Üzgünüm Anne

17 Kasım 2014 Pazartesi, 19:03

Allah’a kul olma sevdasında
Payımıza kutlu bir dava düştü.
Kimine hicret, kimine şehadet…
Bize de esaret ve zindan düştü.
Birilerine hasret, birilerine gözyaşı
Annelere de beklemek düştü.

Yine kaldım buralarda,
Bir yol bulup gelemedim.
Gelmek için dualarda,
Utandım da dilemedim.
Annem çok istiyor diyemedim.

Olmadı işte yapamadım,
Yine yanında olamadım.
Bu bayram da gelemedim.
Nurlu ellerini öpemedim.
Üzgünüm Anne!

Bugün bayram günüdür…
Yokluğumda annem üzülür.
Herkes bayram yaparken,
Annemin gözyaşları inci inci dökülür.
Ben sana dert oldum,
Ben sana yük oldum,
Üzgünüm Anne!

Hamza’nın cesaretini kuşanmış,
Sende teslimiyet ve tevekkül,
Sabır sende Uhud dağıdır.
Sen bir annesin anne,
Şekva sende merhametin adıdır.

Ümit içinde bir çocuk gibi…
Canlı, tatlı ve sevimli
Yıllarca onunla teselli buldun.
Ama beklemek kocattı seni.
Belini büktüm üzgünüm anne!

Bu ayrılık dile gelmez,
Dile gelse anlatılmaz.
Kaç yıl oldu, kaç bayram?
Nasıl yandım, nasıl dayandım?
Kalbim nasıl kanadı!
Nasıl damarlarım kurudu?
Bu tarifsiz acıyı,
Benden başka kimse bilmez.
Sen bana hasreti büyüttün,
Ben sana gözyaşlarımı.
Sen bana gelmeleri büyüttün,
Ben sana bakışlarımı.
Sen bana duaları büyüttün,
Ben sana avuçlarımı…

Bu dava kutsal,
Bu dava büyük,
Bu dava bedel ister,
Bedel ödemek lazım,
Biliyorsun oğlum!

Sabredeceğiz, çalışacağız
Her sıkıntıya katlanacağız,
Hicret, şehadet ve zindanlar…
Hasretler de, beklemeler de
Her şey davamız için.
Acılar ve sevinçler gibi
Ayrılıklar, kavuşmalarda
Hepsi Allah için.
Hepsi davamız için,
Üzülme oğlum!

Bir gün gelir,
Bu hasretlik biter.
Biz bize kavuşuruz.
O gün bayramımız olur.
Biz de o gün bayram yaparız.
Üzülme oğlum!

Enver Kaplan
1 Nolu T Tipi Cezaevi OSMANİYE