Gençliğin kurtuluş reçetesi

22 Aralık 2016 Perşembe, 04:09

Akşam haberlerinde yine bir kapkaç haberi vardı. Yaşlı bir kadın gözyaşları içerisinde muhabire çantasının tinerci görünümlü bir genç tarafından çalınışını anlatıyordu. Yaşlı kadın, gencin daha çocuk yaşta olduğunu ve kendisini merhametsizce yerlerde sürüklediğini söylüyordu. Konuşmasının devamında, evlatlarına maddi ve manevi anlamda sahip çıkmayan,  bilinçsiz anne babalara ve bu konuda yeterli çözümler üretmeyen devlet yetkililerine ateş püskürüyordu.

Haberin sonunda spiker, o kapkaççının yakalandığının haberini veriyordu. Görünüşte sorun çözülmüş gibi görünüyordu. Belki o tinerci genç, birkaç ay cezaevinde yatacak,  bu sayede kimseye zarar veremeyecekti. Peki ya sonra… Muhtemelen o kapkaççı cezaevinden çıktığı gibi kaldığı yerden devam edecek, böylece hem dünya hayatı hem de zarar verdiği insanların vebaliyle ahiret hayatı mahvolacaktı.

Evet, o genç ve onun gibi daha bir sürü kardeşimiz inançsızlığın vermiş olduğu buhranda bocalıyor.  Durum böyleyken de ister istemez uyuşturucu, tiner, kapkaç gibi hayat karartan şeylere yöneliyorlar. Bu yüzden gün geçtikçe içinden çıkılması çok zor bir batağın içerisine sürükleniyorlar. Eminim ki o gençlerin çoğu, nasıl bir batağın içinde olduklarının farkında bile değillerdir.

Günümüz gençliğinin bu hale gelmesinin bir sürü sebepleri vardır. Ama bana göre en büyük sebeplerden biri çocuklarına İslamı öğretmeyen, onlara sadece dünyevi maksatlar üzerine nasihatler veren anne ve babalardır. İslami bir aile yapısını değil de Avrupai bir aile yapısını örnek almaya çalışan bu kişiler, çocuklarına İslami bir terbiye vermedikleri gibi, anlayışlı anne baba rolü altında evlatlarının yaptıkları gayri İslami  davranışları  görmezden geliyorlar. Ben görmedim kızım görsün, erkektir yapar mantığıyla hareket eden anne ve babalar gerek üniversite ortamında gerekse sosyal hayatta çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğini ve nasıl bir ortamda bulunduklarını hiç önemsemiyorlar. Genelde bu tür ailelere mensup gençlerin çoğu, kimi zaman özenti kimi zaman da bulundukları kötü ortamlar vesilesiyle çeşitli kötülüklere bulaşıp yanlış yollara sapıyorlar. Bu ebeveynler ne acıdır ki öyle yaparak kuzuyu kurda teslim etmek misali, evlatlarını küfrün kollarına teslim ettiklerinin farkında bile değiller. İşte böyle bilinçsiz ebeveynler yüzünden merhametten, hayâdan,  kısaca imandan nasibini almamış bir gençlik yetişiyor. 

Bu konuda tüm Müslümanlara da büyük sorumluluklar düşüyor. Artık İslami bir neslin yetişmesi için elimizi taşın altına koymamızın vakti gelmiştir.  Çünkü batı kendi yozlaşmış kültürünü ve çökmüş ahlâkını ümmetin gençlerine empoze etmeye çalışıyor. Ahlaksız diziler, hayâsızlığın tavan yaptığı programlar ve daha bunlar gibi nice şeylerle gençlerimizi zehirliyorlar.

Bizler de bu şekilde zehirlenen gençlerimizi kaybetmeden, iman panzehiriyle kurtarmaya çalışmalıyız. Çünkü iman nuru ile tanıştıktan sonra kötü alışkanlıklarını bırakıp pırıl pırıl olan bir sürü genç vardır. Bu nedenle her Müslüman, ayrım gözetmeksizin çevresinde bulunan gençler ile yakın ilişkiler kurmalı, onlara İslamı anlatmalıdır. Bu sayede İslamdan uzaklaşan gençliğimizin İslama yakınlaşması sağlanmalıdır. İlk günlerden beri İslam davası gençliğin omuzlarında yükselmiştir. Bu yüzden gençliğimize sahip çıkmalı ve onlara gereken değeri vermeliyiz.

İşte o zaman, isimleri Ahmet, Mehmet, Muhammed olan gençlerimizi televizyonlarda bu tür kötü olaylarla değil aksine çok hayırlı ve güzel işlere vesile olurken seyredeceğiz inşallah. (Arzu Aşkın)