Myanmar'dan yine bir imdat çağrısı

Myanmar'dan yine bir imdat çağrısı

Myanmar'dan yine bir imdat çağrısı var. Kadın, çocuk demeden vahşice katlediliyorlar. Feryatları yeri göğü inletiyor ama seslerini duyan yok! Sanki tüm dünya söz birliği etmişçesine Arakanlı Müslümanlara karşı yapılan vahşi katliamlar karşısında sessizliğini koruyor.

Müslümanlara yönelik en vahşi cinayetlerin işlendiği Arakan'da fanatik Budistlerin yaptığı katliamlar artık Budist rejimin kontrolünde yapılıyor. Dünyanın sessiz kaldığı soykırımdan kaçmaya çalışan binlerce Arakanlı ise komşu ülkelere sığınmaya çalışıyor. Ülkede kalanlar ise adeta infaz edilmeyi bekleyen ölüm mahkûmlarıymış gibi rejim güçlerinden korunmaya çalışıyor. Uluslararası kamuoyuna seslenen Arakanlı mazlum Müslümanlar, bizi kurtarın diye feryat ediyor.

Müslümanların diri diri yakılması, satırlarla doğranması, el ve ayakların kırılması, sırta ağır yük bindirilmek suretiyle belin kırılmasının sağlanması ve daha nice tarifi imkansız katliamlar, işkenceler…

Çığlıklarının duyulmamasına tepki gösteren Arakanlı (Rohingyalı) Müslümanlar, dünyadaki tüm insanlara çağrıda bulunarak, kendilerinin zulme uğramış mazlumlar olduklarını dile getiriyor.

İlke Haber Ajansının (İLKHA) yaşanan katliamlara dair yerel kaynaklardan edindiği yeni görüntülerin birçoğu yayınlanmayacak derecede vahşet içerirken, cep telefonuyla çekilen bir video kaydında konuşan Arakanlı bir Müslüman, “Dünyadaki tüm insanlara sesleniyorum: Bizler mazlumlarız!” diyerek sesini insanlığa duyurmaya çalışıyor.

“BUDİST BURMA (MYANMAR) DEVLETİ VE ASKERLERİ TERÖRİSTTİR”

Myanmar yönetiminin barbarca saldırılarına maruz kalan Arakanlı Müslüman, vahşice katledildiklerini belirterek, “Tüm dünyaya sesleniyorum. Buradaki herkes için söylüyorum. Biz terörist değiliz. Burada herkes yaralı, herkes zulme uğramış. Bu insanlar terörist değil. Asıl terörist Budist Burma (Myanmar) devleti ve askerleridir. Bakın, bizleri nasıl vahşice vuruyorlar, görün. La ilahe illallah, Allah-u Ekber.” şeklinde konuşuyor.

“BİZLER MAZLUMLARIZ, ZULME UĞRAMIŞLARIZ”

Öncelikle acımasız işkenceler ve saldırılarda yaralananları tedavi etmek için doktorlara ihtiyaç duyduklarını belirten Arakanlı Müslüman, “Bizler mazlumlarız, zulme uğramışlarız. Bizi tedavi edecek, yaralarımızı saracak bir doktor bile yok. Dünyadaki tüm insanlara sesleniyorum. Tüm insanların sesimizi duymalarını istiyorum. Rohingya'ya (Arakan) doktor gönderin. Bunlar bize zulmetti, bizleri vurdu, katletti. Gelin de bu halimize bakın. Yeter artık!” diyerek çığlıklarının duyulmasını istedi.

ARAKANLI MÜSLÜMANLARA ÇOK YÖNLÜ TECRİT

Myanmar hükümetine bağlı askerler ve Budist çeteler, bir taraftan Rohingyalı Müslümanlara yönelik barbarca saldırılarını arttırırken, katı tecrit uygulamalarına da devam ediyor.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Myanmar yönetimi, Kuzey Maungdaw bölgesi Çalipara köyünde gerçekleştirdiği saldırılarda Rohingyalılar olarak bilinen binlerce Arakanlı Müslümanın evini yaktı, yüzlerce Müslümanı katletti.

İLKHA'nın ulaştığı görüntülerde, dün ve bugün yapılan saldırılarda evleri yanan Müslümanların, yangını söndürme telaşı görülüyor.

BANGLADEŞ HÜKÜMETİ KATLİAMLARA ORTAK OLUYOR

Myanmar hükümetinin aşağılayıcı baskılarına dayanamayan bazı Müslümanlar, ülkeden çıkmanın yollarını arıyor. Uğradıkları zulümler nedeniyle Bangladeş sınırına giden yüzlerce Arakanlı Müslümanın sınırda bekletildiği belirtilirken, Bangladeş hükümetinin ise sınırı kapattığı, çoğu kadın ve çocuklardan oluşan Arakanlıların soğuk havada açıkta kaldığı öğrenildi.

Rohingyalı Müslümanlara uygulanan vahşete uluslararası arenadan tepki gelmemesi nedeniyle barbarlıklarına devam eden Myanmar hükümeti ve Budist çetelerin soykırımı sürüyor. Arakanlılar, yaşadıkları zulmün son bulması için İslam dünyasının kendilerine destek olmasını, bütün güçleriyle mücadele ederek katliamları durdurmalarını istiyor.

KOMŞU OLAN ÜLKELERDEKİ MÜSLÜMANLAR DA ZULÜM ALTINDA

Güneydoğu Asya'da, Bengal Körfezi kıyısındaki Myanmar'da Arakanlı Müslümanların yaşadığı zulmün bir benzeri Myanmar'a komşu ülkelerden laik Hasina'nın başını çektiği Bangladeş'te, komünist Çin'de, sosyalist Laos'ta ve yine Budist olan Tayland'da da Müslümanlara yaşatılıyor.

Bangladeş hükümetinin ülkedeki Cemaat-i İslami'ye; komünist Çin'in, Doğu Türkistanlı Müslümanlara; Budist Tayland yönetiminin Patanili Müslümanlara reva gördüğü zulümler de kelimelerin anlatmakta kifayetsiz kalacağı türden…

Çevrelerindeki tüm Müslümanların da kendileri gibi büyük zulümler gördüğünün farkında olan Arakanlı Müslümanlar, özelde İslam dünyasına, genelde tüm insanlığa çığlıklarını duyurmaya çalışıyorlar.

Arakanlılar zulmün her çeşidini iliklerine kadar yaşarken, dünya kamuoyunun sessizliği ise insanlık onurunun nasıl da pespaye edildiğine işaret ediyor. 

Myanmar Neresi?

Myanmar, diğer eski isimleri ile Burma ya da Birmanya. Güneydoğu Asya'da Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında Bangladeş, Çin, Hindistan, Laos ve Tayland arasında yer alan bir ülkedir. 1948 yılında İngiltere'den bağımsızlığını kazanarak Myanmar Birliği Cumhuriyeti adıyla kurulan ülke 676.578 km2'lik yüz ölçümüne sahip. Başkanlık sisteminin uygulandığı ülkede Burmaca dili konuşuluyor. 51 milyon nüfusu bulunan Burma'nın (yeni adıyla Myanmar'ın) %15'ini Müslümanlar oluşturmaktadır. Geri kalan nüfusun büyük bir çoğunluğu Budisttir. 135 farklı etnik topluluğun yaşadığı ülkede Müslümanlar, Arakan bölgesinde yaşamaktadırlar. BM verilerine göre, yaklaşık 2 milyon Arakanlı Müslüman ise mülteci statüsünde bulunuyor.

İşte Arakanlı Müslümanlara yönelik insanlık dışı uygulamalar…

1. Arakan'da her gün Müslümanlar katledilmeye devam edilmektedir.

2. Hapsedilmiş ve işkence gören çok sayıda Müslüman'ın olduğu bilinmekte ancak kesin bir bilgiye ulaşılamamaktadır.

3. Kadınlara tecavüz edilmektedir.

4. Devam eden seyahat yasağının yanı sıra sokağa çıkma yasağı hayatı tamamen felç etmiştir.

5. Camiler, mescitler, evler, köyler yakılmakta ve yok edilmektedir.

6. Devletten izinsiz mescit ve medreselerin tamiri yapılamamaktadır. Bu yasağı denetleyebilmek için de mutad bir uygulama olarak mescit ve medreseler yılda üç defa fotoğraflanmak zorundadır. İzinsiz bir tadilat yapılması durumunda altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ve para cezası uygulanmaktadır. Son 20 yılda yeni cami veya medrese yapımına asla izin verilmemiştir.

7. Tüm aile bireylerinin tamamının yer aldığı bir fotoğraf her yıl hükümet yetkililerine teslim edilmek zorundadır. Doğan her çocuk için ve ölen her aile bireyi için devlete vergi verilmesi zorunluluğu vardır.

8. Müslümanların seyahat özgürlüğü yoktur. Bir Müslüman, köyünden başka bir köye gitmek için devlete vergi verip izin almak zorundadır.

9. Beton evler yapmaları yasak olan Müslümanlar, evlerini ahşaptan yapmak zorundadır. Devlete ait kabul edilen bu evler yanlışlıkla yanarsa ev sahibi devletin evini yakmaktan altı yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaktadır.

10. Bir Müslüman iş yeri açabilmek için bir Budist'le ortaklık kurmak zorundadır. Bu ortaklıkta Budist, sermaye koymadan işletmenin yarısına ortak olmaktadır.

11. Müslümanlar, hayvanları için her yıl devlete vergi ödemek zorundadır.

12. Müslümanların evlenmesi izne tabidir. Evlenmek isteyen Müslüman kadın ve erkekler devlete ayrıca vergi ödemek zorundadır. Vergilerini ödeseler bile devlet izin vermezse evlenemezler.

13. Müslümanlar devletin hiçbir imkânından faydalanamamaktadırlar. Örneğin hastalandıklarında devlete ait hastanelere gidemezler.

14. Müslümanlar en fazla liseye kadar okuyabilmektedirler.

15. Müslümanların devlet dairelerinde çalışmaları yasaktır.

16. Müslümanlar sabit telefon ya da cep telefonu sahibi olamamaktadır.

17. Müslümanların motorlu taşıt sahibi olması yasaktır.

18. Bir Müslüman'a bir suç isnat edildiğinde kendisini savunma hakkı verilmemekte ve derhâl hapsedilmektedir. Polis ya da asker sebepsiz yere bir Müslüman'ın evine baskın yapabilir ve kendisine herhangi bir suçlamada bulunabilir. Baskını yapanlar tutuklama yapmamak için rüşvet istediklerinde istedikleri rüşveti alamazlarsa kişiyi derhâl tutuklarlar.

19. Müslümanların saat dokuzdan sonra sokağa çıkması ve polisten izinsiz akraba ya da komşu ziyareti yapmaları yasaktır.

20. Müslümanlar hiçbir ücret almadan devlet ya da Budistlerin işlerinde çalıştırılmaktadır.

21. Müslümanların vatandaşlık hakları yoktur. Müslümanlara üzerinde “yabancılara aittir” ibaresi yazan özel beyaz bir kimlik verilir. Bu kimlik sadece bilgi amaçlıdır. Hiçbir geçerliliği yoktur.

22. Müslümanlara pasaport verilmemektedir. Komşu Bangladeş'e geçmek için geçerli bir belge düzenlenmekte, bu belge bazen geri dönüşte kabul edilmemekte ve bu kişiler ülkelerine geri dönememektedirler. (Doğruhaber)