Şehit Abdulvahid Kara kabri başında anıldı

Şehit Abdulvahid Kara kabri başında anıldı

Yaptığı İslamî faaliyetlerle tanınan şehit Abdulvahid Kara, yakınları ve sevenleri tarafından kabri başındı anıldı.

20 Mayıs 2000 yılında karanlık yapılar tarafından katledilen Abdulvahid Kara, Şanlıurfa'da Bediüzzaman Aile Mezarlığı'nda rahmetle yâd edildi.

Yaptığı İslamî hizmetleriyle ve fedakarlığıyla tanınan Abdulvahid Kara, 01.01.1969 yılında Şanlıurfa merkeze bağlı Aşağıkören (axveran) köyünde dünyaya geldi. Çevresi ve akrabaları arasında hayâsıyla tanınan Kara, İslamî hizmetlerinden ötürü 2  defa hapse mahkûm edildi. Kara, 20 Mayıs 2000 tarihinde derin güçler tarafından şehit edilerek şehadet mertebesine ulaştı.

Sevenleri ve yakınları tarafından kabri ziyaret edilen şehit Abdulvahid Kara için Yasin-i Şerif okundu, dualar edildi.

Kabri başında kısa bir konuşma yapan Araştırmacı-Yazar Özkan Yaman, “Şehitleri yad edişimiz, ahdimize biat edişimizdir” dedi.

Kur’an-ı Kerim'in şehitlerin yolundan gidenleri müjdelediğini aktaran Yaman, “Hz. İbrahim’den bu yana şu mübarek şehirde bastığımız her yerde ya bir Allah dostu ya bir Peygamber ya da bir şehit ruhu var. Peygamber Efendimiz iki nasihatçi bıraktığını söylüyor. Bunlardan birisi konuşarak birisi susarak vaaz veriyor. Konuşarak vaaz eden Kur’an’dır. Susarak vaaz eden de ölümdür. Şehitler diridirler. Hal ve kal dili ile konuşurlar. Şehitler bize diyor ki, 'eğer sancağımızı elinizde taşımıyorsanız siz ölüsünüz. Bir çabanız, bir alın teriniz yoksa ölüsünüz' diyorlar. Geride kalanlar şehitlerin yolundan gidenlerdir. Kur’an şehitlerin yolundan gidenleri müjdeliyor. Yoksa şehitleri unutanları değil.” ifadelerini kullandı.

“Şehitleri yad edişimiz, ahdimize biat edişimizdir”

Şehitleri yad etmenin onlara verilen biatı yenilediğini sözlerine ekleyen Yaman, “Bakın Çanakkale’de 300 bin civarında şehit var. Ama gidin Çanakkale’nin çarşısına o şehitlerin ruhundan bir eser bulamazsınız. Dolayısıyla buraya her gelişimiz onların Rablerine kavuştuklarının her bir anını yad edişimiz ahdimize biat edişimizdir. Yani onlara söz verişimizdir. Rabbim ayaklarımızı sabit kılsın. Onların yolundan ayrımasın. Onlar gibi şehadet şerbetini içip ona kavuşmayı nasip eylesin.” şeklinde konuştu.

Konuşmalarının ardından program yapılan dua ile son buldu. (Ramazan Casuk-İLKHA)