Halkı Şımarık Şehirler ve Kur'an'ın Tasviri

11 Eylül 2011 Pazar, 14:02

Geçen haftadan beri Uzak Doğu ve Batı ülkeleri, kasırga ve tayfun felaketleri yaşıyor. Geçtikleri yerleri ve şehirleri harabeye çeviren kasırgalar. Devam eden bu afetlerde, onlarca insan öldü ve bir o kadarı da kayıp. Kasırganın uğrayacağı yerlerde korku ve kaçış var.

Özellikle New York Valisi, kasırgaya karşı günler öncesinden teyakkuza geçti. Şehir halkından can güvenliği tehlikede olan milyonlarcasının şehri boşaltıp, daha güvenli bölgelere gitmelerini ısrarla telkin etti.

Sizi bilmem; ama özellikle New York halkının kasırga öncesi şehirden kaçışları benim çok ilgimi çekti. Televizyondan bu haberi ilk duyduğumda, hemen Kur’an’ın bir ayeti zihnimde çağrışım yaptı. Ki Kur’an, bu kaçışı bin dört yüz küsür yıllık sabit bir hükümü ile haber veriyor.

“Artık azabımızı hissettikleri zaman, onlar oradan hemen hızlıca kaçıyorlardı. Kaçmayın, içinde şımartıldığınız şeylere ve evlerinize dönün, öyle ki sorguya çekileceksiniz!” (Enbiya: 12, 13)

İnsanoğlu elde ettiği nimetler ve ulaştığı imkânlar içinde, zamanla hakiki nimet vereni unutarak yaşamaya başlar. “Mâlik-i hakikiden gaflet, nefsin firavuniyetine sebebiyet verir.” Firavunlaşan nefisler şımardıkça şımarır ve azgınlaşır. Kibir, azgınlık ve şımarıklık içinde, hayvani bir özgürlük ve yaşam insanlara hâkim olur. Ne ölüm ne de ölümden sonraki hayat, onlar için bir anlam ifade etmez artık.

Tarihin geçmişinde, şımarıkça azgınlaşan bu tür şehir halklarını, Allah Teâlâ azabı ile yakalamıştır. Peygamberleri ve onlar eliyle gönderilen apaçık mucizeleri ısrarla inkâr eden azgın şımarıkları, Allah helak etmiştir. Peygamberler ve mucizeler göndermekle kavimleri topluca helak etme işine son veren Kadir-i Mutlak, kısmi azaplarla insanlara felaketler yaşatıyor ve onları uyarıyor. Sünnetullahın cari olan bu kanununu, Kur’an kıyamete kadar tüm insanlığa bildirmeye devam edecek.

Gelecek, geçmişin aynısıdır. Allah’ın geçmişteki hükmü ne idiyse gelecekte de aynı olacak. Allah’ın muamelelerini ve hükümlerini öğrenmek için de Kur’an’a dalmak gerekir. Allah Resulü (sav) Kur’an’dan bahsettiği hadisinin bir bölümünde şu tavsiyelerde bulunur: “Kur’an’ı eşeleyiniz. (Tefekkürle araştırınız). Çünkü; onda sizden öncekilerin durumları ve sizden sonrakilerin haberleri var...”

Allah Teâlâ, Kur’an’ı kıyamete kadar yaşanacak hayatın kitabı olarak göndermiştir. Dünyanın mahiyeti insanın konumu ve sorumlulukları, Allah’ın razı olduğu ve olmadığı yaşamlar, geçmiş ümmetlerin helak oluş sebepleri ve kutuluş vesileleri, hepsi örnekleri ile beraber Kur’an’da verilmiştir.

Şu imtihan meydanında yaşanmış tecrübeleri gözler önüne seren Allah Teâlâ, sonrakilerin öncekilerden ibret almasını istedi. Öyleki, helak yolunda aynı akibete uğramasınlar.

Fakat insan, Allah’ın zikrinden yüz çevirip dünyaya dalınca kalbi ölüp basireti köreliyor. Zevk ve eğlence içinde şımarıyor. Modern şehirler, yükselen gökdelenler, sahip olunan meskenler ve arabalar, yüksek yaşam standartları ile insanlar, küçük dağları ben yarattım kibrinin ilahlığı ile yaşamaya başlıyor.

İşte New York böyle bir şehirdir. Nefislerini ilah edinmişlerin bolca bulunduğu bir kent. Dünya ticaret merkezi, ünlü sinema yıldızlarının ve sanatçıların hayali pek çoklarının rüya âlemi, yaşamın baş döndürücü ve sınırsız özgürlük içinde aktığı şehir olarak New York, dünyadaki şımarıklığın bir simgesidir. Nimetler, zevk ve eğlenceler içinde yaşanan bir şımarıklık... hadisin uyarısıyla: “Heyhat! Heyhat! Acaba sonrakiler, öncekilerin durumundan öğüt almaz mı? Allah’ın kitabında olan her öğüdü görmezlikten gelip unuttular, korkutulan her kötü akıbetin şerrinden kendilerini emanda bildiler, musibetlerin inmesinden ve hadislerin korkunç sonuçlarından korkmadılar.”

Öncekilerden ibret almak duası ile...

(Doğruhaber Gazetesi)