'Hz. Peygamberin yolundan gidenlerin yolunu kesmeye çalışanlar var'

'Hz. Peygamberin yolundan gidenlerin yolunu kesmeye çalışanlar var'

Şanlıurfa’da Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından düzenlenen Siyer Mektebi programında konuşan Avukat Emin Güneş, şehadet, zindan ve hicretten geçen yolun doğru yol olduğuna dikkat çekti.

Şair Nabi Konferans Salonunda düzenlenen programa HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Basri Demir, Peygamber Sevdalıları Vakfı yetkilileri ve vatandaşlar katıldı.

Program, Remzi Kaya tarafından okunan Kur’an-ı Kerim ile başladı.  Programda, İsmail Çakmak tarafından Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın amaç ve çalışmaları ile ilgili sunum yapıldı.

Programa konuşmacı olarak katılan Avukat Emin Güneş konuşmasının başında tarih, tarihi öğrenmenin önemi ve tarih kitaplarında geçen yanlışlar ile ilgili bilgiler verdi.

İnsanı, öldükten sonra iki yoldan birinin beklediğine işaret eden Güneş, "Biz yeryüzüne imtihan için gönderilmişiz. Buradan herkes eninde sonunda ölü olarak çıkacaktır. Bu dünyadan sağ olarak çıkış yoktur. Biz bu dünyadan çıktığımızda iki yerden birine gideceğiz: Ya cennete, ya cehenneme gideceğiz." dedi.

"Bu cennetin yolunu sadece ve sadece peygamberler biliyorlar"

İnsanın, dünyaya gönderildikten sonra başıboş bırakılmadığına dikkat çeken Güneş, "Allah-u Teâlâ bizi bu dünyaya gönderirken bize kılavuz olarak, rehber olarak peygamberler göndermiştir. Bu cennetin yolunu sadece ve sadece peygamberler bilirler. Yani Allahu Teâlâ bu yolu peygamberlere göstermiştir. Anamız, babamız da bu yolu bilmezler. Dedemiz, ecdadımız, bütün insanlar bu yolu bulmak için peygamberlere muhtaçtırlar. Eğer biz Peygamber'i tanımazsak, onun ayak izlerini sürmezsek, onun peşinden gitmezsek yolumuzu kaybederiz. Biz cennete gideceksek, cennetin adresini araştırmamız lazımdır. Nasıl gideceğimizi öğrenmemiz lazımdır." ifadelerini kullandı.

"Biz ancak cennete peygamberin ayak izini takip ederek gidebiliriz"

İnsanların doğru yolu bulmasının ancak Allah’ın gönderdiği rehbere tabi olunmakla gerçekleşeceğine vurgu yapan Güneş,  "Bu konuda önümüzde bir kılavuz vardır. Kılavuzu takip etmemiz gerekiyor. O yolu bulmazsak, cehennem için adresi sormaya gerek yoktur. Cennete gitmeyen bütün yollar cehenneme çıkar. Cehennem için adres sormaya, adres araştırmaya gerek yoktur. Cennet içinde öyle kendi kendimize, kafamıza göre, kafayı çalıştırarak cenneti buluruz hikâyesi, saçmalıktır. Biz ancak cennete Peygamber'in ayak izini takip ederek gidebiliriz." diye konuştu.

"Âlimler peygamberin varisleridir"

Günümüzde peygamberlerin olmadığına ama peygamber varisi âlimlerin olduğuna dikkat çeken Güneş, "Şimdi diyeceksiniz ki Peygamber yok,  kimi takip edeceğiz? Nasıl takip edeceğiz? Ben bunu bir örnekle açıklayayım. Siz bir turist kafilesi ile bir yerlere gidiyorsunuz. Sizin rehberiniz var. Bir işyerine biraz daldınız, ondan sonra rehberi kaybettiniz. Rehber de gözden kayboldu. Ne yaparsınız? Hemen arkadaşlarınızı ararsınız. Sizin kafileden birini bulursanız veya o kafileden birini uzakta görürseniz, o sizi çağırır,  der ki,  ‘buradan gittiler gel’. O sizin için en az kılavuz kadar önemlidir, değil mi? Bizim için ulema, âlimlerimiz işte bu dediğimiz niteliktedirler. Yani onlar peygamberi görenden aldıkları bilgi, o da onu görenlerden aldığı bilgi ile bize kadar gelen hadisler ve ayetler bize peygamberin yolunu gösterdikleri için ‘Âlimler peygamberin varisleridir’ âlimler bunun için çok değerlidir. Ancak onların bize yol göstermesi ile biz cennetin yolunu bulabiliriz." diye konuştu.

 "Gittiğin yolda şehadetler varsa yolundan emin olabilirsin"

Bütün peygamberlerin sünnetullah gereği bazı badireler yaşadığının altını çizen Güneş, "Bütün peygamberlerin aşağı yukarı maruz kaldıkları bu yolculukta bir takım merhaleler vardır. Davasını ilk defa anlattığı zaman; önce onla dalga geçerler. Bakacaksınız benimle de dalga geçenler var mı? Veya bizimle de dalga geçilmiş mi? İşte ne derler ‘sofikler’ derler, aşağılayıcı şeyler söylerler. Sonra bununla yetinmemişlerdir. Sen insanlara mesajını, davetini götürdüğün zaman, bu sefer hakaret etmişlerdir. Sonra fiili saldırılar, işkence başlar. Daha sonra boykotlar, tehditler, suikastlar, arkasından seni topraklarından çıkarırlar. Demek ki hakiki peygamberin yolunun hakikat taşları bunlar olacaktır.  Senin gittiğin yolda şehadetler, zindanlar, mahkûmiyetler, icabında yakınlarından uzaklaşmak, itilmek, kovulmak varsa sen yolundan emin olabilirsin. Çünkü Muhammed-ül Emin’in yolu da böyleydi. Dikensiz bir yol değildi. Ayağına diken batmasını istemeyen bu yola gelmez ancak bu yoldan gidenlere de gıpta ile bakmaz; zoruna gider, onun da yolunu kesmeye çalışır." ifadelerini kullandı. (Abdurahman Uğurlu, Mehmet Demir-İLKHA)