Hüda Par ve HDP Ekseninde Kürdistanileşmek mi Türkiyelileşmek mi?

08 Şubat 2015 Pazar, 01:05

Genel seçimler yaklaştıkça, seçime girecek olan partilerin ittifak arayışları da hız kazanmaya başladı.

Solda birlik adına yapılan ve netice vermeyecek gibi görünen çalışmalar uyarınca CHP ve DSP'nin aynı çatı altında seçime girmesi hedefleniyor. Enteresan olan şu ki; CHP bir yandan ittifak arayışlarına girerken öte yandan da her gün istifalarla ve içinden çıkan yeni partilerle kan kaybediyor.

Bu kan kaybına pansuman için ise Paralel yapıya başvurulmuş durumda. Anlaşılan o ki; AKP'yi ele geçiremeyen Gülen, CHP'nin gölge genel başkanı olmak niyetinde.

Seçim ittifakı konusunda en hareketli parti ise HDP. Özellikle seçime parti olarak girmeleri durumunda barajı aşmak için ittifaka ihtiyaçları olacak. Bunun için de özellikle Türkiye'nin batısındaki marjinal gruplara başvurmaya başladılar. Örneğin tarihi boyunca %1 bile oy alamamış bir ÖDP ile sıkı bir ittifak peşindeler.

Kürdistan'da ise Hüda Par dışındaki diğer Kürt Partilerle ve İnisiyatiflerle görüşüyorlar. Ama temel hedefleri, Türkiyelileşmek ve bu şekilde barajı aşmak.

Her geçen gün daha da güven yitiren Pensilvanya taraftarı Taraf Gazetesi, AKP'nin HDP-KCK karşısında mono blok İslamî bir ittifak arayışında olduğunu ve Hüda Par'ın da bu bloğun içerisinde olduğunu iddia etti.

Aslında bu, önümüzdeki seçimde Kürdistan Coğrafyası üzerindeki Cemaat-HDP ittifakının bir yansımasından başka bir şey değildir. Buradaki amaç, Hüda Par'ı Kürdistan karşıtı bir oluşumun içerisinde göstererek seçim sonuçlarına HDP lehine müdahil olmaktır.

Her fırsatta Türkiyelileşmekten bahseden ve eş genel başkanlarının dahi birkaç kelime bile Kürtçe bilmediği, HDP yetkilileri, oturdukları her ortamda Hüda Par'ın Kürdistanî bir güç olmadığını söyleyip duruyorlar.

Bu, çok bilinçli ve sonuç doğuran bir politikadır. Bu yüzden İslamî kimliğinin yanı sıra Kürdî kimliği de olan Hüda Par için 7 Haziran seçimleri çok büyük bir fırsata dönüşebilir.

HDP'nin Türkiyelileşmek dediği bir zamanda Hüda Par'ın Kürdistanileşmekten bahsetmesi ve seçim stratejisini bunun üzerine kurması önünü açacaktır.

HDP'nin baraj sorunu yaşadığı bilinen bir gerçek, barajı aşmak için de daha fazla Türkleşmeleri gerekiyor. Bu da Kürdî tabanın dağılmasına vesile olabilir.

HDP'nin baraja takıldığı bir seçimde Hüda Par'ın 3-4 Milletvekili ile mecliste olması Hüda Par'ı Kürdistan Halkının temsilcisi kılacaktır. HDP'nin seçime parti olarak girmesi en fazla Hüda Par'ın işine yarayabilir.

Belli ki, Hüda Par seçime bağımsız adaylarla girecek. Batman ve Diyarbakır'ın yanı sıra Van, Bitlis, Mardin ve Bingöl'den de milletvekili çıkarabilmek için daha fazla gayret gerekecek. Hüda Par tabanı ise gayret konusunda girdiği her sınavdan alnının akıyla çıkmıştır.

HDP kanadı ısrarla, Hüda Par'ın Kürdî kimliğini inkâr ediyor. Bu, bilinçli bir kara propagandadır. Hüda Par'ın da bu konuda kendini yeterince ifade ettiği söylenemez. Ancak kimi olaylar olursa ekranlar onlar için açılıyor. Adaletsiz bir yarış var.

Ama her şeye rağmen, zamanın ve zeminin merhametsizliğinin rağmına, Hüda Par, Kürdî kimliğini daha fazla ön plana çıkararak Kürdistan halkının gerçek temsilcilerinden biri olduğunu göstermelidir.

HDP Türkiyelileştikçe Hüda Par, onların inadına daha fazla Kürdî elvana bürünmeli ve Kürdistan gençlerini marjinal Türk solunun ve onların Kürdistan şubelerinin ellerinden kurtarmalıdır.

Doğru bir şekilde bina edilecek olan seçim stratejileri sonucu, HDP'nin elindeki argümanlar deruhte edilecek olursa eğer, Kürdistan Halkı, Hüda Par'a koşacak ve Hüda Par'lılara kalan ise sadece Nasr suresini okuyup fevc fevc gelen insanlara bakarak Hamd ile Rablerini tesbih etmek olacaktır.

İnsan, ibn-i zaman olduğu kadar ibn-i mekândır da aynı zamanda.  Zamanın ve mekânın hakkını veren hareketlerin önü her zaman açıktır.

Sakın yanlış anlaşılmasın, ben Hüda Par etnik Kürt milliyetçiliği yapsın demiyorum. Bundan Allah'a sığınırım. Demek istediğim şu ki; Hüda Par, zaten var olan Kürdî kimliğini daha fazla ön plana çıkarsın.

Bu, hem birçok iftiranın izale edilmesini sağlayacaktır hem de her siyasi parti gibi Hüda Par için de önemli olan seçim başarısını getirecektir.

Hüda Par'ın güçlenerek Kürtlerin temsiliyeti konusunda payına düşeni alması durumunda Kürdistan'a iç barış da gelecektir inşallah.

Hüda Par'ın parti programını okuyan her insaf sahibi, oradaki ilkelerin hakkını teslim eder. Ama bu ilkelerin ses getirebilmesi için Hüda Par'ın mecliste olması lazımdır. Bunun yolu da Amed'den, Elih'ten, Wan'dan, Betlis'ten, Semsur'den, Cewlik'ten ya da Mardin'den geçmektedir.

Siyaset herkes için bir amaç değil araçtır. Bu aracın da kendine göre kimi zaman konjonktürel kural ve gerçekleri vardır.  Her seçim döneminde de bu kural ve gerçekler farklılık arz edebilir. Siyasi partiler kendi kural ve gerçekliklerinden taviz vermeden de dönemsel değişikliklere ayak uydura bilirler.

Hüda Par'ın kemikleşen ve tabiri caizse kessen bile başkasına gitmeyecek bir tabanı var. Seçim propoğandası bu tabandan ziyade bu taban aracılığıyla başka partilere oy veren Kürtlere yönelik olmalıdır ki taban genişlesin ve başarı getirsin.

Seçim konuşmalarının Kürtçe ve Zazaca yapılması, adayların yerel kıyafetlerle programlara katılmaları, afiş ve posterlerin Kürtçe ve Zazaca basılması, Kürdî yönleri ağır basan kişilerin aday olarak gösterilmesi gibi kimi nüans farklılıklarının önemi de göz önünde tutulursa, kafa ile beraber göze de hitap edilmiş olunur. Bu, iyi bir imaj çalışması olabilir.

Bir de şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Batıdaki Müslümanların Hüda Par'a bakışlarında bir şaşılık olduğunu düşünmekteyim. Çoğu, AKP'nin etekleri altına sığınmış oradan nemalanan kimi grupların Hüda Par'a bakışları PKK karşıtlığı noktasında konumlanmış durumda. Bu, dostluk ya da kardeşlik olarak ifade edilecek bir tutum değildir, doğrusu.

O yüzden, bence ne varsa yine Amed'den ve kardeşlerinden var. Amed ve kardeşlerinin Hüda Par'ı bağırlarına basacakları günler yakındır inşallah. Yeter ki Hüda Par, Amed ve Kardeşlerine daha fazla yönelsin…

Selam ve Dua İle…

(Metin Gökmen/Hürseda Haber)