Huseynimiz hakka yürüdü

12 Temmuz 2017 Çarşamba, 00:16

Hani derler ya ismiyle müsemma diye, işte öyle birini, Hüseyin Kuyuldar kardeşimi, Ren Nehri’nin azgın sularına kaptırdık. Gerçek anlamda bir dava erini, Şehadet aşığını, yüreği Ehli Beyt sevgisiyle dolu Huseyni, 3 yaşındaki Muhammed Rehber ile 1 yaşındaki Zehra’nın babaları Huseyn Canımızı aldı bizden Ren Nehri.

Hüseyin Kuyuldar ya da kendi tanımlamasıyla Huseyn… 32 yaşında, Uluslararası  yardım teşkilatı Avrupa Yetim Der’in Genel Sekreteri… Tam bir dava adamı, hayırlı bir evlat ve salihlerden bir kardeş Huseynlerden bir Huseyn… Kaybımız da acımız gibi büyük…

Cumartesi akşam üstü telefonuma gelen bir mesaj adeta suratımda şaklayan bir kamçı gibi tüm bedenimi sarsıp en derinlere kadar içimi acıttı. Dona kalmıştım. İnanmakla inanmamak arasında gidip gelirken, ulaştığım yerden gelen ‘Maalesef suda boğuldu’ haberi, alıp götürdü beni, İnna Lillah ve İnna İleyhi Raciun’ ilticagahına.

Ecel ve ölüm böyle bir şey işte… Hüseyn Kardeşim tüm ailesinin gözleri önünde ve ailenin tüm çabasına rağmen Ren Nehri’nin girdaplı bir bölgesinde yavaş yavaş sulara gömülüyordu. Eşi, annesi, ağabeyi, kız kardeşi ve hepsinden de acı çocuklarının gözyaşları eşliğinde gömülüyordu girdabın en erişilmez yerine.

Tam 1,5 saat sonra suyun altından yüzeye sadece cansız bedeni çıkıyordu… Hani Hadis’in de şehadetiyle Suda boğulan ve gurbette vefat edenin şehit olduğu gerçeği var ya; işte o gerçek Fransa’nın Mulhose şehrinde ete kemiğe büründü. Bakın şu gurbet haritasına…

Bingöllü Huseyn… Kendisi Bingöllü, Evi Almanya’da, Vefatı Fransa’da, Taziyesi ise İsviçre Basel’de... Gurbet içinde gurbet. Ama öz yurduna Bingöl'e kavuşacak yakında… Su ve gurbet ikisi bir olup şehdete kavuşturdular Huseyni…

Her ismin kendine göre bir manası ve ağırlığı vardır. Hele özel şahsiyetlere ait isimleri taşıyan insanlara bakınca o isme layık olup olmadığını düşünür insanlar. Ama bizim ’Hüseyn’imiz, tam da isminin eri, adaşlarının askeriydi. Onun da Fırat’ı Ren nehri oldu.

Aynı gece kurulan taziyesinde birer birer Hüseyn’e ait hatıralar dile gelmeye başladı.

Kendisiyle beraber çalışan Ağabeyi şunları söylüyordu; 'İş yerinde beraber çalıştığımız bir Ateist, ben senin bu kardeşini tanımadan önce Müslümanlardan nefret ederdim, onu tanıyınca Müslümanlığın değerini anladım', diyerek Huseyne olan hayranlığını ifade ediyordu.

Taziye ortamında Huseyn’in faziletiyle ilgili anlatılan şeyler içerisinde bence onu yetiştiren değerli bir büyüğümüzün, 'Cennet’e girmek isteyenler Hüseyn gibi çalışsın' sözleri Huseyn’i tanıtmak için en uygun kelam olarak hafızalarımıza kazınıyordu.

Çünkü tanıyan herkes onun dava adamlığına, çalışkanlığına ve her boşluğu dolduracak kadar gayretli oluşuna şahitlik ediyordu. İnandığı davası için yapılması gereken her şeyi yapan Huseyn adeta bir haya timsali idi hakikatte.

Ne de güzel hatıralar bırakmış ve ne de güzel bir şekilde Müslümanlar onu hayırla yad ediyorlardı. Elbette Huseyn için ne söylesek azdır. O kendisine biçilen ömrü şeref ile tamamlayarak, arkasından hayırla yad edilmeyi ve dualarda anılmayı hak ederek Rabbine vasıl oldu. Huseyn, arzın ve imanlı yüreklerin gökkubbesinde yankılanan hoş sedasıyla aramızdan ayrılıp gitti.

Ya biz? Biz geride kaldık ve ölümle burun buruna olduğumuzu ama ölüme hazırlıklı olmadığımızı bir kez daha idrak ettik. Ne zaman ve nerede, ne şekilde ve hangi halde…? Her ölüm erken ve anidir aslında. Önemli olan o gün gelip çatmadan o ana hazırlıklı olmak değil midir.

Biz inanıyoruz ki; Müslümanların ittifakla razı oldukları kişilerden Allah Azze ve Celle’de razı olacaktır. Bunun da yolu İslam davasına hizmet etmekten geçiyor. Huseyn Kardeşimiz bu gerçeği bize yaşamıyla ve ölümüyle hatırlatarak ve bizleri kendisinden razı olunmuş bir şekilde bırakıp Rahman’ın dergahına ulaştı. Biz ondan razıydık, Rabbim de razı olup onu Kerbela Şehitleri ve çok sevdiği Adaşlarıyla haşreylesin.

Ani gelen ayrılık, helalleşmemize izin vermedi. Varsa hakkımız kardeşimize helal olsun. Onun hakkına gelince sadece Basel Said Nursi Camii’nde iken bizlere yaptığı hizmetlerin hakkını bile ödeyemeyiz. Rabbim, Huseynimizi, kendisinden helallik istediğimizden, haberdar kılsın inşaallah.

Ne diyelim, dünya konar göçer bir yer. İşte böyle, kimi erken gidiyor kimi de daha uzun kalıyor. Huseynimiz erken gidenlerden oldu. Rabbim tekrar tekrar rahmet eylesin. Peygamberine komşu, Cennetine meskun ve şehitlere kardeş kılsın. Bize de onun gibi hayırla anılabilecek bir hayat yaşamayı nasip eylesin.

Başta eşi olmak üzere tüm ailesinin başı sağolsun. Onu yetiştiren ve uğruna mücadele edip ömrünü adadığı Cemaatinin ve dava arkadaşlarının başı sağolsun.

Acımız derin, 'Cennet’e girmek isteyenler Hüseyn gibi çalışsın' hitabına mazhar bir dava adamını, bir kardeşi kaybetmenin hüznüyle tekrar Rabbim Rahmetiyle muamale etsin diyorum. Kardeşlerinin dilini ise muhterem Ruhuna hediye edilecek dualardan, Yasinlerden ve Fatihalardan uzak kılmasın.

Selam ve Dua ile

(Zülküf ER - Hürseda)