Gülen ve Humeyni benzetmesi

30 Temmuz 2016 Cumartesi, 15:55

Hani aklımıza gelebilir nerden çıktı böyle bir benzetme. Neden başka kişiler değilde İmam Humeyni ile bir terör örgütünün liderliğini yapan biriyle neden aynı kefede bulunsun. Böyle bir haksızlığı kim kabul edebilir ki…

Hani bazı siyasiler bazen konuşurlar eğer darbe gerçekleşmiş olsaydı. “Fethullah Gülen, Humeyni gibi dönecekti.” Birileri sırtını Allah’a ve resulüne dayıyor, bir diğeri ise sırtını emperyalistlerin öncülüğünü yapan büyük şeytan Amerika’ya dayıyor. Birisi Allah rızası için kıyam etmiş durumda. Birisi de Amarikalı ve İsrailli efendilerini razı etmek için çabalıyor. Böyle bir tablo var ortada.

Yiğidi öldüreceksin, ama hakkını da vereceksin. Bu açıdan biraz da İmam’ın hayatından bir kesit alalım. Fethullah Gülen ile en ufak bir benzerliği varmı? Görelim.

Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak 1902 yılında İran'ın Humeyn şehrinde dünyaya geldi. Doğumundan kısa bir süre sonra babası öldürülen Humeyni, annesini de 15 yaşındayken kaybetti. Humeyni'nin ailesi uzun yıllar dini ulema geleneğine sahip bir ailedir.

Ruhullah Musavi Humeyni, İslam bilimleriyle ilgili eserlerinden çok, Muhammed Rıza Şah Pehlevi'ye karşı açıkça tutum alması, Batı nüfuzuna karşı çıkması ve devlet yönetiminde İslami kuralların geçerliliğini uzlaşmaz biçimde savunmasıyla tanındı. 1950'lerde ayetullah, 1960'ların başlarında da büyük ayetullah unvanını alarak Şiî molla hiyerarşinin en üst katına yükseldi.

İmam Humeyni, 1962-63'te şahın toprak reformu programı çerçevesinde bazı dinsel vakıfların mülklerine el konulmasına muhalefet ettiği için tutuklandı. Bunun üzerine hükümet karşıtı hareketler patlak verdi. İmam Humeyni bir yıl tutuklu kaldıktan sonra 4 Kasım 1964'te Türkiye'ye sürgün edildi.

4 Kasım 1964 tarihinde Ankara'ya getirilen Humeyni orada kısa süre kaldıktan sonra, Bursa'ya götürüldü. Bursa'da Humeyni'yi Farsça bilen askeri istihbarat uzmanı Albay Ali Çetiner karşıladı. Bir dönemi Ali Çetiner'in evinde misafir olarak geçirdi. Tartışmalı eseri Tahrir el-Vesile'yi bu dönemde yazmaya başladı. Türkiye'de kaldıktan sonra, Şahın adamlarının tavsiyesi üzerine Irak'a sürgün edildi ve Şiilerce kutsal sayılan Irak'ın Necef kentine yerleşti; Şahın devrilmesi ve İran'da bir İslam cumhuriyeti kurulması yönündeki çağrılarını oradan sürdürdü. Şah rejiminin halkta uyandırdığı hoşnutsuzluğun tırmanmasıyla 1970'lerin ortalarında İmam Humeyni'nin İran içindeki etkisi gitgide artmaya başladı. 6 Ekim 1978'de Şahın baskısıyla, Irak lideri Saddam Hüseyin Irak'ı terk etmesini isteyince, Fransa'ya gitti ve Paris'in bir banliyösü olan Neauphle-le-Chateau'ya yerleşti. Oradan şah yönetiminin yıkılması ve bir İslam cumhuriyetinin kurulması yolunda yoğun bir propagandaya girişti. Mesajlarını ilettiği teyp bantları İran'da gitgide genişleyen bir kitleye ulaştı. 1978 sonlarında kitle gösterilerinin, grevlerin ve halk arasındaki hoşnutsuzluğun bütün ülkeye yayılması karşısında Şah Muhammed Rıza Pehlevi 16 Ocak 1979'da İran'ı terk etmek zorunda kaldı.

1988'de, İngiltere'de Şeytan Ayetleri (Satanic Verses) adlı kitabın yazarı ve yayımcısı Salman Rüşdi hakkında ölüm fetvası çıkardıktan kısa süre sonra 3 Haziran 1989 tarihinde öldü. Milyonlarca (10 ile 13 milyon arası tahmin ediliyor) kişinin akın ettiği cenaze namazı tarihe geçti. Cenazesi Beheşt-i Zehra'da defnedildi.

Hayatı boyunca mücadeleyi bırakmayan, bu uğurda bedel ödeyen İmam ile Gülen ne alaka demekten kendimizi  alamıyoruz. Birilerinin arkasında halk kitlesi olacak , bir diğerinin arkasında halktan kimse olmayacak. Hata ve hata ABD’li efendilerinin emriyle kendi halkını katledecek. Bunları aynı kefeye koyacak kadar vicdansız olmamalıyız. Birileri Din-i İslam için bedel ödeyecek. Bir diğeride sadece müslümanların önünü kesecek. Onların mücadelesini baltalayacak. İslami cemaatlere kumpaslar kurarak onları mahkum edecek.

Allah aşkına bunların neresi bir birine benziyor. Gülen ile Humeyni’nin yaşantılarını kıyas edelim. Açıkçası bunu şunu ifade etmek istiyorum. “Darbe gerçekleşmiş olsaydı. Fethullah Gülen, Humeyni gibi ülkeye geri dönecekti” diyen  siyasiler İmam Humeyni sevenlerini incitmektedir.

Vesselam.

(Yekta YILMAZ)