Andımız Kararı Kime Yarayacak?

05 Kasım 2018 Pazartesi, 00:04

Yaklaşık 5 yıl önce yürürlükten kaldırılan Andımız denen ucubenin zahiri anlamda buna karşı olan İktidara rağmen Danıştay tarafından yeniden hayata geçirilmek istenmesi bir tür siyasi dizayn olayı olarak görülüyor.

Devlet’in bütün kurumlarıyla tek bir elde toplandığı bir dönemde; Başkanı, İktidar kanadıyla mutlu aile dostları pozları veren bir kurumun iktidara karşı böylesine cesurca bir karar verebilmesi dönemin mantığıyla uyuşmuyor doğrusu.

Bu olayın verdiği birçok mesaj var aslında. Yargı bağımsızlığı konusundaki tartışmaların zirve yaptığı bir dönemde böylesine keskin bir karar verilerek yargının adil ve tarafsız olduğu, gerektiğinde iktidara rağmen bile kararlar alabileceği mesajını acaba ben mi aldım sadece?

Yıllar önce AKP iktidara geldiği ilk yıllarda hep Bürokratik oligarşiden, kendilerine karşı bürokratik direnişten şikâyetçi olup duruyordu. Bu da bir tür mağdur edebiyatına yol açıyordu. Dikkat edin parti, devlet kademelerine kendi adamlarını yerleştirdikçe bu şikâyetleri azaltmaya başladı.

Hele bir de bu yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminden sonra bu sorun tamamıyla ortadan kalkmış oldu. Süreç aksine işlemeye başladı. Özellikle iş mülakatlarına bakınca AKP’li olmayanların devlet kademelerinde hiç bir şanslarının olmadığını görmek mümkün.

16 Yıllık iktidar sürecinde tüm bürokratik ve üst düzey atamalar AKP tarafından yapıldı. Böylelikle Devlet kademeleri bir bir kendilerine yakın insanlar tarafından doldurulmuş oldu.

Bu şekilde bir güç kazanılırken bir yandan da mağduriyet iddialarından biri kaybedilmiş olunuyordu. AKP iktidarı ne zaman güç kaybına uğramışsa yardımına ‘‘ Eski Türkiye‘‘ dedikleri yapı yetişmiş ve mağduriyetler güç kaybına engel olmuştur.

Kapatma Davası, Cumhuriyet Mitingleri, E-Muhtıra gibi olaylar hep can simidi oldu bu güne kadar. Danıştay’ın Andımız kararı da bu kategoride değerlendirilmesi gereken bir olay gibi duruyor.

Yaklaşan yerel seçimler dolayısıyla yapılan anketler ve gidişat, son zamanlarda yapılan adaletsizlikler, İl-İlçe yönetimlerindeki kibir abideleri, Mülakat zulmü, zindanlarda yatan yüzlerce masumun çektikleri, kabul edilmeyen ekonomik kriz, gittikçe tüm yetkinin tek elde toplanması gibi olumsuzluklar ufukta bir hezimetin varlığına işaret ediyor.

Danıştay’ın Andımız kararı bir ön alma ve topluma mesaj verme açısından iktidar için bulunmaz bir fırsat.

Çünkü Kürtler ve Dindarlar gibi birçok dezavantajlı kesim AKP döneminde bazı haklarını geri aldılar. Asıl mesaj bunlara aslında. Başta dindar kesimin bir kısmı olmak üzere kimi kitleler AKP’ye olan güvenlerini yitiriyorlar. İşte mesaj onlara. Bu karar sonrası o kesimlere, bizi terk ederseniz, bize destek vermekten vazgeçerseniz eğer eski günler geri döner, haklarınızı kaybedersiniz, demek istiyorlar.

Şimdi Andımız kararına birde bu gözden bakalım. Bu kararın toplumda oluşturacağı tepki kime fayda sağlayacak. Asıl önemli olan bu değil mi?

Danışıklı dövüş mü dediniz? Onu ben değil siz diyorsunuz… Beni bu işe karıştırmayın…

Selam ve Dua ile…

(Zülküf Er - HÜRSEDA)