Hep biz mi olacağız?

16 Eylül 2017 Cumartesi, 01:26

Bedenleri parçalanan, diri diri ateşe atılan hep biz mi olacağız?

Yavruları kucağında öldürülen, cesetleri sahillere vurulanlar hep biz mi olacağız?

Evleri başlarına yıkılanlar, ocakları söndürüleneler hep biz mi olacağız?

Yurtlarından çıkarılanlar, gurbet ellerde sahipsiz, kimsesiz hep biz mi olacağız?

Mekke’den çıkarılıp Medine’ye giden ashab gibi, Mekke, Mekke diyerek, hasret ve firak ateşiyle yananlar hep biz mi olacağız?

Etrafı beton duvarlarla çevrilen, açlık ve susuzluğa mahkûm olanlar hep biz mi olacağız?

Kimyasal ve biyolojik silahlarla nefessiz kalıp, etleri dökülenler, cesetleri çürüyenler, hep biz mi olacağız?

Feryatları, çığlıklar arşı titretirken, inleyişleri nalanları, duyulmayanlar hep biz mi olacağız?

Karanlık dehlizlerde, betondan demirden mahzenlerde, bir ömür boyu hep biz mi kalacağız?

Göz pınarlarından yaş yerine kan akıtanlar hep biz mi olacağız?

Annelerinin, babalarının, kendilerine görmeye hasret, bu dünyadan ayrıldıkları evlatları hep biz mi olacağız?

Daha ne zamana kadar akacak bu kanlar? Daha ne zamana kadar sürecek bu zulümler?

Daha ne zamana kadar, okyanus ötesinden gelen işgalciler, aramıza fitne tohumları ekip, suni savaşlarla canımızdan canlar koparacak?

Daha ne zamana kadar ümmet olgusunu paramparça eden, ülkeleri esir alan Mezhepçilik, ulusalcı bağnazlık, ben merkeziyetçi fasit akımların düşüncelerin esiri olacağız?

Halen mezhebinin meşrebinin maslahatını düşünen cahil Müslüman… Bu dinin gönderiliş gayesi, bu Kur'an'ın ve O’nu getiren Peygamberin geliş nedeni bu insandır? Bu insan öldürüldükten sonra sen hangi meşrep ve mezhepten bahsedeceksin?

Senin ben merkeziyetçi batıl fikrin yüzünden, İslam âleminin parçalanmışlığını görmüyor musun? Söyle ne zaman ben yerine biz diyeceksin? Ne zaman denizde yok olan katre gibi, bu ümmet denizinin bir parçası olacak, onda yok olacaksın?

Bizim güçsüzlüğümüzün zaafımızın sebebinin azlığımız değil, ihtilaf ve tefrikamızın olduğunu ne zaman anlayacaksın?

Söyle ey kalbi katılaşmış Müslüman!

Taşları eriten bu feryatları duymana engel nedir? Hangi çıkardır? Dünyanın diğer ucundaki Müslüman kardeşinin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir diyor Peygamberin, sen kimin acısı ve derdiyle dertleniyorsun?

Sabahleyin kalkıp da derdi İslam olmayan bizden değildir diyor Peygamberin, söyle ey Müslüman, senin zihnini beynini meşgul eden hangi dert, sana kardeşlerini ve dinini unutturuyor?

Kıyamet günü rabbin, sana gönderdiğim, 'Size ne oluyor da Allah yolunda ve 'Ey Rabb'imiz! Halkı zalim olan şu memleketten bizi çıkar; bize kendi katından bir veli (koruyucu, sahip) gönder, bize kendi katından bir yardımcı gönder?' diyen zayıf düşürülmüş erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?'[1] bu ayete niye icabet etmedin diye sorarsa ne cevap vereceksin?

Tüm bunlar yaşanırken dilinde bunu yapan düşmanların değil, senin din kardeşin vardır? Din kardeşine düşmanlığını körükleyen söylemler vardır? Küfrün ve zulmün temsilcilerine düşmanlık yerine, yanlış yolda olsa dahi, onu o yanlış yoldan çevirmek görevin olan Müslüman kardeşinin düşmanlığını diline vird yapmanın delili nedir?

Söyle Allah aşkına, ne zaman uyanacaksın, ne zaman bir Hamza, bir Ali, bir Hüseyin gibi kahramanlık destanları yazacaksın? Küfrün kalbine korku salacaksın?

Söyle ne zaman? Ne zaman? Ne zaman?

Dualarınızda bizi de unutmamanız dileğiyle, Allah’a emanet olun.

(Zafer Birikli - Hürseda)

[1] Nisa Sûresi 75