Muharrem Ayı ve Hicret

04 Kasım 2013 Pazartesi, 17:02

Bismihi Sübhanehu

İslam âlemi olarak Muharrem ayı ile birlikte manevi bir atmosfere girmiş bulunuyoruz. Şehr`ullah (Allah`ın ayı) diye nitelendirilen bu ay dört haram (kutsal)aylardan biridir.

Muharrem ayının faziletiyle ilgili peygamber efendimiz: "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç Allah`ın ayı olan Muharrem`de tutulan oruçtur. Allah bu ayda bir kavmin tövbesini kabul etmiş ve başka kavimleride bağışlar". Buyurarak bu ayın önemini vurgulamıştır.

Hz Aişe annemiz buyuruyor: Ben Resulullah’ı (s.a.v) Muharrem`in birinci günü namaz kılarken gördüm. gece kalkıp abdest aldı sonra ellerini semaya kaldırarak, üç defa: "sübhanel melikil kuddüs" dediğini duydum. Daha sonra mescide gitti, iki rekât namaz kıldı ve: "Ya rabbi! Ümmetimin tamamını bana bağışla" diyerek dua etti.

Başka bir hadiste peygamber efendimiz: Allah cc melekler içinde Cebrail`i, insanlar içinde peygamberleri, kelamların içinde zikrini, yeryüzünde mescitleri, ayların içinde ramazan ve haram ayları (zilkade, zilhicce, muharrem ve recebi) ,geceler içinde kadir gecesini seçkin kılmıştır. Buyurarak bu mübarek zamanların önemini belirtmiştir.

Bu ayda tutulan orucun faziletiyle ilgili olarak. Peygamberimiz(as) Medine`ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını gördü``bu ne orucudur?`` diye sordu. Yahudiler``bugün Allah`ın musa`yı düşmanlarından kurtardığı,fravun`u boğdurduğu gündür. Hz Musa (as) şükür olarak bugün oruç tutmuştur.`` Dediler. Bunun üzerine resulullah`biz musanın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz.``buyurdu ve o gün oruç tuttu ve tutulmasını emretti.peygamber efendimiz her işte olduğu gibi bu husustada Yahudilere muhalefet etmiş ve``aşuranın dokuz ve onuncu günü oruç tutun Yahudilere benzemeyin.`` Buyurmuştur. Tutulan bu iki günlük orucun geçmiş senin günahına kefaret olduğu müjdesini vermiştir.

Âdem (as)`mın tövbesinin kabul edildiği Gufran ayıdır muharrem. Nuh (a.s) mın gemisinin karaya oturduğu selamet ayıdır. İbrahim (as)`min, , alevleri göklere yükselen Nemrutların narından Allah`ın cc inayetiyle kurtulduğu tevekkül ayıdır.

Musa(as) nın Fravun ile mücadelesine sahne olan bu ay, küfrün ordularının helak olup, hakkın ordularının galip geldiği Furkan ayıdır.

Zalim yezidlere karşı, hüseyn`i kıyamdır muharrem.

Kılıçların gölgesi altında cennete koşmaktır.

Muharrem ayında vuku bulan önemli hadiselerden biride peygamberimizin Mekke`den Medine`ye hicret etmesidir.

Hicret sadece peygamberimizin hayatında vuku bulan bir olay değildir.kuran-ı kerimde geçmiş peygamberlerin ve onlara iman eden müminlerin, inanmayanlar tarafından hicret etmeye zorlandığı ve iman etmelerinden dolayı büyük bedeller ödetildiği geçmektedir.

Nitekim bir ayette rabbimiz: (İbrahim) doğrusu ben rabbimin emrettiği yere hicret ediyorum`` ifadesiyle hicret ettiği belirtilmiştir. Buna benzer ifadeler Hz Musa , Lut ve Şuayb (a.s) içinde kullanılmıştır.

Peygamber efendimizin hicretiyle alakalı olarak rabbimiz: ‘`küfre sapanlar , seni tutup bağlamaları yahut öldürmeleri yada yurdundan çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurar Allah ta tuzak kurar . Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır`` (enfal 30) bu ayetin sebebi nüzulü ile ilgili:

Müşrikler Peygamber Efendimizin işini görüşmek üzere de daha önceden kararlaştırdıkları günün sabahında Dâru`n-Nedve`de bir araya gelirler.. Bu sırada düzgün giyimli, cin bakışlı bir ihtiyarın kapıda dikilip durduğunu gördüler. Tanımadıkları bu adama, "Kimsin?” diye sordular. "Necidli bir ihtiyarım” diye cevap verdi adam. "Böyle bir toplantının yapılacağını duymuştum. Ben de katılıp fikirlerimi söylemek istedim.

Kureyşliler, "Olur, gir!” dediler ve onu içeri aldılar. Aslında ihtiyar, insan suretine girmiş şeytandı!

Toplantıda yüz kadar Kureyşli bulunuyordu. Bazıları, "Onu zincire vurup hapsettirelim” fikrini ileri sürdüler. Necidli bir ihtiyar suretine girmiş olan şeytan, "Hayır!” dedi. "Vallahi bu görüşünüz uy¬gun değildir. Siz, onu hapsedecek olursanız, bunu duyan arkadaşları üzerinize yürürler. Onu elinizden çekip alırlar. Onun telkin ve propagandası ile çoğala¬rak, bu işte size galip gelirler! Siz başka bir tedbir düşününüz!” Bunun üzerine bazıları, "Onu aramızdan, memleketimizden sürüp çıkaralım! Aramızdan ay¬rıldıktan sonra nereye giderse gitsin!” dediler.

Necidli ihtiyar tekrar söz aldı ve "Hayır, vallahi bu düşünceniz de yerinde değildir! Onun sözünün güzelliğini, tatlılığını, getirdikleri ve tebliğ ettiği şeylerin insanların kalplerine hâkim olup durduğunu görmüyor musunuz? Onu aranızdan kovacak olursanız, o da Arap kabileleri arasında dolaşır ve onlara hâkim olur. Sonra da üzerinize yürüyerek, size istediğini yapabilir. Onun için siz başka bir şey düşününüz!” dedi. Sonunda Ebû Cehil söz aldı ve "Vallahi ben, onun hakkında hiçbir zaman düşünemeyeceğiniz bir tedbir düşündüm!” dedi.

"Nedir o?” diye sordular.

Ebû Cehil, "Onu öldürmekten başka çare yoktur! Bunun için de aramızda her kabileden güçlü kuvvetli birer delikanlı seçeriz. Sonra onların her birine keskin birer kılıç veririz. Hepsi birden onu vurup öldürürler. Böylece ondan kurtulmuş oluruz. Böylece kimin öldürdüğü de belli olmaz. O halde, Hâşim`iler, bütün kabilelerle çarpışmayı göze alamazlar ve diyete râzı olurlar. Biz de diyetini ödeyip meseleyi hallederiz!” diye konuştu. Necidli ihtiyar kılığına girmiş olan şeytan ileri atıldı ve "En doğru fikir ve uygun çare budur!” dedi. Diğerleri de Ebu Cehil `in bu görüşünü kabul ettiler ve dağıldılar. Müşrikler emellerine ulaşmadan allah cc peygamberini koruyordu.

Allah cc peygamberini müşriklerin tuzaklarından korumuş ve hicretten sonra İslam devletini nasip etmişti. Bu nedenle hicret bir kaçış değil bir cihattır. Haramlardan helallere, imandan küfre, isyandan itaate kutlu bir yolculuktur. Hicret Allaha yönelmektir.şanlı bir destandır.

bugünde hicret var ve devam etmektedir. Bir hadisi şerifte peygamber efendimiz:`` hakiki hicret kötülükleri terketmektir.``buyurarak hicretin farklı bir yönüne işaret etmiştir. Bir başka hadiste peygamber efendimiz: Müslüman elinden dilinden selamette olduğu kimsedir. Muhacir ise Alllahın nehyettiğini terk eden kimsedir.`` Hadisten anlaşılacağı üzere haramlardan kendini koruyan asrın muhaciridir. yine bununla ilgili olarak resuli ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: ‘`Ortalık kargaşa içinde iken ibadet etmek bana hicret etmek gibibdir`` O halde bizler bugün küfrün karanlığından imanın nuruna yol almalıyız…

Günahlardan hicret edip Alah`a yönelen tüm müminlere selam olsun!...

(NİHAT ÇAM)