Maddi kalkınma iyi de ya ahlaki kalkınma

29 Ocak 2018 Pazartesi, 10:39

Geçen cumartesi günü Güneydoğunun kalkınmasıyla ilgili Batman'da önemli bir çalıştay gerçekleştirildi. Çalıştaya Meclis Başkanı Kahraman ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek dâhil çok sayıda bakan, milletvekili ve iş adamı katıldı. Benim de bizzat katıldığım etkinlikte Türkiye'nin ve bölge illerinin kalkınmasıyla ilgili umut verici, sevindirici veriler açıklandı.

Doğrusu Ak Parti iktidarında, özellikle son yıllarda maddi anlamda çok ciddi gelişmeler yaşandı. Yeterli olmasa da bölge illeri de yatırım ve kalkınmadan nasibini aldı. Gerçi Türkiye Kürdistan'ındaki şehirler Batı illerine göre hala çok gerideler, işsizlik oranı hala çok yüksek, esnafın sıkıntı ve sorunları hala baş ağrıtmaya devam ediyor. Lakin on-on beş yıl öncesiyle kıyaslanmayacak bir gelişme ve kalkınma söz konusu.

Özellikle Kayyumlu belediyelerin çalışmaları başarılı… HDP'li belediyelerin yerine atanan Kayyumlar altyapı anlamında, şehirleri güzelleştiren parklar ve diğer konularda halkı memnun eden çalışmaların altına imza atıyorlar. Yurtsever geçinen HDP'li belediyeler zamanında Kürt şehirleri birer köy görünümündeydiler. Altyapı anlamında, şehirleri yaşanabilir hale getirme anlamında hiçbir çabaları yoktu. Yollar çöplerden geçilmiyordu. HDP'li sözde yurtsever belediyeler halkın parasını halkın değil örgütün hizmetine sokmuşlardı. Bir de Kürt gençlerini bozup yozlaştırma faaliyetlerine harcanıyordu belediyelerin geliri…

Maddi kalkınma anlamında Ak Parti iktidarı başarılı sayılabilir. Ama manevi ve ahlaki kalkınma için aynı şeyleri söyleyemeyiz ne yazık ki! Hükümet dindar gençlik söyleminde ciddi bir başarısızlığa uğradı. Zayıf kalınan diğer bir mesele de eğitim. Yüz yıla yakındır ırkçı, kavmiyetçi, dünyacı, yoz, dinle arasına mesafe koymuş, hazcı, halkından çok kendi heva ve hevesini düşünen, yabancı uygarlıklar karşısında, emperyalist kültür karşısında dirençsiz, değerlerine yabancı, edilgen bir gençlik yetiştiren eğitim sistemi ne yazık ki aynı gençliği üretmeye devam ediyor. Eğitim sistemini değiştirme, iyileştirme, yerli yapma adına gözle görülür bir çaba da yok…

Siz eğer büyük bir devlet olmak istiyorsanız, güçlü ve medeni bir halka sırtınızı dayama arzusundaysanız, o halkın çocuklarını kendi değerleriyle barıştırmalı, maneviyatını güçlendirmelisiniz. Manevi ve ahlaki kalkınma olmadan maddi kalkınmayla bir yere varacağını sananlar büyük bir aldanış içindedir. Yoz ve hazcı bir gençlikle, ülkenin geleceğiyle ilgilenmekten çok belden aşağı arzuların peşinden koşan, midesini dininden daha çok düşünen bir gençlikle mi sömürgeci güçlerle mücadele edecek, kültür emperyalizmine direneceksiniz?

Amerika ve Avrupa ile hesaplaşmak istiyorsanız, onların doymak bilmez sömürgeci arzularını kursaklarında bırakmak istiyorsanız bunu idealist, inançlı, ahlaki ve manevi değerlerle bezenmiş Müslüman bir gençlikle yapabilirsiniz ancak. Züppe bir gençlik Batı karşısında bağımlılığı daha da artırır sadece…

Evet, maddi kalkınma olsun, olmalı da… Ama manevi kalkınmayla birlikte… Tek kanatlı bir kuşun uçabildiğini kim görmüş? Hükümet bu konudaki zayıflık ve gevşekliğin ona pahalıya mal olacağını bilmeli, bizzat kendi kurumlarının, atadığı kayyumların eliyle yozlaştırmayı artıran etkinlik ve projelerden vazgeçmeli.

Bu halkın mutlu olmaya, eğlenmeye hakkı var ama meşru vasıtalarla, meşru daire içinde. Sanat etkinlikleri, sportif faaliyetler adı altında, bizzat hükümete bağlı yerel yönetimler ve bürokratların elleriyle icra edilen ifsat edici etkinlikler dindar neslin yetişmesine hizmet etmez. Azıcık kalan dindarlığı da alıp götürür. Bu gaflet bizleri emperyalist, haçlı saldırılar karşısında çaresiz ve savunmasız bırakır ve kendi ellerimizle çocuklarımızı şer güçlere, düşman örgütlere yem etmiş oluruz.