Kalk ana ben geldim!

06 Ocak 2018 Cumartesi, 00:34

Kalk ana ben geldim! Özlemle yolunu beklediğin, hasretiyle yanıp kavrulduğun, yıllarca gözyaşı döktüğün Yusuf’un. Kalk da sevin. Sımsıkı sarıl, bir daha bırakmamak üzere. Öpüp kokla, özlemini gider Yakup (as) misali.  Akıt sevinç gözyaşlarını. Söndür yüreğindeki hasret yangınını…

Kalk ana ben geldim! Hani hep rüyalarında görürdün ya geldiğimi. Anlatırdın ya, o an ne kadar çok sevinip şükrettiğini, ama uyanınca ne kadar üzülüp ağladığını. Bak bu gelişim gerçek, rüya değil. Kalk da bitsin kederin, dönüşsün firakımız vuslata.

Kalk ana ben geldim! Kokunu, sesini, oğlum deyip sevgi dolu gözlerle bana bakışını öyle özledim ki. Dört gözle yolumu beklediğin o  günleri. Cami dönüşü ‘ Nerde kaldın oğul? Sabahtan içim içimi yedi’ deyip tatlı tatlı kızıp sitem edişini. Sonra dayanamayıp beni kucaklayışını. Özenle hazırladığın sofraya buyur edişini…

Kalk ana ben geldim! Sana içimi dökmeye, yılların hasretini dindirmeye, başımı dizlerine koyup ağlamaya; zindanı sana şikayete geldim. O dört  duvar bana sen gibi bakmıyor,  sen gibi cennet kokmuyor,  sen gibi beni şefkatle kucaklamıyor. Hüznümü kederimi dindirmiyor, yüreğimi ferahlatmıyor…

Kalk ana ben geldim! Kimse aldanmasın yaşıma, sana öyle ihtiyacım var ki. Elinden oyuncağı alınıp azarlanmış küçük bir çocuk gibiyim. Yüreğim öyle kasvetli, öyle  yaralı ki. Kalk da azıcık ferahlasın, teselli bulsun bu mahzun yürek…

Kalk ana ben geldim! Biliyorum, sen kıyamazsın ciğerparene. Dayanamazsın hiç üzülmesine. Sen ki beni üzmemek için bir damla yaş akıtmazdın gözlerinden. Yüreğin kavrulurdu ama beni hep tebessümle karşılardın. Şimdi böyle yatıp durma, kalk. Kalk da sarılayım sana, öpeyim ellerini, alayım hayır dualarını. Bilmez misin ki gidişin yakar kavurur, küle çevirir beni. Taşımaz yüreğim bu ayrılık acısını. Diner mi sanırsın gözümün yaşı? Hadi kalk, kalk da bitsin bu gam, kavuşayım sana.

Kalk ana kalk da aç ellerini bize ve bizim gibi mazlumlara bu zulmü reva görenleri şikayet et Rabb-i Zülcelâle. Belki o zaman biter bu hasret, kavuşur analar Yusuflarına. Varsın bizim hikayemiz de yürekte sancı olarak kalsın.

(Arzu AŞKIN)