Kaleme ve Yazdıklarıma And Olsun

17 Temmuz 2009 Cuma, 00:00

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Gümüş renkli sabahlar uyandığımda ince bir hasret uçuşuyor gözlerimde kendim diyerek baktığımda aynalarda ayaklarımda cesaret yüreğimde merhamet yürüdüğüm yollarda bir gün Kevser Başında buluşmak ümidiyle gayretini yitirmeden Rabbimin arzının her yanından ”Lebbeyk” diye sellere dönüşen gözyaşlarıyla kıyama durarak “şirk” ehline karşı öfkesini biriktiren muttakilerin direniş gücü gibi bende bu küçük yüreğimle sana sevdalıyım.

Sana salât sana selam ey Allah’ın Resul’ü fitne fahşa ve tefrikatın devleştiği bu zamanlarda rahmet ikliminden arınan sevdalarına kurulan tuzaklarda hilesi pek zayıf olan iblisin ve insi-şeytanların darmadağınık kalplerinin ifritlik dolu hallerine karşı biz senin gerçeklerinle uyanık kalıyoruz.

Bizi gönül hoşluğunu senden öğrendik. Sen ki gönül karargâhı iman sen ki gönlünün baktığı yer Allah’ın baktığı yerdi. Sen ki gönül azalarını en faziletli kılan Sen ki şefkat ve merhametin mimarı sen ki ilim irfan ve hikmet sahibi sen ki günahlardan arınmış. Sen ki Cenab-ı Hak bütün ruhlara “Ben Rabbiniz değimliyim? “ dediğinde hepsinden önce Evet dedin. Sen ki Âdem(a.s) ruhla ceset arasında iken sözleşme alınıp ona peygamberlerden önce nübüvvet verilmiş ve hepsinden sonra peygamber olarak gönderilmişsin.

Sen ki gökte Ahmet yerde Muhammed’sin Sen; Rabbinin adı anıldığında kalbi titreyen başına gelenlere hep sabreden ve temiz rızıklardan harcayan tevhidi bir kimlik bildin asla nefsine zulm etmedin yol göstericiydin.

Bilerek veya bilmeyerek nefislerine zulm edenlere nankörlük ve azgınlık çukuruna düşenlere kuru bir balçıktan bayağı bir sudan yaratıldığını hatırlatacak tevbe etme haline tevdi ettin. Mümin kardeşlerimizi bir ve beraber kıldın.

Şeytanın dostlarından ve hilelerine düşmekten zafiyetten gevşeklik erteleme ve vurdumduymazlık hastalığından beri kıldın.
Mülkün içinde gurur ve kibir haliyle yürümekten Rabbine sığındın şerefli dinin bir nebzede olsa emirlerine karşı gelmekten yine Rabbine sığındın zorluk günlerinden ilahi dini yayma gayretinden vazgeçmedin zalimin zulmüne karşı susmadın Ey resul! Sana ulaşmak için önüme dikilen her türlü en gelin gadrine uğramaktan sığınakların en ulus olan Allah’a sığınırım.

Ey Resul! Bedenim küçük ama yüreğim dağ gibi içim içime sığmaz Ebuzer’i Selman’ı Bilal’i ve Umeyir’i biliyorum ve biliyorum ki zahmet olmadan Rahmet olmaz!

Hiç bir şeyin paçaları sınanmadan geçilmeyeceğini. Ahdım olsun bende Kevser başında seni görecem ve bütün benliğimle iman dolu yüreğim öyle bir feryatla yılların hasretiyle bağıracam Salât ve Selam sana yar Ahmed Muhammed Mustafa diyecem.

Gül kokunu teneffüs edip sana sarılacağım yar. Ellerimi göğe kaldırıp Ey Rabbim ey Varlığımın sahibi Muhakkak bütün işlerin sonu yalnızca sana aittir ve sen “ol” dediğin için varız dönüşümde kuşkusuz sanadır. Beni Resulümden ayırma izinin tozu yap ama ondan ayırma diyecem.

 

Allahümme salli ve sellim ala Muhammed

Ruhullah Çalışıcı