
Darbeci Zihniyet de Yargılanmalı
Doğruhaber gazetesi yazarlarından Abdulkadir Turan'ın bu haftaki köşe yazısı.
İSTANBUL - Darbecilik kurumsallaşmış bir yapıdır. En kalıcı kurumlar, en uzun ömürlü kanunlar, en katı ve sürekli zulümler darbelerin mirasıdır.
MGK, Anayasa Mahkemesi, Devlet Planlama Teşkilatı gibi farklı işlevlerdeki kurumlar, 1960 ihtilali ile vücut buldu.
12 Eylül Anayasası, bir türlü değiştirilemiyor.
12 Eylül'de başlayan işkence süreci 2004'e kadar Türkiye'nin her noktasında alelade bir vaka haline geldi.
Kararlarını hiçbir şekilde sorumlu tutulmayacakları, sorguya çekilmeyecekleri mutlak güvencesiyle veren darbecilerin 32 yıl sonra bile olsa mahkemeye verilmeleri simgesel bile olsa önemli bir olaydır.
Ancak umut edilen, darbecilerin yanında darbeci zihniyetin de sorgulanmasıdır.
Darbeci zihniyet, Atatürkçülüğün arkasına sığındı; 1960 ihtilali sürecinin hazırlanmasında öğrenciler kullanıldı. 28 Nisan 1960'taki gösterilerde ölen beş öğrenci bizzat Anıtkabir'e gömüldü. Dönemin CHP gazetesi Ulus, onlar için "Atatürk, yol gösteriyor yanında; güle güle gidin hürriyet bekçileri. Yaşamın en güzeli Atatürk için yaşamak, ölümlerin en güzeli Atatürk için ölmektir" diye yazdı. Oğulları demokrat geçinen Çetin Altan "Bu darbe Atatürk'ün manevi direktifi ile yapıldı" bile dedi.
Darbeci zihniyet, laikliğin arkasına sığındı; 1908'den beri, bütün ihtilallerin resmi gerekçesi laikliğin korunmasıdır. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980... Son dönemin üç büyük ihtilali Cuma günü yapıldı ve o gün şehir merkezlerinde halkın Cuma namazı kılmasına izin verilmedi.
Darbeci zihniyet, ırkçılığın arkasına sığındı; bütün darbeler "Ordumuz Yüce Türk Milleti adına yönetime el koymuştur" ilanıyla duyuruldu. 60 ihtilalinden sonra Kürtçenin yasaklanması tasarlandı. Kürtlerin bugünkü sosyalizm felaketi o günlerde örgütlendi. 12 Eylül 1980'de Kürt köylerinde masum köylüler kar içinde çırılçıplak süründürüldü. Aynı dönemde devlet dairelerine 'Türkçeden başka dil konuşmak yasaktır' levhası asıldı. Dağlara dev harflerle"Ne Mutlu Türküm Diyene!" sloganı kazındı.
Darbeci zihniyet okumuş azınlığın çoğunluğa hükmetmesi despotizmini getirdi; 1960 ihtilalinden sonra ünlü yazar Y. Kadir Karaosmanoğlu, seçimle gelen Menderes hükümeti için "Okuma yazma bilmeyen bir vatandaşın oyuyla bir profesörün oyu eşittir iddiası huzursuzluğa yol açtı, sayı kalitenin yerini aldı" diye yazdı.
Darbeci zihniyet, Kur'an-ı Kerim eğitimine düşmandır: Her darbeden sonra Kur'an eğitimine karşı savaş başlatıldı. 12 Mart 1971 darbecilerinin ilk icraatı, Kur'an-ı Kerim Kurslarının kapatılmasıdır. 28 Şubat sonrasında başlatılan korkunç süreç de hala dipdiri akıllardadır.
Darbeci zihniyet, dış destekle hayat buldu: Her darbeden sonra Batı'nın sadece resmi kurumları değil "demokrat" basını da darbecileri alkışladı. 60 ihtilalinden sonra İngiliz gazetesi The Guardin "İnkılap böyle olmalıdır. Üç gün öncesine göre Türkiye'de hürriyet var. Türkler iç rahatlığıyla şimdi başlarını dik tutuyorlar" diye yazarken Times gazetesi "Menderes, Türk halkı üzerinde baskı kurmuş ve Türkiye'de bir iç harp tehlikesi yaratmıştı" diye yazdı.
Darbeci zihniyet, Masonik bir yapı içinde örgütlenen basın üzerinden kendisini halka kabul ettirmeye çalıştı: Her darbeden sonra medya neredeyse ittifak halinde, darbecilerin sesine dönüştü.
Darbeci zihniyet, sivil toplum düşmanıdır: Her darbeden sonra partiler, dernekler, vakıflar... Ne kadar sivil toplum kuruluşu varsa hepsi yasa dışı sayıldı, izin alınarak yapılan etkinlikleri terör faaliyeti gibi yargılanma konusu edildi. Sivil toplumun öncüleri, terör örgütlerinin liderleri oldukları gerekçesiyle ağır cezalara çarptırıldı.
Darbeci zihniyet, kendisi için gizli mirasçılar oluşturdu: Darbelerden yıllar sonra bile onların zihniyetini eksiksiz temsil eden ve bunu uygulamalarına yansıtan valiler, kolluk kuvveti amirler, yargıçlar zuhur etti. Hem de öyle bir iki tane değil.
Her dönemde darbenin rengi, en belirgin renklerden biri olarak kendisini gösterdi. Devlet uygulamalarında darbeci zihniyetin ağırlığının yol açtığı sorunlar hep gündemde kaldı.
Darbecilik, bir zihniyet olarak sorgulanmayacaksa yaşlı darbeciler gider, genç darbeciler ve darbeci zihniyetli siviller yetişmeye devam eder. (Abdulkadir Turan - Doğruhaber)


Yatırımcılara yeni teşvikler getiren Kanun Tasarısı, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.
''Mavi Marmara'' saldırısına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Savcılığının iddianamesi tamamlandı.
Mavi Marmara iddianamesi tamamlanarak İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine teslim edildi.
Aralarında; Anadolu Der Başkanı Yılmaz Geçer, Adana İhya Der Başkanı Ekrem Ertaş ve Adana Umut Der Başkanı Selahaddin Yeniay'ın da bulunduğu 33 tutuksuz sanığın yargılanmasına bu gün devam edildi.
'Ensar Kardeşlik Platformu' çevresinde örgütlendikleri ve 'El Kaide'ye üye oldukları' ileri sürülen 7 kişinin yargılanmasına başlandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Akrabalarının düğününe katılmak üzere Kanada'dan Denizli'ye gelen Alancı ailesinin 1.5 yaşındaki ferdi, ağzına aldığı bir eriğin nefes borusuna kaçması sonucu hayatını kaybetti.
İHH İnsani Yardım Vakfı, Mavi Marmara saldırılarının ikinci yıldönümünde Taksim'de büyük bir yürüyüş gerçekleştirecek. 30 Mayıs akşamı tüm gemi katılımcılarının tekrar Mavi Marmara'da bir araya gelerek gemide sabahlayacakları belirtildi.
Başörtülü okumak isteyen kızına destek verdiği için ceza verilen Güllü Çevik'e bir destek de Mazlum-Der İstanbul şubesinden geldi. Yapılan açıklamada, verilen karar kınanarak "Ulus Devlet, bütün küstahlığı ile çocuklarımız, gençliğimiz, bilgilerimiz ve yaşantımız üzerindeki söz sahipliğinden vazgeçmiyor" denildi.
Tesettür Seferberliği Platformu (TESSEP) düzenlediği kitlesel basın açıklamasıyla Mustazaf Der'in yargı kararıyla kapatılmasını kınadı. Basın açıklamasında, Mustazaf Der'in küresel güçlerin oyunlarını bozduğu ve hesaplarını altüst ettiği vurgulandı.
Başbakan Erdoğan, Uludere'de operasyon emrini kendisinin verdiğine ilişkin iddiaları Pakistan'da yalanladı. Operasyondan önceden haberi olmadığını belirten Erdoğan, "biz yetkiyi vermişiz TSK da kullanmış. Hata da olabilir, hatayı da özrü de açıkladık" dedi.
Eğitim Bir Sen Hükümetle yapılan toplu görüşmelerde bir sonuç alınmaması üzerine yarın tüm Türkiye'de sevksiz iş bırakma eylemi yapacak
Türkiyede sistem korkusuna dayanan bir muhafazakarlık var.
Yazar Cevdet Kara, Mustazaflarla Dayanışma Derneği'nin kapatılmasını konu alan yazısının sonunda, "Mustazaflar üzülmesin… Elbet güneş yeniden doğacak… Çünkü Hak geldi batıl zail olacak…" şeklinde bitirdi.
Kros yarışmasında dereceye giren başörtülü öğrencinin ödülü verilmedi! Hatayı, kaymakam telafi etti.
Konya Büyükşehir Belediyesi ile Hazreti Mevlana'nın doğduğu şehir olan Afganistan'ın Belh Vilayeti Mezar-ı Şerif şehri arasında kardeşlik protokolü imzalandı.
İHH Ankara Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Codal, “Başörtülü hanımların belli alanlara girememesinin hem de AK Parti Kadın Kolları tarafından hazırlanan böyle abes bir metinle legalleştirilmeye çalışmasını akıl iz’an almamaktadır” dedi.
Yaklaşık 30 polis tarafından darp edilen Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanı Abdulkadir Alakuş, yaşadığı olayı İLKHA'ya anlattı. Polisin terörist muamelesi yaparak kendilerine silah doğrulttuğunu, biber gazı sıkarak darp ettiğini ifade eden Alakuş, hem darp ettiklerini, hem de kendilerini temize çıkarmak için davacı olduklarını söyledi.
Marmara İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu İstanbul'da yaptığı kitlesel basın açıklamasıyla Mustazaf-Der'ın kapatılması ve Gaziantep'te kızının başörtüsüyle okuması için mücadele eden Güllü Çevik'e ceza verilmesini kınadı.
Hükümet ile memurun 21 gün süren zam pazarlığından sonuç çıkmayınca kamu çalışanları aldıkları kararla greve gittiler. Özgür Eğitim-Sen Diyarbakır Temsilciliği bir basın açıklaması yaparak, 3+3 zam teklifinin son derece ciddiyetten uzak olduğunu belirtti.
HSH- İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Uludere'de sınırı geçerken savaş uçaklarıyla vurularak katledilen ve kamuoyunda Uludere Katliamı olarak adlandırılan olayla ilgili tarihin kara sayfalarına yazılacak açıklamalarda bulundu.
Açlık grevi anlaşması sonucu tek kişilik hücreden koğuşa çıkarılan Muhammed Arman, ilk defa cuma namazı kıldı.
HSH- Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, türbe ziyareti için gittikleri Suriye'nin Halep kentinde kaçırılan 12 Lübnanlı haberinin ülkede gerginliğe sebep olması üzerine, halka itidal çağrısında bulundu.
Yaklaşık 30 polis tarafından darp edilen Mustazaf Der Osmaniye Şube Başkanı Abdulkadir Alakuş, yaşadığı olayı İLKHA'ya anlattı. Polisin terörist muamelesi yaparak kendilerine silah doğrulttuğunu, biber gazı sıkarak darp ettiğini ifade eden Alakuş, hem darp ettiklerini, hem de kendilerini temize çıkarmak için davacı olduklarını söyledi.

HSH- Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'ın, şehid İmad Muğniye'nin şahadetinden birkaç ay sonra sivil kıyafetlerle şehidin mezarını ziyaret ettiği ortaya çıktı.

Hizbullah Genel Sekreteri Yardımcısı Şeyh Nuaym Kasım, Lübnan Müftüsü Muhammed Reşid Kabbani'yi arayarak, Nasrullah'ın Kuzey Lübnan'da şehid edilen iki alimle ilgili taziyelerini ilettiği öğrenildi.

HSH- Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, türbe ziyareti için gittikleri Suriye'nin Halep kentinde kaçırılan 12 Lübnanlı haberinin ülkede gerginliğe sebep olması üzerine, halka itidal çağrısında bulundu.
Açlık grevi anlaşması sonucu tek kişilik hücreden koğuşa çıkarılan Muhammed Arman, ilk defa cuma namazı kıldı.

Türkiye'nin, Alman Federal savcılığınca "terör örgütü" üyesi olmakla suçlanan Alman Müslüman Thomas U’yu önümüzdeki günlerde Almanya’ya iade edeceği bildirildi.




























.jpg)
























Ulusal Kanal'da Mustazaf-Der'in Kapatılması Sevinci
Muhteşem Mevlid Etkinliğinin Tüm Ayrıntıları...
Diyarbakır'daki Tarihi Etkinlik Görüntüleri (17) 