Kudüs özgürleşinceye kadar durmak yok

09 Ağustos 2017 Çarşamba, 00:44

Kudüs, Yahudi işgalinden kurtarılıncaya kadar ümmetin gündeminde olmalıdır. Müslümanların gündeminde olmalıdır. Bu anlamda Türkiye'deki İslami kesimlerin, Müslüman camiaların her fırsatta Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı halkın gündemine getirmeleri, bu davayı canlı tutmaları elzemdir.

Bu anlamda HÜDA PAR Gençlik kollarının ülkemizin dört bir tarafında başlattığı “ Kudüs'e Yol Açık” etkinliği övgüye değer bir çalışmadır. Özellikle bölge illerinde binlerce hür gencin katılımıyla gerçekleşen Kudüs ve Mescid-i Aksa için pedal çevirme etkinliği gençlerin ilgisini Kudüs davasına çekme anlamında önemlidir.

Karşımızdaki düşman sinsi, kurnaz ve uzun hesapları olan bir düşmandır. Siyonist Yahudiler ölümü gösterip sıtmaya razı etme taktiği benimseyen kurnaz bir kavimdir. İki adım ileri, bir adım geri stratejisiyle hep ilerlemeyi başarmışlardır.

Mescid-i Aksa'yı önce Cuma namazına kapattılar. Müslümanların tepkisini ölçtüler. Şiddetli tepki görünce geri adım attılar. Ama yarın yine aynı yolu deneyecekler, Müslümanların tepkisini zayıflatıncaya kadar. Müslümanlar zamanla bu konuda duyarsızlaşmaya başladıkları an yasağı genişletecekler. Daha sonra aşama aşama Mescid-i Aksa'yı çökertmeye kadar vardıracaklar işi. Zaten yıllardır Mescid-i Aksa'nın altına tünel kazıyorlar çeşitli bahanelerle.

Kur'an'ın ifadesiyle İslam ve Müslümanlara düşmanlıkta insanların en şedidi olan Yahudilerin, özellikle Siyonist Yahudilerin asıl amacı İslam topraklarında büyük Yahudi devletini kurmaktır. Bu hedefe ulaşmak için de başkenti Kudüs olan bir israil'in varlığıdır öncelikli olan. Kudüs'ün Yahudi yerleşimcilere açılıp orada yaşayan Müslümanların peyderpey şehrin dışına sürülmesi bu nedenledir.

israil'in başkenti olacak bir Kudüs'te Müslümanların ilk kıblesinin, Mescid-i Aksa'nın ne işi var? O yüzden Mescid-i Aksa'yı yıkıp yerine Süleyman Mabedini kurmak en büyük hayalleridir.

Geçenlerde israil'de bir okulda öğretmenin öğrencilere sorduğu bir soru ve cevabını izledim bir videoda. Öğretmen öğrencilere soruyordu, Süleyman Mabedinin tekrar kurulacağına inanıyor musunuz? Öğrencilerin büyük çoğunluğu Süleyman Mabedinin çok yakında kurulacağına inandıklarını söylediler.

Siyonist Yahudilere karşı İslam ümmeti teyakkuzda olmalı. Çünkü her türlü ihanet ve sinsilik beklenebilir bu ırkçı kavimden. Tarih bunun şahididir. Biz Müslümanlar Peygamberlerini gözlerini kırpmadan öldüren bir kavimle mücadele ediyoruz.

Sıkıştıklarında salih önderlerini, peygamberlerini düşmanın karşısında yalnız bırakıp kaçmak; onları arkadan hançerlemek, hatta kişisel çıkar ve menfaatlerini korumak uğruna Allah düşmanlarıyla işbirliği yapmak. Hatta peygamberlerini öldürmek… Tarihte Yahudilerin çokça yaptıkları şeylerdir bunlar.

Dinler tarihi Yahudilerin kendi peygamberlerine karşı işledikleri cinayet ve cürümlerle doludur. Kur'an bu cürümlerden bazı örnekler verip Yahudileri lanetlemektedir. Yahudilerin teşvik ve katkılarıyla işlenen o kadar çok cürüm var ki…

Kurtuluş ve hidayetleri için bir ömür tüketen yaşlı peygamberleri Hazreti Zekeriya'yı vahşice katletmek… Yahudiye Krallığının Yahya Aleyhisselamı tutuklayıp zindana atmasını, daha sonra kafasını kesip içki kadehi olarak kullanmasını teşvik etmek… Allah'ın en yüce peygamberlerinden, Ruhullah İsa Aleyhisselama her türlü baskı ve işkenceyi reva görmek; Roma valisini onu öldürmeye azmettirmek… Dünya ve ahiret kadınlarının hanımefendisi, iffet ve hayânın zirvesi Meryem'e en iğrenç iftiraları atmak… Ve Musa Aleyhisselama reva gördükleri ihanetler, alçaklıklar…

Biz böyle bir milletle savaşıyoruz işte. O yüzden her zaman teyakkuzda olmalı, Kudüs ve Mescid-i Aksa özgürleşinceye kadar meydanlardan çekilmemeliyiz.

Kudüs'ün özgürlüğü ümmetin özgürlüğünü getirecektir. Kudüs ümmetin namusudur! Bu namus Siyonistlerin pis ayakları altında çiğnenirken hiç bir şey olmamış gibi oturmak elbette ümmete yakışmaz.

(Doğruhaber)