşünmemektir. Biz, kaçırılan İranlıların serbest bırakılması için çaba gösterdik.

YDH




Yorum Ekle
Bu habere yorum ekleyen ilk siz olun…
Kategoriye Ait Diğer Haberler
Haber1
'Arap Baharı'nı Batı Yönlendiriyor'
Avrupa'nın önde gelen Müslüman entelektüellerinden Tarık Ramazan, "Arap Baharı" süreci öncesinde Batı'nın yönlendirici etkisi olduğunu söyledi.
Haber1
Dindar Kürtleri Kim Kazanır?
T24 sitesinden Hazal Özvarış, sosyalist gelenekten gelen Kürt aydın Ümit Fırat ile "Dindar Kürtleri kim kazanır: AKP mi, cemaat mi, Mustazaflar mı, BDP mi?" başlığı altında bir söyleşi gerçekleştirdi.
Haber1
'Mustazaf Der'in Kapatılmasının İzahı Mümkün Değildir'
Diyarbakır Barosu Başkanı M. Emin Aktar, Mustazaf Der'in kapatılma kararının ne hukuki ne de adil olduğunu ifade ederek, demokratik bir toplumda bunu izah etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Haber1
İsrail`e Mesajımız Açık!..
Siyonist işgal rejimi zindanlarında 17 Nisan`dan bu yana açlık grevinde bulunan 1600 Filistinli esirin durumu kötüye giderken, duyarlı Müslümanlar dışında dünya kamuoyu sessizliğini koruyor.
Haber1
Bahattin Temel Hoca ile Umre Üzerine Sohbet
İnzar Umre Kampanyasına katılan 99 kişiye rehberlik eden Siyer araştırmacısı M.Bahattin Temel, kutsal topraklarda teneffüs ettikleri manevi havayı Doğruhaber'e anlattı.
Haber1
'Avrupa'daki Okuyucularımızı Önemsiyoruz'
Avrupa'daki okuyucularını önemsediklerini belirten yazar ve yayıncı M. Ali Gönül, Avrupa'da yaşayan Müslümanlara yönelik yayıncılık faaliyetlerini arttıracaklarını söyledi.
Haber1
Çeçenler Neyin Bedelini Ödüyor?
Çeçenlere yönelik yaşanan suikastlardan sonra son dönemlerde başlayan iade ve sınır dışı furyası akıllara "Çeçen mülteciler neyin bedelini ödüyor" sorusunu getirdi.
Haber1
'Ticari Bir Organizasyon Değiliz'
Avrupa'da yaşayan gençler, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Paskalya (Ostern) Bayramı dolayısıyla okulların tatil olmasından yararlanarak Umre'ye gidecekler. Bu organizasyonu gerçekleştiren Meş'ar Hac ve Umre Organizasyonu yetkilisi, konuyla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.
Haber1
Erdoğan: YGS ve Dershaneyi Kaldırıyoruz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Yüksek öğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve üniversite hazırlık kurslarının kaldırılacağını söyledi.
Haber1
'Arap Baharı Ümmetin Dönüm Noktasıdır'
Hamas’ın Siyasi Büro Şefi Halit Meşal, “Arap Baharı bizi de yakından ilgilendirmektedir. Arap Müslüman topluluklarla olaylara yaklaşımlarında aynı görüşü paylaşmaktadır. Arap Baharı'nın Müslümanlar tarihinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Haber1
'Mazlumun Yanında, Zalimin Karşısındayım'
HSH- İslami Tevhid Hareketi Genel Sekreteri Şeyh Bilal Şaban, Cumhuriyye Gazetesiyle yaptığı söyledşide, 'Ben Sünni olsun Şii olsun, Müslüman olsun Hıristiyan olsun, Kürt-Türk-Arap-Berberi kim olursa olsun mazlumun yanında, zalimin karşısındayım.' dedi.
Haber1
Tesettürün Simge İsminden Tarihi Beyanat
HSH- Tesettürün simge isimlerinden Şule Yüksel Şenler hanımefendi, kendisiyle yapılan son söyleşide İslami Tesettürle birlikte birçok konuda tarihi beyanatlarda bulundu.
Haber1
'İlkokula da Başörtülü Gidilebilmeli'
Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Tosun Terzioğlu, ilkokulda başörtüsü takılabileceğini söyledi. Vatan Gazetesi`nden Mine Şenocaklı`nın sorularını cevaplayan Terzioğlu, "neden başörtülü olmasın! Sorun ne bilmiyorum ki!" dedi.
Haber1
Nisanur Dergisi Nasıl Bir Kadın Profili Hedefliyor?
HSH- Doğruhaber Gazetesi'nin sorularını yanıtlayan Nisanur Dergisi sahibi Saim Yüksek, Derginin nasıl bir kadın profili hedeflediği sorusuna çarpıcı bir yanıt verdi.
Haber1
Bombalı Vahşeti Devlet Gerçekleştirmiş!
Batman'da minibüs durağına konulan beş bombadan birinin patlaması sonucu 11 kişi hayatını kaybettiği, 16 kişi de yaralandığı olayın Devletin istihbarat birimlerince gerçekleştirildiği ortaya çıktı.
Haber1
'Bilgisayar Kullanmam, Baskıyla Telefon Aldım'
Vakit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya, meslek hayatının 40. yılına girdi. Karakaya, geçen zamana bakınca, "Keşke her şey güzel olsaydı, ben de romantik yazılar yazsaydım. Şair der ya 'Beni bu havalar mahvetti'. Beni de bu cuntalar mahvetti! Türkiye gibi ben de normal olamadım." diyor.
Haber1
Suriyeli Muhalif Liderden Çarpıcı Açıklamalar
Suriyeli muhalif gruplardan Ulusal Koordinasyon Kurulu’nun Başkanı Heysem Menna, İstanbul’da kurulan Ulusal Konsey adlı örgütün başkanı Burhan Galyon’un direnişle ilgili sözlerini utanç verici olarak niteledi.
Haber1
'Suriye Irak'tan Çok Daha Kötü Olabilir'
HSH- Suriye'deki olayların başlangıç noktası ile gelinen içler acısı durumu değerlendiren uzmanlar, sorunun Türkiye, Rusya ve İran'ın birlikte hareket etmesiyle sorunun çözülebileceğini, aksi halde Katar ve Suudi Arabistan'ın silah desteği ile çatışmaların arttırılarak coğrafyanın Irak'tan çok daha kötü olacağını belirttiler.
Haber1
'Hizbullah'ın Faali Meçhulü Kalmadı'
Mustazaf Der Genel Başkanı Av Hüseyin Yılmaz, "Dindar Gençlik" tartışmalarından KCK'nın Hizbullah manifestosu hakkında açıklamalarına kadar birçok konuyu İlke Haber Ajansı'na değerlendirerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Haber1
HAMAS: Türkiye'ye Güveniyoruz
Arap Baharı'nın Filistin'e yansımalarından, Heniyye'nin dış ziyaretlerine; 'Türkiye Hamas'a 300 milyon dolar verdi' haberlerinden, Filistin iç barış müzakerelerine kadar daha birçok konuda soruları yanıtlayan Hamas liderlerinden Mahmud Zahar, Doğruhaber Gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
reklam
ANKET
Neden Mustazaf-Der Hakkında Kapatılma Kararı Verildi?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Uludere Özür Dilenecek Bir Olay Değil!
HSH- İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Uludere'de sınırı geçerken savaş uçaklarıyla vurularak katledilen ve kamuoyunda Uludere Katliamı olarak adlandırılan olayla ilgili tarihin kara sayfalarına yazılacak açıklamalarda bulundu.
Haber1
Arkadaşlarıyla İlk Defa Cuma Namazı Kıldı
Açlık grevi anlaşması sonucu tek kişilik hücreden koğuşa çıkarılan Muhammed Arman, ilk defa cuma namazı kıldı.
Haber1
Seyyid Nasrallah'tan İtidal Çağrısı
HSH- Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, türbe ziyareti için gittikleri Suriye'nin Halep kentinde kaçırılan 12 Lübnanlı haberinin ülkede gerginliğe sebep olması üzerine, halka itidal çağrısında bulundu.
Haber1
Mustazaf-Der Şube Başkanı: Üstüme 30 Polis Çullandı!
Yaklaşık 30 polis tarafından darp edilen Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanı Abdulkadir Alakuş, yaşadığı olayı İLKHA'ya anlattı. Polisin terörist muamelesi yaparak kendilerine silah doğrulttuğunu, biber gazı sıkarak darp ettiğini ifade eden Alakuş, hem darp ettiklerini, hem de kendilerini temize çıkarmak için davacı olduklarını söyledi.
Haber1
Başörtüsavar Profesörün Sicili Kabarık Çıktı
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadide Kazancı ise, Astronomi ve Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rennan Pekünlü'nün öğretim üyeliğinden uzaklaştırılma noktasına gittiğini söyledi.
EN ÇOK OKUNANLAR
Haber Resim Yok
Seyyid Nasrallah'tan Büyük Vefa Örneği
HSH- Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'ın, şehid İmad Muğniye'nin şahadetinden birkaç ay sonra sivil kıyafetlerle şehidin mezarını ziyaret ettiği ortaya çıktı.
Haber Resim Yok
Hizbullah'tan Şehid Alimler İçin Başsağlığı
Hizbullah Genel Sekreteri Yardımcısı Şeyh Nuaym Kasım, Lübnan Müftüsü Muhammed Reşid Kabbani'yi arayarak, Nasrullah'ın Kuzey Lübnan'da şehid edilen iki alimle ilgili taziyelerini ilettiği öğrenildi.
Haber Resim Yok
Seyyid Nasrallah'tan İtidal Çağrısı
HSH- Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, türbe ziyareti için gittikleri Suriye'nin Halep kentinde kaçırılan 12 Lübnanlı haberinin ülkede gerginliğe sebep olması üzerine, halka itidal çağrısında bulundu.
Haber Resim Yok
Türkiye Alman Müslüman'ı İade Edecek
Türkiye'nin, Alman Federal savcılığınca "terör örgütü" üyesi olmakla suçlanan Alman Müslüman Thomas U’yu önümüzdeki günlerde Almanya’ya iade edeceği bildirildi.
Haber Resim Yok
Arkadaşlarıyla İlk Defa Cuma Namazı Kıldı
Açlık grevi anlaşması sonucu tek kişilik hücreden koğuşa çıkarılan Muhammed Arman, ilk defa cuma namazı kıldı.
sag alt
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2012   Tüm Hakları Saklıdır.