'Güvenlik teknikleri bizi koruyamaz'

'Güvenlik teknikleri bizi koruyamaz'

Telefon, Bilgisayar veya SmartTV'ler, hayatımıza sağladığı kolaylıklar ile beraber aynı zamanda yüklediğimiz uygulamalar sebebiyle cebimizde taşıdığımız ajanlara dönüşebiliyor. Konuyla ilgili önemli açıklamalar yapan Bilişim Uzamanı Fatih Uylaş, "Gereken hassasiyeti göstermezsek güvenlik teknikleri bizi koruyamaz" uyarısında bulundu.

Günümüz dünyasını isimlendirecek olursak buna teknoloji çağı diyebiliriz. Kapitalist düzenin dayattığı bu çağda her birimizin evinde birkaç tane bulunan akıllı cihazlar birçok problemi beraberinde getiriyor.

Vakit hırsızlığı da yapan bu cihazlar aynı zamanda birçok güvenlik zafiyetine sebep oluyor ve mahremiyet kelimesinin de giderek kaybolmasına sebep oluyor. Doğruhaber'e konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Adli Bilişim Uzamanı Fatih Uylaş, "Tıpkı depremle yaşamayı öğrenmemiz gerektiği gibi Dijital güvenlik riskleriyle de yaşamasını öğrenmeliyiz." ifadelerini kullandı.

“Önce veri güvenliği ilkesini prensip haline getirmemiz gerekir”

Akıllı telefon ve diğer cihazların bir çok mahrem bilgimizi de içinde barındırdığına dikkat çeken Uylaş, “Bir kişinin Akıllı Telefonunu elimize aldığımızda, onun tüm ticari ve kişisel sırlarını da elimizde tutmuş oluyoruz. Yaşantımız için bu derece hayati öneme sahip bu küçük cihazların güvenliği de hayatımızın güvencede olması kadar önem arz ediyor. Ne yazık ki inşaatlarda bulunan “Önce İş Güvenliği” tabelalarını asmayı çok sonradan düşünebildiğimiz gibi, “Önce Veri Güvenliği” ilkesini de hayatımızın önemli bir prensibi haline getirmeyi bundan zarar görmeden düşünemiyoruz.” dedi.

Bilgi güvenliğinde en zayıf halka “insan”dır

Teknolojinin Sağladığı kolaylıklardan çok, güvenlik sorunlarının olduğunu belirten Uylaş şöyle konuştu; “Eski bir CIA ajanının deyişiyle “Dijital anlamda güvenlik istiyorsanız, bir mağarada yaşamalı ve hiçbir elektronik alet kullanmamalısınız.” Bununla birlikte hızlı iletişim araçların oluşu ve hayatımıza sağladıkları pratik fayda açısından bu olanaklardan artık vazgeçmemiz de mümkün görünmüyor. Tıpkı depremle yaşamasını öğrenmemiz gerektiği gibi Dijital güvenlik riskleriyle de yaşamasını öğrenmeliyiz. Şu unutulmamalıdır ki bilgi güvenliğinde en zayıf halka “İnsan”dır. Biz teknoloji kullanıcıları olarak kendi kişisel güvenliğimizden sorumluyuz.  Kullandığımız uygulamaların sağladığı güvenlik tedbirleri basit hatalarımızla pasif hale gelebiliyor.”

“Bilgilerimiz hacker saldırılarıyla ele geçirilebilir”

Dünyanın en çok kullanılan iletişim uygulamalarından Whatsapp'ın güvenlik açıkları bulunduğuna değinen Uylaş, “Geçtiğimiz aylarda Whatsapp uygulaması uçtan uca şifreleme güncellemesi yaptı. Bu güncelleme sayesinde iki telefon arasındaki iletişim başlangıç noktasında şifrelendikten sonra diğer telefona vardığında çözülüyor. Her ne kadar güçlü bir güvenlik modeli gibi görünse de kendi cihazımızın güvenliğine dikkat etmediğimiz takdirde milyon dolarlık güvenlik tedbirleri boşa çıkabiliyor. Bu şifreleme yöntemleri olmasına rağmen Whatsapp sunucularında bazı bilgilerimizin tutulduğunu ve bilgilerin Hacker saldırılarıyla ele geçirilebileceğini biliyoruz.” şeklinde konuştu.

“VPN ile şifreleri ele geçirmek mümkün”

VPN kullanıcılarının da tehlike atında olduğunu söyleyen Adli Bilişim Uzmanı Fatih Uylaş şöyle konuştu; “Birçok kişi Twitter, Youtube gibi sosyal medya ağlarının ülkemizde yasaklandığı dönemlerde VPN kullanarak İnternet'e bağlanmayı tercih ediyor. Fakat VPN kullanımı iletişimimizin güvenilir olmayan bir ağın üstünden yapılması anlamına da geliyor. VPN kullanımının ilk yaygınlaşmaya başladığı günlerde bir güvenlik uzmanı arkadaşımız kendi VPN ağını geliştirerek SSL ile şifreli olarak gitmesi gereken Twitter şifrelerinin ele geçirilebileceğini ispat etti.”

“Bedava bulduğumuz her şeyi telefonlarımıza yüklüyoruz”

Yüklediğimiz uygulamaların akıllı cihazlarımızdaki casuslara dönüşebileceğine dikkatleri çeken Uylaş, “Yüklediğimiz bir oyun, galerimize, kameramıza, telefon rehberimize, mikrofonumuza erişim izni istiyor ve biz bu güvenlik uyarılarını incelemeden bedava bulduğumuz her şeyi telefonlarımıza yüklüyoruz. Oysa bu uygulamalar biz fark etmeden mikrofonu açarak ortam dinlemesi yapabilir, ekran görüntüleri alabilir, fotoğraflarımız, mesajlarımız ve şifrelerimizi bilgimiz dışında ele geçirebilir.

“Gereken hassasiyeti göstermezsek güvenlik teknikleri bizi koruyamaz”

Akıllı cihaz kullanıcılar için önerilerde bulunan Uylaş şöyle konuştu; “Güvenliğimiz için öncelikle bu hususta farkındalığımızın artması gerekiyor. Telefonlarımızın hırsızlar tarafından çalınmasını engellediğimiz gibi veri hırsızları tarafından da dijital bilgilerimizin çalınmasına engel olmalıyız. Bu bilgileri korumak için öncelikle güncel, güvenilir bir anti-virüs programı kullanmalı, kaynağından emin olmadığımız ve zaruri ihtiyacımızın olmadığı uygulamaları telefonumuza yüklememeliyiz. Ayrıca sosyal medya ağları üzerinden herhangi bir bankacılık bilgisi ile özel hayata ilişkin bilgileri de paylaşmamamız gerekiyor. Biz gereken hassasiyeti göstermediğimiz takdirde hiçbir güvenlik tekniği tarafından korunmamız mümkün değildir.” (Doğruhaber)

Ettiketler:Fatih Uysal