Fazıl Say Konserine Gitmenin Düşündürdükleri

22 Ocak 2019 Salı, 00:06

Fazıl Say burada tekrarından haya ettiğimiz doğrudan Allah’a(cc) ve kitabına hakaret içeren twetleri ile gündeme gelmişti. Bu ağır hakaretleri yenilir yutulur şeyler değildi. Bu nedenle 10 ay hapis cezası almış ancak hükmün açıklanması geri bırakılmıştı.

Bu şahıs Ak Partinin imam hatip okulları açması ve seçmeli Kur’an ve siyer derslerini de alaycı ve aşağılayıcı bir üslupla eleştirmişti. Halk için “3-5 it kopuk” diyerek sırf İslam’a saldırılarına tepkisinden dolayı Müslüman halka hakaret etmişti.

Konumuz tabii ki doğrudan bu şahısla ilgili değildir. İslamcı olarak bildiğimiz birinin  bir İslam düşmanına gösterdiği yakın alaka, onu ayakta alkışlaması, ona övgüler dizmesini irdeleyeceğiz..

Birileri bunu hoşgörü, kutuplaşmaya mani olmak, herkesi kucaklamak gibi göstermeye çalışsa da biz böyle düşünmüyoruz.

Esasen böyle halk düşmanı halktan kopuk biri hangi cesaretle bu milletin inancına bu hakaretlerde bulunuyordu. Hem de inançlı halkın desteği ile gelen bir iktidar döneminde bu cesaret nerden kaynaklanıyordu.

Adı geçen şahıs bir konuşmasında: “O’nun arkasında 37 milyon varsa benim arkamda 350 milyonluk Avrupa Birliği var” diyordu. Zira AB kendisini “kültür elçisi” olarak ilan etmişti. Açıkçası sahibine güveniyordu.

İslamcı biri hem de İslam’ın müdafaası için nara atan yeri göğü titreten biri nasıl olur da böyle bir sahibinin sesini alkışlar.

Kanaatimce olay sanıldığı kadar kolay anlaşılmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Batı, kendisini adeta kıble olarak gören ve kendisi ile birleşmeyi en öncelikli meselesi haline getiren bunun için bakanlık kuran bir devletin başında samimi bir Müslümanı görmek istemez. Hem NATO üyesi bir ülkenin başında nasıl ümmetçi biri olabilir.

Batı, söylemde İslamcı, eylemde laik ve batıcı birini; hem söylemde hem eylemde laik birine tercih eder. Zira böylesi bir yönetici Batı için daha elverişlidir. İslamcı söylemlerle halkın gazını alıp eylemleri ile halkı ve kurumları Batının istediği kıvama getirmek tam da Batının istediği bir şey. Örneğimizde yönetici bu konsere gitmek ve Batının kültür elçisini onure etmekle şu mesajı vermiş oluyor; Bakmayın siz benim İslam için esip gürlememe. Bakın ben sizin İslama en ağır hakaretler eden adamınızı ayakta alkışlıyorum. Ben bunu yaparken inancı hakarete uğrayanlar da beni alkışlıyor. Sizin istediğiniz de bu değil mi?

Düşünsenize söyleminde laiklik için esip gürleyen adeta aslanlar gibi kükreyen bir yönetici eylemleri ile halkın inancını yaşamasının önündeki bütün engelleri bir bir kaldırsa, söz gelimi kamunun sağlığını ve huzurunu bozduğunu gerekçe gösterip zinayı fuhuş kapsamında yasaklasa, aileyi yıktığı için içki ve kumarı yasaklasa, halkı fakirleştirdiği gerekçesi ile faizi yasaklasa Müslümanlar için daha faydalı olmaz mı?

Hatta Ergenekoncuları yeniden yargılayıp terörist diye içeri atsa, Laik ve Kemalistleri ETÖ ile iltisaklıdır diye fişlese siz böyle bir laikten rahatsız ve tedirgin olur musunuz?  (Hacı Hisarlı - HÜRSEDA)